banner6

Hareketsizlik hasta ediyor

banner37

Uzmanlar, halkımızın spor yapmayı, hatta yürümeyi bile sevmediğini, bunun da birçok sağlık sorununa neden olduğunu belirtirken, 42 yıldır Fizyoterapi Yasası yapılmadığı için birçok ehil olmayan kişinin bu işi yapmasının halk sağlığını tehdit ettiğini vurguladı

Hareketsizlik hasta ediyor
banner150 banner151 banner143

Ali CANSU

DAÜ Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehtap Malkoç, ülkemizde insanların yürümeyi sevmemesinden dolayı hareketsiz bir yaşama alıştığımızı söylerken, Kıbrıs Türk Fizyoterapistler Birliği Başkanı Musa Muhtaroğlu ise ülkemizde Fizyoterapi Yasası’nın olmamasının halk sağlığı açısından çok büyük bir handikap yarattığını söyleyerek, “Yasa Meclis’e gönderilmesi için 42 yıldır bekliyor. Umutla bu yasayı bekliyoruz. Hiçbir zaman yasa Meclis’e kadar gidemedi” dedi.

DAÜ Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehtap Malkoç ve Kıbrıs Türk Fizyoterapistler Birliği Başkanı Musa Muhtaroğlu, KIBRIS’a insan ve vücut sağlığı açısından çok önemli açıklamalarda bulundu.

“Yürümemek için neredeyse markete araçla gireceğiz”

DAÜ Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehtap Malkoç, “Neredeyse elimizden gelse arabamızla son noktaya kadar gideceğiz, hatta markete alışveriş yapmak için içine gireceğiz” diyen Malkoç, insanların özellikle de çocukların yürümeye alıştırılması gerektiğine işaret etti.

Deniz ülkesi olmamıza rağmen birçok insanın denize gittiğini ancak daha çok güneşlendiğini, çok az yüzen insan gördüğünü anlatan Malkoç, insanların denizde bronzlaşmak için gittiklerini belirtti.

Doktor tarafından teşhis almadan hasta görmediklerini anlatan Malkoç, hiçbir zaman fizyoterapistlerin doktor kontrolünden geçmeyen bir hastaya bakmadığını söyledi.

Hollanda’da bir hastanın önce fizyoterapiste gittiğini ve orada sorunun kas ve iskelet sisteminde olmadığını söylemesiyle hastanın hemen doktora yönlendirildiğini belirten Malkoç, “Orada işler biraz tersten gidiyor” dedi.

“Bu işi yapacaksak güvenli sınırlarımızı belirlememiz lazım” diyen Malkoç, şöyle devam etti:

“Şu anda bizim halkımız iki uçtadır. Ya çok hareketsiz bir neslimiz var ya da aşırı bir hareketli neslimiz var. Ama bunu bilinçli yapan çok azdır. Yüzde üç ya da dörttür. İnsanlar yürüyüp aktiviteler yapıyor. Özellikle sabahleyin yürüyüşler yapılıyor. Ama inan bu bilinçli değil. Önce bünyesinin neye alışık olduğunu tespit etmesi gerekir. Yaptığı ekzersizin kalbe ne kadar etki ettiğini bilmiyor. Bir nabız alarak işe başlanması gerektiğini de çoğu insanımız bilmiyor.”

“Belin ve vücudun şeklini alan yatağa yatın”

Hamilelik sürecinde bayanlarda kilo alma ve karın kaslarının genişledikçe bel problemleri başladığına dikkat çeken Malkoç, bel problemlerinde özellikle yatakların büyük öneme sahip olduğunu söyledi.

Eskiden bel problemi olan hastaların sert yatak olarak tahtada yatırıldığını hâlbuki bunun çok yanlış olduğuna vurgu yapan Malkoç, belin ve vücudun şeklini alan yatağa yatılması gerektiğini belirtti. Günümüzde belin ve vücudun şeklini alan yataklar olduğunu, hatta yastıkların da bulunduğunu anımsatan Malkoç, insanların binlerce TL verip araç aldığını ancak beli ve vücudu için şilte almadığını, hatta en ucuzunu aldıklarını dile getirdi.

Piyasada ortopedik veya yarı ortopedik olarak şilte satıldığını anlatan Malkoç, bu devirlerin artık geçtiğini endüstri mühendisliğinin artık gelişmesi gerektiğine vurgu yaparak, “Özel okullar dâhil en ucuz sandalyeyi tercih ediyorlar. Ben çocuğumun oturacağı sandalyeyi gördüğümde dehşete kapılıyorum” dedi.

Kıbrıs’ta doğuştan rahatsızlıkların kanayan bir yara olduğuna dikkat çeken Malkoç, bu tür kişilerin motor gelişim laboratuarlarına ihtiyaçları olduğunu belirtti.

“Meyhaneye gitmeyi severken hareketi sevmiyoruz”

Ülkemizde felçli hastaların da arttığını anlatan Malkoç, eti hatta meyhanelerde yiyip içmeyi çok sevdiğimizi ifade ederek, “Eti yemekle kalmıyoruz yağını da yiyoruz” dedi.

Kelle ve paça sakatatını da çok seven bir ülke olduğumuzu kaydeden Malkoç, “Ancak, hareketi de sevmiyoruz” diye konuştu. Tansiyon ve şeker problemi olan hastaların mutlaka sağlıklı ekzersiz yapması gerektiğini anlatan Malkoç, “Bizlere gelsinler onları yönlendiririz. Ekzersiz reçetesini eline alıp ona göre ekzersiz yapılması şarttır” dedi.

Halkımızın televizyonu açarak oradaki ekzersizleri yapmaya çalıştığını anlatan Malkoç, “Televizyondan her şeye inanılmaması gerekir. Soğanı sıkıp kulağına koyuyor. Bu yanlış. Halkın doğru yönde bilinçlendirilmesi gerekir” dedi.

“Kapı çalarak fizyoterepi yaptıranlar var”

Ülkemizde ev ev dolaşıp kapı çalarak bel ile vücut ağrıları için çektirerek ve gerdirerek masaj yapanlar olduğunu anlatan Malkoç, özellikle belinde fıtığı olan bir insanın bunu yaptırması halinde felce kadar gidebileceğini söyledi.

Bu konuda vatandaşların çok dikkatli olduğuna dikkat çeken Malkoç, para kazanmak için bilgisiz birçok kişinin vatandaşın kapısına dayandığını belirtti. Estetisyen olanların fizyoterapistlik de yaptıklarına şahit olduklarını anlatan Malkoç, masaj salonlarının ise ayrı bir sorun olduğunu kaydetti.

Muhtaroğlu: 42 yıldır yasa bekliyoruz

Kıbrıs Türk Fizyoterapistler Birliği Başkanı Musa Muhtaroğlu, ülkemizde fizyoterapi yasalarının olmamasının halk sağlığı açısından çok büyük bir handikap yarattığını söyledi.

Yasanın Meclis’e gönderilmesi için hazırlanıldığını kaydeden Muhtaroğlu, “42 yıldır umutla bu yasayı bekliyoruz. Hiçbir zaman yasa Meclis’e kadar gidemedi” dedi.

En kısa zamanda hükümetlerin bu yasayı çıkarması gerektiğini anlatan Muhtaroğlu, toplum ve halk sağlığını ilgilendiren bir problem haline geldiğini ifade etti. Dışarıda para kazanmak uğruna bu mesleği yapmaya çalışırken insan sağlığını kullanan çok farklı meslek gruplarının türediğini söyleyen Muhtaroğlu, küçük küçük kurslar alarak masaj veya plates terapistlerinin, fizyoterapist olmadan bu mesleği yapan çok sayıda insanların türediğini belirtti.

Meslek yasasının olması durumunda bunların denetimlerinin yapılabilmesi için yetki verilebileceğini ancak yasa olmadığı için denetimlerin yapılamadığını kaydeden Muhtaroğlu, halk sağlığının böylece korunamadığını ifade etti.

Şimdiki Sağlık Bakanı Dr. Faiz Sucuoğlu’ndan çok umutlu olduklarını anlatan Muhtaroğlu, yasa konusunda kendilerine çok olumlu sinyaller verdiklerini, Tabipler Birliği’nin de aynı desteği verdiğini söyledi.

Yasa olmadığı için yeterlilik ve yetkinlik konusunda denetimin de yapılmadığını, ülkede kaç fizyoterapist olduğunu bilemediklerini anlatan Muhtaroğlu, “Şu anda 115 aktif fizyoterapist var. Günden güne bu artıyor. Kıbrıs’ta açılan okullardan da her yıl fizyoterapist yetişiyor” dedi.

Nüfusa göre nüfusun yüzde 10’nun fizyoterapist olması gerektiğine işaret eden Muhtaroğlu, nüfusumuz tam bilinmediği için buna kesin cevap veremediklerini de ifade etti.

Güncelleme Tarihi: 27 Şubat 2017, 09:17
YORUM EKLE
banner140
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75

banner88

banner110