İnsan sağlığını düşünen yok!

banner37

Kanser yaptığı gerekçesiyle 2005’te AB ve 2006’da da Dünya Sağlık Örgütü tarafından yasaklanan asbest, KKTC’de hâlâ kullanılıyor. Yeniboğaziçi Belediyesi Meclis Üyesi Sertaç Yalçın, yaklaşık 6 bin kişinin yaşadığı Yeniboğaziçi ve Alaniçi köylerine hâlâ kanser yaptığı söylenen asbest borulardan su verildiğini söyledi ve tepki koydu.

İnsan sağlığını düşünen yok!
banner90
banner8

Ahmet İLKTAÇ

Birçok bilimsel çalışmada kansere neden olduğu belirtilen asbest malzemesi, 21’nci yüzyılda, hâlâ KKTC’de bazı bölgelerde su isale hatlarında kullanılıyor.

2005 yılında Avrupa Birliği (AB) tarafından, 2006 yılında da Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından yasaklanan asbestin, günümüzde 4 bin 500 nüfuslu Yeniboğaziçi’ne ve bin 500 nüfuslu Alaniçi köyüne suyun ulaşımını sağlayan isale hatlarında kullanılması, yoğun tepkileri de beraberinde getiriyor.

Asbest su boruları, özellikle Alaniçi köyünde yaşayan insanların sürekli tepkilerine neden olurken, bu tepkilere rağmen hâlâ sorunun çözümü için bir adım atılmaması, köylülerin sabrını taşırıyor.

Gazetemiz KIBRIS’a konuşan Yeniboğaziçi Belediyesi Meclis Üyesi Sertaç Yalçın, günümüzde, insanlığın aya çıktığını ve Mars’ta da hayat sürdürebileceğine ilişkin çalışmalar yapılırken, bizim ülkemizde hâlâ asbest su borularının kullanıldığından yakındı.

KIBRIS’a bilgi veren Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği As Başkanı Teksen Köroğlu da, asbestli su borularındaki asbest liflerinin kolaylıkla suya geçtiğinin ispatlandığını söyledi.

Teksen Köroğlu, asbestli boruların yer altında olmaları nedeniyle sorunu görmemenin, musluktan kanser akıtılmasına göz yummanın, bu riski vatandaşlarımıza yansıtmanın büyük bir sorumsuzluk ve vicdansızlık olduğunu açıkladı.

Yalçın: Asbest borular değiştirilmeli

Yeniboğaziçi Belediyesi Meclis Üyesi Sertaç Yalçın, Akova köyü su deposundan Alaniçi köyüne kadar uzanan yaklaşık 3.5 kilometrelik su isale hattının asbest borulardan oluştuğunu ifade etti.

Sertaç Yalçın, yaklaşık 1.5 kilometrelik Mormenekşe- Yeniboğaziçi isale su hattının da asbest borulardan oluştuğunu kaydetti.

İngiliz döneminden kalma asbest su borularının bin 500 kişinin yaşadığı Alaniçi ve yaklaşık 4 bin 500 kişinin yaşadığı Yeniboğaziçi köyüne suyun ulaşmasını sağladığını anlatan Yalçın, sağlığa uygun olmadıkları her platformda belirtilen asbest boruları değiştirmek için çalmadık kapı bırakmadıklarını bildirdi.

Sertaç Yalçın, asbest borular nedeniyle gözle görülür bir durum olmasa da, suyun basınçlı geldiği anlarda eskimiş asbest boruların patladığını, belediyelerinin de patlağı tamir etmek için suyu kapadığını, tamir gerektiren yerde gözle görülemeyecek kadar küçük asbest maddelerin suya karıştığını belirtti.

banner134
Yalçın, asbest boru kullanımının günümüzde olacak iş olmadığını, belediyelerinin ve halkın haykırışına hiç kimsenin cevap vermediğinden şikâyet etti. Devletin bu konuda hiçbir girişimi olmadığı gibi çalışma ve sağlık ekibi de olmadığını öne süren Yalçın, asbest boruların sürekli patlamaları nedeniyle belediyenin müthiş bir su kaybına da uğradığını dile getirdi.

Su giderinin belediyenin katkı payından anında kesildiğini, gece patlayan bir borunun tonlarca suyun boşa akmasına neden olduğunu ve tarlaların adeta denize dönüştüğünü belirten Yalçın, bu durumun da belediyenin üzerine müthiş bir külfet getirdiğini kaydetti.

Belediye olarak asbest boruları değiştirecek muhatap bulmadıklarını ifade eden Yalçın, ilgililerin bir an önce görevlerini yerine getirmesini istedi.

Köroğlu: “Tüm dünyada yasak”

Gazetemiz KIBRIS’a konuşan Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği As Başkanı Teksen Köroğlu, asbestli su borularındaki asbest liflerinin kolaylıkla suya geçtiğinin ispatlandığını söyledi.

Solunum yolu ile giren asbestin kanser yaptığının kesinlikle bilinmekte olduğunu kaydeden Köroğlu, ağız yolu ile sindirim sistemine giren asbestin neler yaptığının da araştırma konusu olduğunu bildirdi.

Teksen Köroğlu, asbestli su borularının insan sağlığına kesinlikle zararlı olduğunu ve bu konunun devamlı tartışılmakta olduğu aktardı.

Bilimsel çalışmaların asbest liflerinin kana geçtiğini pankreas, karaciğer, böbrek ve mide mukozasına girebildiğini ifade eden Köroğlu, fazla miktarda asbeste maruz kalan kişilerde, fazla miktarda sindirim sistemi kanseri görüldüğünü aktardı.

Teksen Köroğlu, asbestli boruların yer altında olmaları nedeniyle sorunu görmemenin, musluktan kanser akıtılmasına göz yummanın, bu riski vatandaşlarımıza yansıtmanın büyük bir sorumsuzluk ve vicdansızlık olduğunu vurguladı.

Asbestli su borularının tüm su şebeke hatlarından kaldırılması gerektiğinin altını çizen Köroğlu, asbestli su borularından suyun ulaştığı yerlerde Sağlık Bakanlığı’nın kesinlikle geriye dönük bir araştırma yapmasının gerektiğini söyledi.

Teksen Köroğlu, “Asbestli su borularındaki kırılmalar ve patlaklardan akan asbest zerrecikleri, vücudumuza girmekte ve çeşitli organlarımıza yerleşerek kansere neden olabilmektedir” dedi.

AB’nin 2005 yılında tüm AB ülkelerinde asbesti yasakladığını hatırlatan Köroğlu, Dünya Sağlık Örgütü’nün de yıllar önce 2006 yılının Ekim ayında asbeste bağlı hastalıkların ortadan kaldırılması için bir politika metni benimsediğini anlattı.

Teksen Köroğlu, örgütün asbeste maruz olmanın güvenli bir düzeyi olmadığını, çok düşük bir maruziyette bile kanser riskinin arttığının açıkça belirtilmesi ve bilimsel olarak da ispatlanması nedeniyle bu maddenin dünyada yasaklandığını dile getirdi.

 

Güncelleme Tarihi: 21 Haziran 2017, 08:20
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner111

banner75