banner6

Hastanelerde hekim kalmayacak!

banner37

Yüksek Mahkeme’nin ikinci iş yasağı, serbest çalışan hekimleri memnun ederken, kamudaki doktorları endişeye sürükledi. Kamudaki hekimlerin örgütlü olduğu Tıp-İş, maaş, özlük hakları ve hastanelerin fiziki altyapılarının iyileştirilmemesi halinde kamudaki hekim istifalarının artacağı uyarısında bulundu

Hastanelerde hekim kalmayacak!
banner151 banner143

Ceren ÖZBİL

Yüksek İdare Mahkemesi’nin hekimlere ikinci iş yasağı getirmesi, kamuda ve özelde çalışan hekimlerde farklı yankı buldu.

Hem kamuda çalışıp hem de klinikte hasta gören hekimleri ilgilendiren bu yasakla ilgili 6 aylık bir geçiş dönemi öngörülüyor. Hekimlerin 6 ay içerisinde devlet hastanesinde mi, yoksa özelde mi çalışacağına karar vermesi gerekiyor.

Ülkedeki sağlık sektörünü temelden ilgilendiren Yüksek Mahkeme’nin bu kararı, özelde serbest çalışan hekimleri memnun ederken, kamudaki doktorların istifalarının daha da artacağı endişesi yarattı.

Sağlık Bakanlığı ve Serbest Çalışan Hekimler Birliği, Yüksek İdare Mahkemesi'nin ikinci iş yapan hekimlerle ilgili aldığı kararı memnuniyetle karşılarken, Tıp-İş, kararın ardından kamuda çalışan hekim istifalarının artacağından endişe ediyor.

KIBRIS Gazetesi'ne konuşan Tıp-İş Başkanı Sıla Usar İncirli, kamuda çalışan hekimlerin özlük hakları ve hastanelerin fiziki altyapılarıyla ilgili iyileştirmeler yapılması gerektiğini söyledi; aksi takdirde kamudan istifa eden hekim sayısının artacağı uyarısında bulundu.

"Sağlığa yatırım yapılmıyor"

Devletin ve Sağlık Bakanlığı'nın kamu sağlığına yatırım yapmadığını söyleyen İncirli şu ifadeleri kullandı:

“Sağlığa yatırım yapmıyorlar, istihdam yapmıyorlar, hekim ve hemşire almıyorlar. Hekimlere hak ettikleri maaş ve ücretleri vermiyorlar. Hekimleri düşük ücretlerle ve kötü koşullarda çalıştırmaya zorluyorlar. Bunu da iyileştirmemek yönünde çok ısrarlı bir tutum içinde davranıyorlar.

Bu, devletin, sağlıktan elini eteğini çekme gayretinden başka hiç bir şey değildir. Bu nedenle sağlıkta bir çöküş vardır.

Bu karardan sonra da kamuda çalışan hekimlerin özlük haklarıyla ilgili iyileştirilmeye gidilmezse, istifalar devam edecek.

Özlük haklarının iyileştirilmesi yönünde bugüne kadar hükümet tarafından bir adım atılmadı. Sendikaya gelen bir teklif de olmadı. Bize önerilen iyileştirme adı altında var olan haklarımızın da gasp edilmesi yönündeki tekliflerdir.

Devletin bu teklifleri, hekimlerin kamu hastanelerinde çalışmasını özendiren teklifler değildir. İstifalar bugüne kadar oldu, bundan sonrada olacak.”

"Hekim istifaları artacak"

Hekimlerin hayatlarını devam ettirmek için iyi ücretlere ihtiyacı olduğunu kaydeden İncirli, ancak esas hastaların bu hekimlere ihtiyacı olduğunu vurguladı.

İncirli, şunları kaydetti:

"Sağlık Bakanlığı da bu ülkenin yurttaşlarına sağlık hizmeti verecek hekimleri kamu hastanelerinde tutmak zorundadır. Bu karardan sonra da değişen bir şey yok. Önceden söylediğimiz şeyler geçerlidir.

Sağlık Bakanlığı, kamu hastanelerinde hekimlerin hizmet vermeye devam etmesini istiyorsa, o zaman hekimlerin özlük haklarını gerçek anlamda iyileştirmek zorundadır.

Eğer Sağlık Bakanlığı tam güne geçip de özel hastanelerin muayenelerinde çalışmayı yasaklarsa, elbette bu nedenle devlet hastanelerden ayrılan hekimler olacaktır.

Burada esas soru, bu ayrılan hekimlerin yerine Sağlık Bakanlığı kimi koyacak? Bunun cevabı henüz belli değildir."

"Özelleştirmeye gitmek için oyunlar oynanıyor"

İncirli, "bunlar özelleştirmeye giden oyunlardır. Dolayısıyla sağlık hizmetleri özelleştirildiği zaman, bunun zararını halk görür" dedi.

Halkın şu anda kamu hastanelerinden ücretsiz olarak hizmet aldığına değinen İncirli, özelleştirildiği anda ya da çökertildiği anda insanların kendilerine bakacak iyi hekimler bulamayacağını söyledi.

İncirli, bunun sorumlusunun da siyasiler olduğunu ifade ederek, bu karardan sonra hekimlerin kazandığı ya da kaybettiği hiç bir şey olmayacağını belirtti.

Sıla Usar İncirli, ayrıca hekimlerin özlük haklarının düzeltilmesinin de tek başına yeterli olmadığını söyleyerek, hastanelerin fiziki yapılarının da oldukça yetersiz olduğuna dikkati çekti. İncirli, "Sağlık Bakanlığı bunları iyileştirmediği takdirde de yurttaşlar, iyi sağlık hizmeti alamamaya devam edecek" şeklinde konuştu.

"Yaklaşık 10 doktor istifa etti"

Son bir yıl içinde yaklaşık 10 doktorun kamudan istifa ettiğini söyleyen İncirli, şöyle devam etti:

“Yaklaşık 10 kişiden fazla kamu görevinden ayrılan arkadaş oldu. Bunlar ya istifa ettiler, ya da sözleşmelerini yenilemediler. Çok büyük kayıplar yaşandı. Yaşanmaya da devam ediyor. Bundan sonra da yaşanacak. Hiç kimse çıkıp bize ‘biz hekimlerin özlük haklarını göstermelik olarak iyileştirdik, 'tam gün saat 3.5’a kadar çalışsınlar. Mesai saatlerinden sonra işe gitmelerine gerek yoktur' demesin. Bu gerçek değil.

Bizim bir emek kavgamız vardır. Bugün hekimler, gelmiş geçmiş bakanlar ve devlet tarafından ihanete uğramıştır. Hem hekimlerin özlük hakları iyileştirilmedi, hekimler çok düşük ücretlerle çalıştırılmak zorunda bırakıldı, hem de yasal düzenlemeler yapılmadığı için hekimler yasal olarak korunaksız duruma düşürüldü.

Ömrümüzü hastanelere adamış ve her koşulda hizmet veren hekimler olarak bu yaşadıklarımız hiç hak ettiğimiz şeyler değildir.

Devlet kendi hekimlerine, ‘evladı’ olan hekimlere ihanet etmiş durumdadır. Biz bunu böyle algılıyoruz. Her zaman söylediğim gibi bir hekim her yerde hayatını sürdürebilir. Ancak günün sonunda insanlar bu hekimlerden mahrum kalırlar ve o insanlar, ya kendi başlarının çaresine bakarlar, ya da bu hizmetleri alamazlar.”

Serbest çalışan hekimler mutlu

Kıbrıs Türk Serbest Çalışan Hekimler Birliği (KTSÇHB) Başkanı Dr. Remzi Gardiyanoğlu ise, Yüksek Mahkeme’nin Kamu Sağlık Çalışanları Yasası’nın 43’üncü maddesinin uygulanması için 6 aylık süre tanımasından memnuniyet duyduğunu açıkladı.

Gardiyanoğlu, “Bu karar, şekli itibariyle, yıllardır var olan ancak hiçbir siyasi irade tarafından uygulanma cesareti gösterilmeyen, Kamu Sağlık Çalışanları Yasası’na uyulması adına verilmiş, hükümler-üstü bir hüküm niteliği taşımaktadır” dedi.

“6 ay süre”

Gardiyanoğlu şöyle devam etti:

“Mahkeme heyeti tarafından oy birliğiyle verilmiş olan bu kararla, siyasi iradenin, sağlıkla ilgili konularda havanda su dövme, ipe un serme dönemleri de kapanmış olup, sağlıkla ilgili yıllardır bekleyen yasaların çıkarılması, sağlıkta sistemin sağlanması adına da, 6 ay gibi makul bir süre verilmiştir. Birliğimizin beklentisi, bu sürenin en verimli bir şekilde değerlendirilmesi, yasaların en kısa sürede işler hale getirilmesidir.

Birliğimiz, mahkeme kararından da anlaşıldığı üzere, bazı kesimlerin iddia ettiği gibi hiçbir meslektaşını hukuken karşısına almamış, her zaman Sağlık ve Maliye Bakanları ve ilgili bakanlıkları muhatap kabul etmiştir. Önümüzdeki dönemlerde de benzer çizgiyi izleyerek, mahkeme kararının takipçisi olacağımızı tüm kamuoyu ile paylaşırız.”

“Sucuoğlu’nu yemininin gereğini yapmaya davet ederiz”

Remzi Gardiyanoğlu, mahkemedeki yeminli ifadesinde, kendileri hakkında aleyhte bir karar çıkması durumunda, sağlıkta kaos çıkmaması adına, mahkeme kararına uymayarak istifa edeceğini açıklayan Sağlık Bakanı Faiz Sucuoğlu’na yeminini tekrar hatırlatarak, gereğini yapmaya davet etti.

Gardiyanoğlu, Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği başta olmak üzere, yasası olan tüm hekim örgütlerini, alınan bu mahkeme kararı doğrultusunda, kendi yasalarında öngörülen görev ve sorumlulukları ivedilikle yerine getirmeye çağırdı.

Güncelleme Tarihi: 03 Şubat 2017, 09:15
YORUM EKLE
banner140
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75

banner88

banner110

banner104