'Halkı mağdur eden siyaset'

banner37

Dr. Akçiçek Hastanesi Başhekimi Dr. Salih Beyoğlu ve TIP-İŞ Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Raif Hızal, 3 gündür süren eylemin sorumlusunun, doktorlar gibi lanse edilmesinin son derece yanlış olduğunu savundu.

banner87
'Halkı mağdur eden siyaset'
banner90
banner99

Elmas TOKAY

Kıbrıs Türk Hekimler Sendikası’nın (TIP-İŞ), kamu hekimlerinin devam eden sorunlarına çözüm bulunmaması nedeniyle devlet hastanelerinde başlattığı eylemle ilgili olarak Girne Dr. Akçiçek Hastanesi Başhekimi Dr. Salih Beyoğlu ve TIP-İŞ Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Raif Hızal, KIBRIS Gazetesi’ne değerlendirmelerde bulundu.

Başhekim Beyoğlu, eylemin devam ettiğini ve sıkıntıların büyüdüğüne dikkat çekerken, TIP-İŞ Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Raif Hızal ise şu anda mağdur olanların birinci derecede insanlar olduğunu, doktorların da bu insanlar içerisinde yer aldığını kaydederek, bu mağduriyet sebebinin, siyaset ve mevcut düzen olduğunun altını çizdi.

Beyoğlu: Sendika ile bakanlık uzlaşmalı

Girne Dr. Akçiçek Hastanesi Başhekimi Dr. Salih Beyoğlu, eylemin üçüncü gününde olunduğunu ve sıkıntıların giderek büyüdüğünü belirtti. Yaşlı hastalar ve kronik hastaların ilaçlarını alamadığını, randevulu ameliyatların yapılmadığını kaydeden Beyoğlu, her geçen gün bu tablonun daha da kronikleştiğini söyledi.

Beyoğlu, en büyük temennisinin, bakanlık ve sendikanın bir an önce bir uzlaşıya ulaşıp bu sorunun çözülmesi olduğunu belirtti.

Hızal: Aksaklığın sorumlusu biz değiliz

TIP-İŞ Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Raif Hızal ise, bugün gelinen noktanın sorumlusunun doktorlar olarak gösterilmesinin son derece yanlış olduğunu kaydetti. Kamuda yaşanan bu sorunun tek sorumlusunun siyasiler ve bizi yönetenler olduğuna dikkat çeken Hızal, hekimlerin günah keçisi olarak gösterilmesinin son derece yanlış olduğunu belirtti.

Hızal şöyle devam etti:

banner134
“Biz hekimlerin en büyük mutluluğu hastalara verdiğimiz hizmettir. Bunun karşılığında evimize ve ailemiz için belli bir kazanç elde ediyoruz. Şu anda mağdur olan birinci derecede insanlardır. Bu insanların içerisinde biz doktorlar da varız. Eğitimimizi tamamlayıp, ülkemize döndüğümüz günden beridir hep günah keçisi seçildik. Bizi, paragöz, paraya doymayan kişiler olarak lanse etmeye çalışıyorlar. Ama durum böyle değil. Her zaman kamuda tam gün çalıma isteği ve arzusu içinde olduk. Bu güne kadarki tüm hükümetlerden de, bu tam gün için bir maaş talebimiz oldu. Ancak bugüne kadar hiçbiri, gerçekleşmedi.

Son olarak, Sağlık Bakanı Faiz Sucuoğlu, iyi niyetli ve samimi bir yaklaşım gösterdi. ‘Bu maaşlarla, bu ek mesai ödenekleriyle doktor bulamıyoruz’ şeklinde açıklamaları oldu. Bu yönde büyük derecede bir katkı koyduğunu da kabul etmek gerek. Ancak, hiçbir şey Sağlık Bakanı Sucuoğlu’nun söylendiği gibi iyileştirilmedi. Bin TL veya 2 bin TL artışla tam gün mesai isteniyor. Bir hekim eğer çalışmak istiyorsa, tam gün çalışma dışında da hasta bakabilmeli. Ya da tam gün çalışmayıp part-time çalışıp hastalarına bakabilmeli.

Gerçekten hekimler çok zor yetişiyor ve belli bir yaşta mesleki deneyimleri en üst seviyeye geliyor. Tam da bu şartlarda ‘hayır siz hasta bakamazsınız’ demek gerçekten büyük hayal kırıklığı ve toplumsal travmadır.

Sağlık Bakanlığı bize, TIP-İŞ’e özel hasta bakma hakkı tanıyacağını ifade etti ancak bunun yasal bir statüye ve yasal tüzüklere ihtiyacı var. Mevcut yasal çerçevede mümkün değil, ancak bence tam da bu noktada kamusal bir reform yasasına ‘Hekim Yasası’na ihtiyaç vardır.”

“Hastalar hekim seçebilmeli”

“Hastaların hekim seçebilme özgürlüğü kısıtlanmamalı ve bunun gerçek yaşamda karşılığı mutlaka bulunmalıdır. Her hekim çalışmak istemeyebilir. O guruptaki hekimde tam gün mesai yapar, böylece hem kamusal sağlık hizmetleri, hem de toplumsal mutlu ve huzurlu arz talep dengesi devam eder.

Biz yeniden keşifler ve icatlar istemiyoruz.  Dünyada bu sistemler, kendi toplumsal sağlık ve hekim yapısına uygun düzenlenebilir.”

“Yanlış lanse ediliyoruz”

“Bu çarpık sistem içerisinde bugüne kadar, bizim ağabeylerimize, ablalarımıza hep ‘klinikleriniz açık kalsın, biz size maaş artışı veremeyiz. Kliniklerde çalışın’ diye söylendi. Ancak şimdi ise bize, ikinci iş istiyoruz diye lanse ediliyor. Ama biz ikinci iş değil tam gün mesai istiyoruz. Ama mevcut yapı içerisinde hayatımızı onurlu ve haysiyetli bir şekilde, devam ettirecek bir maaşla. Sadaka istemiyoruz, hakkımız istiyoruz. Yeni mezun olan bir uzman kişi, 4 bin TL alıyorsa ve on yıllık bir doktor da 6 bin TL alıyorsa, bunun sorgulanması gerek.

Takdiri halka bırakıyoruz. Biz doktorlar her zaman halkın yanındayız. Farklı lanse edilmesine karşıyız. Ama biz kimseyi mağdur etmiyoruz. Halkı mağdur eden siyaset ve mevcut yapıdır. Ne eylem yapmak istiyoruz, ne de arıza olmak. Arıza biz değiliz. Arıza sistemdir. Sistemi düzeltecek olan da idarecilerdir.”

 

Güncelleme Tarihi: 10 Mayıs 2017, 08:25
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner75