banner6

İlişkilerde bağımlılık

banner37

Enerjinizi, zamanınızı bir kişiye veya çevrenizdeki kişilere cömertçe sunduğunuz bir durum yaşıyorsanız, bir kişinin veya daha fazla insanın ihtiyaçları sizin ihtiyaçlarınızdan çok daha önemli hale geldiyse ilişkilerinizde bağımlılık yaşadığınız düşünülebilir

İlişkilerde bağımlılık
banner99

Psikolog Ayla KAHRAMAN

banner134

Bağımlı ilişkilerde kişiler, “fedakârlık” diye nitelendirilecek ölçüde, vericidirler. İlişkilerini kontrol etme çabaları sevdikleriyle çatışmalarına yol açar. Davranışlarını “fazla sevmek” olarak adlandırsalar da aslında yalnız olduklarını ve anlaşılmadıklarını düşünürler.

Bağımlılık söz konusu olduğunda, kişi, kendilik değerini, iyi hissetmek için ihtiyaç duyduklarını göz ardı eder. Oysaki sağlıklı bir duygusal bütünlükte kişinin kendi ihtiyaçlarının farkında olması gereklidir.

Elbette burada söz edilen, kişinin bencilce “hep ben, hep bana” demesi veya buna göre davranması demek değildir. Sevdiklerimizin ihtiyaç duyduğuna inandığımız destek ve ilgiyi vermek yanlış bir şey değildir. Dayanışmak, birbirine destek olmak, ihtiyaç duyulduğunda güvenle başvurulacak kişi olmak karşılıklı olarak, özel ve sosyal ilişkilerin güvenirliğini artırır. Ancak, kendimizden ve ihtiyaç duyduklarımızdan uzaklaşmadan bunu yapmamız gerekir. Arada ince bir çizgi vardır ve sizden beklenenleri tahmin ederek verirken, kendinizden uzaklaşabilir, bağlı olduğunuz kişinin de size bağımlı hale gelmesine neden olabilirsiniz.

Önemli olan, çizgiyi aşmadan, sevdiklerimizle dengeli bir alavere ilişkisi kurmayı başarmaktır ve elbette bu çok da kolay değildir.

Bu nedenle öncelikle bağımlı ilişki kurma konusundaki eğilimlerimizi gözden geçirmemiz gerekir.

Araştırmacılar, bağımlı ilişki kurmaya eğilimli kişilerde bazı ortak özellikler olduğunu gözlemişler. Bazı kişiler için diğerlerinin onayı çok önemlidir. Başkaları tarafından değer gördüklerinde kendilerini değerli duyumsarlar. İyi ve doğru olmak adına çok gayret gösterirler. Örneğin ofiste herkese yardım ederler. Aile ilişkilerinde vericilikleriyle tanımlanırlar. Sevdiklerine çok düşkündürler ve onlarla ilgili konularda onları yönlendirmekten, onların sorumluluklarını almaktan kendilerini alamazlar. Bu kişiler, kendilerini ikinci planda düşünmeye ve ihtiyaçlarını önemsememeye eğilimli olduklarından, kendilerini ihmal ederler. İlişkiler onları üzse de ilişkinin devamı için katlanan, sineye çeken kişilerdir. Mutlu olmadıklarında bile terk edilmekten ve yalnız kalmaktan korkarlar.İstismara açıktırlar. Kendilerini koruyamazlar ve sevdiklerine yönelik sınır koyamazlar. “Hayır” demeyi başaramazlar.

Ancak, kişinin bunlara “dur” demeyi öğrenmesi gerekmektedir. İlişkiler sürerken ve bittiğinde yenik, bitkin, kullanılmış, kırgın hissetmemek için bu gereklidir.

Kişi, öncelikle, bağımlılığının nedenlerini anlamalıdır. Bağımlı ilişki kurmaya eğilimli kişiler genellikle, çocukluk yaşantılarında güvenli ilişki ihtiyaçları örselemiş kişilerdir. Bazen boşanmış bir çiftin değersiz hisseden çocuğudur; bazen sevilmek için iyi çocuk olması gerektiğine inanmış bir çocuktur.

Nedeni en olursa olsun, kişinin ya bir uzman eşliğinde veya kendi çabası ile bu eğilimini denetlemeyi öğrenmesi gerekmektedir.

Kişinin ihtiyaçlarını fark edebilmesi ve “ben” olarak ifade edebilmesi ve bunu yaparken özgür ve doğru hissetmesi önemli bir başlangıç adımıdır. Kişinin kendini anlamak, kendini tanımak, olduğu gibi kabul etmek ve sevmek için bir iç yolculuğa hazır olması da gereklidir. Bu durumda, başkalarına ayırdığı zamanın bir bölümünü kendine ayıracak ve kendi ile ilgili keşiflerini yapabilecektir.

Yaşamdan beklediklerimizin neler olduğunu bilmek ve bunları istemek için kendimizi tanımamız gerekmektedir.


 

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75

banner88

banner110

banner104