banner6

Helikopter ebeveynlik

banner37

40 küsur yıl önce, bir çocuk danışan, psikoloğuna annesinden söz ederken, “başımda helikopter gibi dönüyor” demiş. Psikolog Haim Ginott bir ebeveyn tarzını betimlerken, bu çocuk danışanının algısından yola çıkarak, “Helikopter ebeveynlik” kavramını oluşturmuş

Helikopter ebeveynlik
banner150 banner150 banner151 banner152

Psikolog Ayla KAHRAMAN

40 küsur yıl önce, bir çocuk danışan, psikoloğuna annesinden söz ederken, “başımda helikopter gibi dönüyor” demiş. Psikolog Haim Ginott bir ebeveyn tarzını betimlerken, bu çocuk danışanının algısından yola çıkarak, “Helikopter ebeveynlik” kavramını oluşturmuş.

Helikopter ebeveynlik; çocuk yetiştirme sürecini etkileyen bir tutum olup ebeveynin, çocuk üzerindeki aşırı kontrolcü ve çoğu zaman mükemmeliyetçi yaklaşımını anlatan bir kavramdır. 

Helikopter ebeveyn, çocuğuna karşı aşırı kontrolcü davranırken, çocuğun sorunlarını onun yerine çözmekten çekinmez. Bu da yetmez, sorun yaşama olasılığını da yok etmek için çalışır. Bu endişeli anne babalar, çocuğun başarısızlık, yetersizlik, üzüntü, acı, öfke gibi duyguları yaşamasını engellemek için çocuğa yalan söylemekten bile çekinmezler. Çocuğun kendini en iyi olarak düşünmesini sağlamak için onu gerçeklerden uzak tutabilirler.

Ebeveyn, aşırı kontrolcü yaklaşımıyla, çocuğun taşıması gereken sorumlulukları üstlenmiştir ve bu ağır süreçte, çocuğunun gerçek ihtiyaçlarını ve yeteneklerini görmekten uzaklaşabilir.

Çocuğunun başarılarına odaklı olan ebeveyn, çocuğunun ihtiyaçlarına yabancı düşebilir.

Helikopter ebeveyn, çocuğun karar vermesine, sorumluluk almasına, duygularını ifade etmesine yönelik rahatlatıcı bir yönlendirme göstermekte zorlanır. Böylelikle, çocuk, yetişme sürecinde, sorunu görme ve çözme konusunda akranlarından geride kalır. Aile ile neredeyse bağımlı ilişki geliştiren çocuk, sosyal gelişim ve arkadaşlık ilişkileri açısından şanssızdır. Başarılı bir eğitim hayatı sürdürüyor olsa da yalnızdır.

Helikopter ebeveyn olmak yorucu, tüketici bir kaos içinde olmak gibidir. Yetişkin yaşamının bütünüyle, çocuğa endekslendiği bu süreçte, her şey çocukla birlikte veya çocuğun yerine yapılır. Ebeveyn, sosyal yaşamını da çocuğuyla ilişkilendirir. Bir yetişkin olarak yaşaması gereken sosyal, duygusal ilişkileri yaşamından uzaklaştırır. Her an çocuğunu denetleyen, koruyan, onunla ilgili karar veren bir telaş içindedir.

Çocuğu ile kurduğu tuhaf bir özdeşim vardır. Onun yerine yapmaktan, onun yerine düşünmekten vazgeçemez ve konuşma biçiminde bile çocukla kurduğu özdeşimin izleri vardır: “Biz … yaptık, biz … düşündük” gibi. Çocuğu ile birbirlerinde erimiş gibidirler.

Helikopter ebeveyn, aslında, çocuğuna aşırı odaklandığı için, dünyanın akışının dışında kalmış bir durumdadır. Çocuğuna yönelik kaybetme korkuları ıstırap vericidir ve bu kaygı onun dikkatinin çocuğu dışında bir konuya kaymasına izin ermez. Helikopter ebeveynin olduğu yerde, sosyalleşme eksikliği gözlenebilir. Çocuğun okulu, sınavları, kursları… yaşamın en önemli ödevleridir.

Helikopter ebeveyne yakından baktığınızda, pek çok konuda kaygı ve endişe taşıdıklarına tanık olabilirsiniz. Başarısız olduğu takdirde, çocuklarının başına gelebilecek, başarısızlık, işsizlik, parasızlık gibi sorunları, çocuk daha çok küçükken düşünmeye başlarlar. Beklentileri, gelecekte çocuklarının saygın, başarılı ve bol kazançlı bir işe ulaşmasıdır. Bu nedenle, çocuk bir milli günde şiir okumakla görevlendirilmezse çok üzülürler. Çocuğun yaptığı resim, okul panosuna asılmazsa, bunu haksızlık görürler. Çocuğun özel kursları, sportif veya zihinsel etkinlikleri, çocuğu ödüllendirmediğinde telaşa düşerler. Çocuk, mutlaka seçilip başarılı olmalıdır. Bunlar olmazsa, onları çok rahatsız eden gelecek kaygıları canlanıverir.

Bu tarz bir ebeveynlik yaklaşımının hem çocuğa hem ebeveyne hem de aile yapısına zarar vereceği açıktır.

Öncelikle çocuğun sosyal uyum süreci bozulma tehlikesi taşımaktadır. Çocuğun ruh sağlığının ölçütlerinden biri akranları ile kurduğu sağlıklı ilişkilerdir. Helikopter ebeveyn tutumunda, çocuğun sosyal ilişkilerinin yolunda olması çok zordur. Bunun yanında, çocuğun sorun çözme becerisi, bu durumdan olumsuz etkilenir.

Yetişkinlik yaşamında sorunlarının çözümünü başkalarından bekleme, bağımlı ilişki kurma, kendine ve yapabileceklerine karşı güvensizlik durumları yaşama olasılığı artarken, gerçeklerden kaçma, hedef belirme ve hedeflerine yönelik doğru davranmabecerisi de azalır. Kendi ihtiyaçlarının farkında olması zorlaştığı gibi, yakınlarının ondan beklediklerini anlaması da pek mümkün olmaz.

Kişinin kendine güveni, sorun çözme becerisi, kim olduğu ve nelere ihtiyaç duyduğu gibi konular, çocukluğunda, ebeveynin ona sunduğu, kendini ifade edebileceği ortamlarda kaynak bulur.

 

banner350 banner343
YORUM EKLE
banner140
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75

banner88