İyimser ol çok yaşa!

banner37

İyimser ol çok yaşa!
banner90
banner8

Psk. Ayla KAHRAMAN


Yapılan araştırmalara göre, iyimser insanların erken ölme riskleri düşükmüş. Kalp hastalıklarına da daha az yakalanıyorlarmış. Başarılı sosyal çevreleri varmış ve çağın hastalığı “yalnız hissetme” duygusu onlara pek uğramazmış.

Bunun yanında, iyimser kişilerin akademik ve iş başarıları daha yüksekmiş.

İyimser insanların kendileriyle ilişkilerinin “iyimser” olduğu da gözlenmiş. Kendilerini önemsiyorlar, kendilerine bakıyorlar. Doktorlarını, diyetisyenlerini dinliyorlar. Bağışıklık sistemleri, kötümser kişilere göre daha iyi. Kendi iyiliklerini ilgilendiren haberlere kulaklarını açıyorlar. Çevreleri geniş ve güçlü sosyal ilişkilere sahipler. İlişkilerinin, iş hayatlarının, beklenmedik olumsuz durumların analizini yapabiliyorlar. Olumsuz durumlara karşı doğru kararlar alabiliyorlar.

Çağımızın derdi, stres bozukluklarının pek çok bedensel hastalığa neden olduğu bilinmektedir. İyimser kişiler stres yaratan faktörler ile daha iyi başedebilmekte, stresten daha az etkilenmektedirler.

Peki iyimser (optimist) ne demek ve iyimser nasıl olunur?

İyimserlik; yaşanılan ve yaşanılması muhtemel olay ve durumlara yönelik bir bakış açısıdır. Her şeyin iyi bir sonucu olacağına dair bir inançtır. Acı verici durumlar bile içinde bir iyi barındırır. Her şey yoluna girecektir, gerilim geçici; iyilik kalıcıdır.

banner134
İyimser kişi, yaşamın zorlukları ile başa çıkmada, bir adım önde görünmektedir. Acı verici deneyimlerin ardından, kendini daha çabuk toparlar. “Her olmayan işte bir hayır var” diye düşünür. 

Olumsuz durumla karşılaşan iyimser kişi, durumu olumluya çevirmek için daha çok çaba gösterir. Kötümser kişiler ise, ne yaparlarsa yapsınlar iyi bir sonuç alamayacaklarına inandıklarından, bir kabulleniş içindedirler. Bu kabulleniş, kötümser kişinin kendini çaresiz hissetmesine neden olur. Çaresizlik duygusu, depresyona yol açabilecek kadar tehlikeli bir duygudur.

Kötümser kişi, olan biten olumsuz olaylarda kendini suçlar. Benlik değeri oldukça düşüktür ve ne yaparsa yapsın olumsuz durumun değişmeyeceğine inanmaktadır. Kötümser kişi yetersizlik duygusuna teslim olmuş gibidir.

Gözü kapalı iyimserlik; kötümserlik kadar olumsuz bir durumdur. Kişinin yaşantılarındaki dinamikleri görmesini, analiz etmesini engeller. Örneğin, sorunlu bir ilişki yaşamasına rağmen, her şeyin yoluna gireceği beklentisiyle ilişkiyi sürdürmesine, sorunu görememesine neden olur.

İyimser ise, yaşadığı olumsuz olayın geçici bir durum olduğunu, doğru bir çaba ile her şeyin yoluna gireceğini düşünür. Olumsuzluğun nedeni olarak kendini görmez, kendilik değerini düşürmez. En kötü yaşantıda bile bir çıkış yolu bulacağına inanır. Gerçek bir iyimser, çaba göstermekten vaz geçmez. Olumsuz bir durumun, ilişkinin veya yaşantının kendi kendine düzelmesini beklemez. Yani gözü kapalı iyimser değildir. Çaba gösterir ancak durum düzelmeyecekse, boş hayaller kurmaz ve gereğini yapmaktan çekinmez.

İyimserlik doğrudan hayata ve kendimize bakışımızla ilgili bir kavram. Dünyaya ve kendimize açık olmamız ile alakalı. İyimserlik kör bir bakış değil aksine yaşanılanlara yönelik akılcı bir analizle ilgilidir. Yaşam hiçbirimiz için dikensiz gül bahçesi değildir. Hepimizin payımıza düşeni yaşadığımız bir dünyadayız. İyimserlik, işte bu dünya ve kendi benliğimizle olan ilişkimizin sağlıklı noktasıdır.

 

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75