Kalp nakli için şey hazır, sadece ruhsat kaldı

banner37

YDÜ Hastanesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Özlem Balcıoğlu, kalp nakil ameliyatlarına başlayabilmek için Doku ve Organ Nakli Kurulu’ndan onay ve ruhsat beklediklerini açıkladı. Balcıoğlu yetkililere seslendi.

Kalp nakli için şey hazır, sadece ruhsat kaldı
banner8

Ceren ÖZBİL

Yakın Doğu Üniversitesi (YDÜ) Hastanesi, kalp nakil ameliyatlarını gerçekleştirebilmek için gerekli prosedürü tamamladı ve ilgili dosyayı bakanlığa sundu.

Hastane, kalp nakil ameliyatlarına başlanabilmesi için Doku ve Organ Nakli Kurulu’ndan onay alınıp, kendilerine ruhsat verilmesini bekliyor.

KIBRIS Gazetesi’ne konuşan YDÜ Hastanesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Özlem Balcıoğlu, yaklaşık bir ay önce ilgili dosyayı bakanlığa verdiklerini ancak hâlâ Doku ve Organ Nakli Kurulu’ndan cevap alamadıklarını açıkladı.

Ülkede tek nakil eğitimi almış cerrah olan Balcıoğlu, Kıbrıs’a geri dönüş amacının da bu kalp nakillerini başlatmak olduğunu anlattı.

Balcıoğlu, bu doğrultuda en uygun gördüğü yerin YDÜ Hastanesi olup, yaptıkları 2 yıllık çalışmanın ardından kalp nakil ameliyatları için gerekli alt yapı, hastanenin fiziki koşulları, akademik kadro ve ekip ruhunun uygun olduğunu söyledi.

“Kalp nakli gönül işidir”

Balcıoğlu, bütün dünyada en çok yapılan organ naklinin böbrek, karaciğer ve kalp olduğunu, ardından da kornea, akciğer ve diğer uzuvlar geldiğini ifade etti.

Kendisinin kalp damar cerrahı olduğunu kaydeden Balcıoğlu şu şekilde konuştu:

“Eğitimimi Ege Üniversitesi’nde aldım. Türkiye’de en çok kalp nakli yapılan merkezdir. Dünyada da saygın bir yeri var. Asistanlığım boyunca birçok kalp nakli ameliyatına katıldım ve bir kısmını da kendim yaptım. Uzmanlığımı aldıktan sonrada bu eğitimime devam ettim. Kalp nakli gerçekten de gönül işidir. Adından da anlaşılacağı gibi gönül vermeniz gerekir. Bu nakillerin yüzde 90’ı gece olur. Yatağınızdan sabah saat 02.00’de kalkar başka bir şehre kalp çıkarmaya gidersiniz.”

“50’den fazla kalp çıkardım”

7 yıl boyunca Türkiye’de gitmediği hiç bir il kalmadığını söyleyen Balcıoğlu, Sağlık Bakanlığı’nın kendilerine tahsil ettiği jet uçakla İzmir’den Adana’ya, Antep’e, Urfa’ya, Kahramanmaraş’a kadar her yere gittiğini anlattı.

Balcıoğlu, Türkiye’de en çok kalp çıkaran doktor olduğunu ve bir Kıbrıslı olarak da bundan hep gurur duyduğunu belirtti.

Özlem Balcıoğlu, “herhalde 50’den fazla kalp çıkartmışımdır” diyerek, bu işin gerçekten gönülden yapılması gereken bir iş olduğunun altını çizdi.

“Kalp nakli Kıbrıs’ta da yapılabilir”

Özlem Balcıoğlu, eğitimini tamamlamasının ardından en büyük hayalinin kalp naklinin Kıbrıs’ta yapılabileceğini göstermek olduğunu söyledi ve Kıbrıs’ta çok fazla kalp yetmezliği sorunu yaşayan hasta olduğuna vurgu yaptı.

Kalp naklinin Kıbrıs’ta da yapılabileceğini halkın bilmediğini kaydeden Balcıoğlu, şu ifadeleri kullandı:

“Halkın bunu bilmemesi normal, çünkü bugüne kadar sözedilmedi. Ben kendi ülkemde kalp naklinin yapılabileceğini göstermek için Kıbrıs’a döndüm. Bunun için de en uygun yer YDÜ’dür. Çünkü koşulları, alt yapısı, hastanenin fiziki koşulları, akademik kadrosu, ekip ruhu ile çalışma bilinci olması nedeniyle başka bir yeri hiç bir zaman düşünmedim.”

“İki yıldır çalışıyoruz”

Kalp naklini Kıbrıs’ta başlatmak için iki yıldır çalıştıklarını kaydeden Balcıoğlu, bunun için de her şeyi hazırladıklarına dikkat çekti.

Balcıoğlu, “Alt yapımız gerçekten uygundur. Birçok yere gittim Türkiye’de ancak Yakın Doğu’daki cihazlar, fiziki yapı yok. Buradaki alt yapı ve cihazlar Türkiye’deki birçok yerden üstündür. Bunu sadece ben söylemiyorum, dışarıdan gelen hocalar, akademisyenler, Türkiye Organ Nakli Vakfı da söylüyor. Bizde Kıbrıs’ta organ naklini başlatmak için çalışmalara başladık. İki yıldır bunun için çalışıyoruz” şeklinde konuştu.

“Yasaya uygun bir merkeziz”

Balcıoğlu, organ ve doku nakli yapacak merkezlerin uyması gereken bir yasa olduğunu ve kendilerinin de o yasayı alarak, bir bir bütün maddelerin hepsini yerine getirmek için çalıştıklarını ve tamamladıklarını söyledi.

En son maddenin, kendisinin 5 tane daha nakil yapması gerektiği yönünde olduğunu ve İzmir’e giderek bunu da tamamladığını belirten Balcıoğlu, bu konuda kendisine destek olan herkese çok teşekkür etti.

“Bir aydır cevap verilmiyor”

Gerekli tüm işlemleri yerine getirdiklerini kaydeden Balcıoğlu ancak hâlâ kalp nakli yapmaları için kendilerine izin verilmediğini söyledi.

Bu konuda bakan ve müsteşarın kendilerine destek olduğunu belirten Özlem Balcıoğlu, şu şekilde konuştu:

“Şu anda nakil yapacak olan her merkezin ruhsat alması gerekiyor. Bütün dünyada bu böyledir. Buna da nakil     ruhsatı deniyor.Bu ruhsatı Doku ve Organ Nakil Kurulu veriyor. Bu ruhsatı almak içinde, o yasaya uygunluğu gösteren dosya hazırlanması gerekiyor. Biz bu dosyayı hazırladık, uygunluğu gösterdik ve şu anda dosyamız bu kuruldadır. Ama maalesef bu kurul, her şey tam olmasına rağmen bize henüz cevap vermedi. Üzerinden yaklaşık bir ay geçti hâlâ yanıt alamadık.”

“Biz şu anda kalp nakli yapmaya hazırız”

YDÜ Hastanesi olarak şu anda olsa kalp naklini yapacak durumda olduklarını kaydeden Özlem Balcıoğlu şu şekilde konuştu:

“Gerek cerrahi ekibimiz, gerek alt yapı, gerek sorumlular, her şey hazırdır. Kalp nakli basit bir olay değildir. Öncelikle kalp yetmezliği olan, yani kalbinin pompalama gücü yavaş olan hastalar kalp nakli için adaydır. Her doktor bunu diyebilir. Ancak bunu değerlendiren bir Kalp Nakil Konseyi vardır. Kalp yetmezliği olan hastalar bu konseyde değerlendirilir. Bu konseyde kalp damar cerrahları var, kardiyologlar var, özellikle kalp yetmezliği konusunda eğitim almış kardiyologlar var, göğüs hastalıkları uzmanı var, anestezi uzmanı var, psikiyatri uzmanı var, patoloji uzmanı var, biyokimya uzmanı var, travmakoloji uzmanı var. Yani en az 20 kişilik bir konseydir ve bütün kalp yetmezliği hastaları bu konseyde değerlendirilir ve hasta çağrılıp konuşulur. Denir ki “artık senin bu kalple yaşaman çok mümkün değil” ki hasta bunun farkındadır, “sana artık kalp nakli zamanı geldi” denir. Hastayı nakil, yani bekleme listesine alırız. Bu listeye almakta basit değildir. Hasta gelsin adını yazdırsın gibi değildir. Hasta gelir konseyde görüşülür, gerekli testler yapılır. Bunlar uygunsa hasta bilgileri alınır ve bekleme listesine alınır.”

“Ulusal veri tabanı oluşturulur”

Hastalar konusunda ulusal bir veri tabanı oluşturulması gerektiğini kaydeden Balcıoğlu, bunun ulusal koordinatörlük tarafından yapılması gerektiğini anlattı.

Balcıoğlu, “bütün hastalar sadece ulusal koordinatörün görebileceği şekilde sadece sisteme yazılır. Böylece donör çıktığı zaman en uygun hastayı bulur ve derki ‘sizin hastanıza uyar’, bu şekilde karar verilir. Boya bakılır, kiloya bakılır, kan grubuna ve yaşa bakılır. Bu dört şey organın kime gideceğini belirler. En uygun kişi kimse ona bu operasyon gerçekleştirilir” şeklinde konuştu.

“Sonrası da önemlidir”

Kalp naklinin kolay bir ameliyat gibi görünse de çok özellikli bir ameliyat olduğundan söz eden Balcıoğlu nakilden sonrasının da önemli olduğunun altını çizdi. Özlem Balcıoğlu şu ifadeleri kullandı:

“Hastanın 7/24 yanında duracak mutlaka bir doktorun olması gerekir. Ameliyatı gerçekleştiren doktor mutlaka hastanın başında durmalıdır. İlaçları vardır bu hastaların. Normal ilaçlar dışında bağışıklık sistemini baskılayan ilaçlar varıdır. Bunların dozları ayarlanır, antibiotikleri özelliklidir. Yoğun bakımı çok önemlidir ve alt yapısı ve oradaki hemşirelerin bu konuda eğitim alması hepsi çok önemlidir nakil için. Bunların hepsi çok önemlidir. Çünkü yepyeni bir kalp takarsınız hastaya. Başka birinin kalbidir onda atan artık. İlk bir hafta çok önemlidir. Taburcu olduktan sonra da ilk bir yıl çok önemlidir. Sürekli çağırıp tetkiklerinin yapılması gerekir. Bunun için de bu konuda eğitim almış kardiyologların olması gerekir. Zannediyorum şu anda Kıbrıs’ta tek hazır olan merkez Yakın Doğu’dur.”

“Türkiye’de 5 bin kişi kalp nakli bekliyor”

Türkiye’de 5 bin kişinin kalp nakli beklediğine işaret eden Balcıoğlu, ancak yıllık kalp nakli sayısının 80’i geçmediğini söyledi.

KKTC’de ise böyle bir veri tabanı bulunmadığını kaydeden Özlem Balcıoğlu, amaçlarının Kalp Merkezi kurup orada hastaları kaydedip, tedavilerini düzenlemek olduğunu anlattı.

Balcıoğlu, her kayıt olanın kalp nakli olacağı anlamına gelmediğine dikkati çekerek, şu ifadeleri kullandı:

“Örneğin önce ilaç tedavisi olur, kilo verdirirsin, diyet verirsin ve bu onu uzun yıllar götürür. Son kademeye gelmeden öncedir kalp nakli. Evet altın standarttır. Ama nakle gelinene kadar yapılacak çok şey var. Bizim amacımız kalp nakline gelen kadar kalp hastalarını kucaklamak ve onların tedavilerini düzenlemek ve nakile girmesi gerekince de listeye girsin, kurallara ve yasalara uygun olup, uygun donör çıkınca da ameliyatını olsun.”

“Nakiller burada yapılamıyor”

Ülkede bağışçı olduğunu ancak bağışların yapılamaması nedeniyle yapılan kalp bağışlarının Türkiye’ye gönderildiğini kaydeden Balcıoğlu şu ifadeleri kullandı:

“Bağışçı var. Geçen yıl üç tane beyin ölümü oldu. 3’ünde de beyin ölümü olunca organları bağışlandı. Üç tane kalp Türkiye’ye gitti. Biz bunu neden kendi insanımıza yapmayalım? Neden kendi halkımıza yapmayalım?

KKTC vatandaşları başka bir ülkeye gidip, kalp nakli ameliyatı olamaz. Biz YDÜ Kalp Damar Cerrahisi Kliniği olarak ve hastane olarak gerek ameliyathane, gerek yoğun bakım, gerek kardiyoloji ekibi, gerek biraz önce saydığım tüm klinikler kalp nakli yapmaya hazırız. Biz bunu bu adada gerçekleştirmek için iki yıldır çalışıyoruz. Her şeyimiz hazırdır. Neden biz bu ameliyatları ülkemizde yapmayalım ve neden bizim ülkemizde bizim insanlarımız kalp yetmezliğinden ölsün?”

“Kıbrıs’ta şu ana kadar yapay kalp ameliyatı yapılmadı”

Şu ana kadar Kıbrıs’ta yapay kalp ameliyatı yapılmadığını belirten Balcıoğlu, Kıbrıs’ta yapılan ameliyatların destek cihazı konulma ameliyatları olduğunu söyledi.

banner134

Bu ameliyatlarında ilk kez YDÜ Hastanesi’nde yapıldığını kaydeden Balcıoğlu şu şekilde konuştu:

“Bu destek cihazları bir ışık oldu, kalp yetmezliğinin tedavisi konusunda altın bir yol açtılar. Çünkü insanlar nakil beklerken ölüyor. Türkiye’de her yıl 300’e yakın hasta hayatını kaybediyor. Bu destek cihazlarının konulmasıyla insanlar hayata geri dönüyor. Bu cihazlar gerçekten kalp yetmezliğine alternatif tedavi seçenekleridir. Biz şuanda onu da yapabilecek boyuttayız.”

“Özel hastane olarak bakılmamalı”

Özlem Balcıoğlu, kalp yetmezliği hastalarını kendi adamızda, kendi hastanelerimizde tedavi ediyor olmamız gerektiğini söyledi ve ayrıca YDÜ Hastanesi’ne de özel hastane olarak bakılmaması gerektiğini savundu.

YDÜ Hastanesi’nin üniversite hastanesi olduğunu belirten Balcıoğlu, dünyanın her yerinde üniversite hastanelerinin en elle tutulur hastaneler olduğunu söyledi.

Balcıoğlu, “En çok donanım, en özellikli ameliyatlar, en özellikli tedaviler üniversite hastanelerinde verilir. Burada bir tıp fakültesi var, burada bir hastane var” diye konuştu.

Fotoğraflar: Emine UYSAL

 

Güncelleme Tarihi: 02 Ağustos 2017, 09:51
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75