Kalbimiz çok hasta!

Ülkemizde, kalp ve damar hastalıklarındaki ciddi artış endişe verici boyutta. Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’nde son 10 yılda 2 binin üzerinde açık kalp ameliyatı, 10 bin 858 anjiyo, 2 bin 348 de stent takma işlemi gerçekleştirildi

Kalbimiz çok hasta!
  • 24 Ağustos 2018, Cuma 10:32

Ahmet KARAGÖZLÜ

Günümüz yaşam koşullarının etkisiyle gün geçtikçe artan kalp ve damar hastalıkları, ülkemizde de çok yaygın…

İstatistiki rakamlar da, ülkemizdeki kalp ve damar hastalıklarının arttığını ve durumun aslında çok ciddi boyutta olduğunu ortaya koyuyor.

Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi, Kalp ve Damar Cerrahisi Kliniği’nin son 10 yıllık verileri ürkütücü boyutta. Kalp ve damar hastalıklarına ülkemizde her türlü müdahale yapıldığından artık yurt dışına hasta sevk edilmiyor. Bu da ülkemizdeki damar hastalıkları tablosunu daha net görmemizi sağlıyor.

2008-16 Ağustos 2018’i kapsayan 10 yıllık sürede, yılda 2 binin üzerinde açık kalp ameliyatı yapıldı. Bu da yılda ortalama 200 ameliyata tekabül ediyor. Bu sürede ayrıca 10 bin 858 anjiyo, 2 bin 348 de stent takma işlemi gerçekleştirildi.

2008’de 573 hastaya anjiyo, 60 hastaya stent takılırken; 2018’in ilk sekiz ayında bin 233 hastaya anjiyo, 412 hastaya ise stent takıldı.

Kalp-damar hastalıklarına müdahale sadece bu işlemlerle sınırlı kalmıyor. Hastanede 2012’de 18; 2013’te 25; 2014’te 51 ve 2015’te 55 kişinin kalbine pil takıldı.

En çok anjiyo

10 yılda 10 bin 858 anjiyo, 2 bin 348 hastaya da stent-balon takma işlemi gerçekleştirildi.

2008’de 573 kişiye anjiyo, 60 kişiye stent; 2009’da 518 kişiye anjiyo, 165 kişiye stent; 2010’da 891 kişiye anjiyo, 141 kişiye stent; 2011’de 816 kişiye anjiyo, 136 kişiye stent; 2012’de 741 kişiye anjiyo, 146 kişiye stent; 2013’te 820 kişiye anjiyo, 123 kişiye stent; 2014’te bin 156 kişiye anjiyo, 249 kişiye stent; 2015’te bin 369 kişiye anjiyo, 264 kişiye stent; 2016’da bin 279 kişiye anjiyo, 354 kişiye stent; 2017’de bin 462 kişiye anjiyo yapılırken, 298 kişiye de stent takıldı.

2018 yılının başından 16 Ağustos’a kadar olan sürede ise bin 233 kişiye anjiyo, 412 kişiye de stent takma işlemi uygulandı.

Birtan: 10 yılda 2 binin üzerinde açık kalp ameliyatı yapıldı

Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi Başhekim Yardımcısı, Kalp ve Damar Cerrahi Uzmanı Dr. Hasan Birtan, ülkemizde 2008 yılından itibaren açık kalp ameliyatları yapıldığını belirtti. Birtan, Lefkoşa Hastanesi’nde son 10 yılda 2 binin üzerinde açık kalp ameliyatı yapıldığını, bunun da yılda ortalama 200 ameliyata tekabül ettiğini ifade etti.

Birtan, Kalp ve Damar Cerrahisi Bölümü’nde açık kalp ameliyatları dışında damar ameliyatlarının da yapıldığının altını çizerek, söz konusu ameliyatların açık veya kapalı metot olarak uygulandığını kaydetti.

Ülkemizde koroner damar hastalıklarında ciddi artış yaşandığına vurgu yapan Birtan, her yıl bin civarı olarak yapılan anjiyo sayısının, geçtiğimiz yıl 2 bine yükseldiğine dikkat çekti.

2018 yılının ilk sekiz ayında ise binin üzerinde anjiyo yapıldığını belirten Birtan, söz konusu rakamın yıl sonunda 2 binin üzerine çıkmasının beklendiğine vurgu yaptı.

“Dünyada kalp hastalıkları birinci sırada”

Birtan, dünyada yaşanan ölüm vakalarında kalp hastalıklarının birinci sırada olduğunu belirterek kalp hastalıklarının içinde ise koroner damar hastalıklarının ilk sırada olduğunu ifade etti.

Kalp ve damar hastalıklarından sonra dünyada en çok yaşanan ölüm vakalarının kanser ve bulaşıcı olmayan hastalıklar olduğunu kaydeden Birtan, kalp hastalıklarının içinde bulunduğumuz çağın hastalıkları olduğuna dikkat çekti.

Birtan, dünyada 1950’li yıllardan önce kalp ve damar hastalıklarının günümüzdeki gibi sorun yaratmadığını belirterek, söz konusu yıllarda yaşanan ölüm vakalarında en çok enfeksiyon salgını gibi bulaşıcı hatalıkların ön sırada olduğunu kaydetti.

“1950’li yıllardan sonra dünyada yaşanan değişimler yüzünden hastalıklar da değişmeye başladı” diyen Hasan Birtan, 1950’lerden sonra dünyanın sosyal, ekonomik ve ekolojik yönden değiştiğini, bunun sonucunda da bulaşıcı hastalıklara bağlı yaşanan ölüm vakalarının, yerini başta kalp ve damar hastalıkları olmak üzere kanser ve bulaşıcı olmayan diğer hastalıklara bıraktığını ifade etti.

“Yaşam tarzımız değişti”

Birtan, 2000’li yıllardan sonra ise kalp ve damar hastalıklarında patlama yaşandığını belirterek, söz konusu hastalık türlerine bu nedenle “çağımızın hastalığı” dediklerini dile getirdi.

1950’li yıllar ile 2000’li yıllardan sonraki beslenme ve yaşam tarzının aynı olmadığını söyleyen Birtan, insanların 1950’li yıllarda ekonomik anlamda kötü şartlar altında yaşadıklarını, ancak 2000’lerden sonra ekonomide değişim yaşandığını ifade etti.

Birtan, “Dünyamızın ekolojik açıdan bozulması, beslenme şeklinde ‘Fast Food’un tercih edilmesi, sosyal anlamda alkol ve tütün tüketiminin yaygınlaşması gibi nedenler yüzünden insanların hem beslenme, hem de yaşam tarzları değişti. Bu nedenle de dünyada kalbe bağlı olarak yaşanan ölüm vakaları birinci sırayı aldı” dedi.

“Dünyadaki ölümlerin 38 milyonu koroner kalp ve damar hastalıklarından”

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerinin yılda 58 milyon kişinin öldüğünü belirten Hasan Birtan, ölümlerin 38 milyonunu koroner kalp ve damar hastalıklarının oluşturduğunu dile getirdi.

Birtan, dünyada kalp ve damar hastalıklarına bağlı yaşanan ölümlerin en çok gelişmekte olan ülkelerde görüldüğüne dikkat çekerek, kalp hastalıkları sonucunda yaşanan 38 milyonluk ölümün 28 milyonunun gelişmekte olan ülkelerde olduğunu kaydetti.

Gelişmiş ülkelerde bahse konu hastalıkların görülme oranının diğer ülkelere oranla daha az olduğunu söyleyen Birtan, bunun sebebinin gelişmiş ülkelerin ekonomik, sosyal ve ekolojik yönden kalkınmış olmasından kaynaklandığını dile getirdi.

“İngiltere, Norveç, İsveç ve Danimarka gibi birçok gelişmiş ülkede yaşayan kişiler, gelişmekte olan ülkelerde yaşayan kişilerle eşit şekilde yaşamıyor” şeklinde konuşan Birtan, bu sebepten dolayı da kalp ve damar hastalıklarının görülme oranının bu ülkelerde daha düşük olduğunu söyledi.

“DSÖ’nün bahsettiği önleyici faktörler dikkate alınmalı”

Birtan, “Kalp ve damar hastalıkları, vücuttaki lipit oranının yüksekliğine bağlı olarak damarlarda orta veya büyük çapta sertleşme oluşması nedeniyle kaynaklanan tıkanıklıktan dolayı meydana geliyor. DSÖ’nün söz konusu hastalıklara karşı açıkladığı bazı önleyici faktörler var. Bunlar, hastalanma, risk ve hastalıktan korunmadır. Bu faktörlerin dikkate alınması gerekiyor” dedi.

Birtan, kalp ve damar hastalığına yakalanma riskinin ileri derecede tütün tüketimi, alkol kullanımı, ‘Fast Food’ ağırlıklı olarak beslenme, hareketsiz bir yaşam ve strese bağlı olarak geliştiğini dile getirdi.

Birtan, “Tüm bu nedenlerden dolayı yavaşlayan metabolizma yüzünden insanlar kilo almaya başlar. Kilo artışından dolayı da insanlarda hem şeker hastalığına yatkınlık, hem de yüksek tansiyon riski gelişmeye başlar. Bunun akabinde de koroner kalp ve damar hastalıklarına yakalanma riski meydana gelir” dedi.

“Düzenli olarak spor yapıp, beslenme şeklimizi değiştirmeliyiz”

Kalp ve damar hastalıklarından korunma ve sağlıklı bir birey olmak için haftanın en az üç günü 45 dakikalık hızlı tempoda yürüyüş yapılması gerektiğini belirten Birtan, beslenme şekli olarak da Akdeniz mutfağının tercih edilmesini önerdi. Birtan, Akdeniz mutfağında zeytinyağı, salata ve balık tüketiminin önemli yer aldığını söyledi.

Birtan, Akdeniz mutfağının vazgeçilmezi olan zeytinyağı tüketiminin damarların endotel yapısına ve damarın vücut yapısına çok faydalı olduğuna vurgu yaptı.

Zeytinyağının, içerisinde yer alan minerallerden dolayı kalp ve damar hastalıklarına olumlu yönde etkisi olan bir yağ türü olduğunu söyleyen Birtan, DSÖ’nün de tüm bu nedenler ışığında Akdeniz tarzı beslenme şeklini önerdiğini dile getirdi.

“Genetik faktörlerden korunmak mümkün”

Birtan, daha önce kalp ve damar hastalıklarına yakalanmış birinci derecede akrabası bulunan kişilerin de genetiksel olarak ileride hastalanma ihtimallerinin oluğunu ancak söz konusu genetiksel faktörler gereği hastalıklardan korunmanın da mümkün olduğunu kaydetti.

Bireylerin erken yaştan itibaren düzenli olarak spor yapması, alkol ve tütün ürünlerinden uzak durması durumunda söz konusu hastalıklardan korunma şanslarının olabileceğini ifade etti.

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 1 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 TÜRK OCAĞI LİMASOL 1 1 0 0 2 3
2 ÇETİNKAYA TSK 1 1 0 0 1 3
3 BİNATLI YSK 0 0 0 0 0 0
4 CİHANGİR GSK 0 0 0 0 0 0
5 ESENTEPE KKSK 0 0 0 0 0 0
6 GENÇLİK GÜCÜ TSK 0 0 0 0 0 0
7 GİRNE HALK EVİ 0 0 0 0 0 0
8 GÖNYELİ SK 0 0 0 0 0 0
9 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 0 0 0 0 0 0
10 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
11 LEFKE TSK 0 0 0 0 0 0
12 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 0 0 0 0 0 0
13 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 0 0 0 0 0 0
14 YENİCAMİ AK 0 0 0 0 0 0
15 BAF ÜLKÜ YURDU 1 0 0 1 -1 0
16 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 1 0 0 1 -2 0
yukarı çık