banner6

Kıbrıs'taki kanser hastası çocuklara da umut olacaklar

banner37

İngiltere’de yaşayan ve 20 yaşında kanser hastalığı nedeniyle hayatını kaybeden Tanyel’in  annesi Gülay ve babası Ceyhun Uzun, kanser hastası çocuklar için vakıf kurmaya hazırlanıyor

Kıbrıs'taki kanser hastası çocuklara da umut olacaklar
banner8

ONLAR ANLATIYOR- Gizem ÖZGEÇ- Emine DAVUT YİTMEN

İngiltere’de yaşamını sürdüren ancak yakalandığı kanser hasatlığı nedeniyle hayata çok erken bir zamanda veda etmek zorunda kalan Tanyel Uzun’un anısını yaşatabilmek için annesi Gülay ve babası Ceyhun Uzun bir vakıf kurmak için girişimlere başladı.

1990 yılında evlenen ve İngiltere’de yaşayan çiftin, 1995 yılında kızları Tanyel dünyaya geldi. 18 yaşında kemik kanserine yakalanan Tanyel, iki yıl boyunca hastalığa karşı mücadele etti ancak başaramadı.

Tanyel, pozitif ve mücadeleci kişiliğini hastalığı boyunca da sürdürdü. Anne ve babası, Tanyel’in hastalığı sırasında da yüzündeki tebessümünün hiç eksik olmadığını söylüyor.

Kanser hastası çocuklara yardım için vakıf kurmak için kolları sıvayan aile, vakfın ismini de Tanyel’s Smile (Tanyel’in gülüşü) olarak koymak istiyor. Uzun çifti, İngiltere’de kurulacak olan vakıfla Kıbrıs’taki kanser hastası çocuklar ve ailelerine yardım etmeyi amaçlıyor.

“Hayat dolu bir kızdı”

SORU: Öncelikle biraz sizi biraz da Tanyel’i dinleyelim…

ANNE: Tanyel, Kıbrıs’ı çok seviyordu. Kıbrıs’a ailesini yakından tanıması için sürekli getiriyordum. Kıbrıs’ta 6 haftalık yaz tatillerini geçirirdik. Ailesine çok düşkün, sevecen, temiz kalpli bir çocuktu ve çok pozitifti; güler yüzlüydü. Tanyel’in, tedavi sırasında yaşamış olduğu zorluklara rağmen, yüzünden gülüşü hiç eksik olmamıştı. Hep pozitif düşündü. Kanseri yendiğini sanıyordu. Aslında yenmişti ancak daha sonra tekrarladı ve onu kaybettik.

BABA: Tanyel çok güçlü, hayat dolu bir kızdı. Ara sıra güreşerek, şakalaşırdık. Ben maratonlara katılıyordum. O da gelip beni destekliyordu. Hasta olmasına rağmen enerjisi vardı. Son iki yılda koştuğum maratonlarda, hep bitiş çizgisinin olduğu yerdeydi. Bitiş çizgisini geçersem madalyayı kızıma takacağıma dair söz vermiştim. Kızım, yine bitiş çizgisinde bekliyordu ve kazanınca madalyayı onun göğsüne takmıştım.

“Ağrılarla başladı”

SORU: Kızınıza kanser teşhisi ne zaman konuldu? Hastalığın başladığı nasıl anlaşıldı?

ANNE: Tanyel, 5 yaşından beridir spor yapıyordu. Haftada 20 saat antrenmanı vardı. Dansı çok severdi ancak jimnastiği daha çok seviyordu. Sağlıklı besinleri tüketirdi. Kıbrıs yemeklerini çok severdi. Sağlıklı bir çocuktu. Ağrıları başladığında koleje gidiyordu. Güzellik uzmanlığı üzerine eğitim alıyordu. Şubat ayında göğsünde ağrıları başlamıştı. Tanyel, hastalanmaktan hoşlanmazdı. Bu nedenle de şikayet etmezdi. Ancak ağrıları şiddetlenince onu doktora götürdüm. Mahalle doktoru, kızım genç ve sağlıklı olduğu için üzerinde pek durmadı. Ağrı kesici verip eve gönderdiler. Ancak çocuğum ağrılara dayanmıyordu. Uyumaya başlayınca ağrıları da başlıyordu.

Ailede başka kanser yoktu

SORU: Bu durumda teşhiste geç mi kalınmış oldu?

ANNE: Kemik kanseriydi. Ender görülen bir kanser türü. Bu nedenle teşhisi 6 ay gibi bir zaman aldı. Ailemizde kanser hastası yok.

“Dünyamız yıkıldı”

SORU: Kanser teşhisi konduğunda neler hissettiniz?

BABA: Dünyamız yıkıldı. İnanamadık. Sağlıklı, sporcu bir çocuk ve ailede olmayan bir şey nasıl başımıza gelebilir diye düşündük. Şok içersindeydik. Doktora teşhis konulduğu zaman, “Böyle bir şey olamaz. Hata yaptınız” dedim. Öyle sanmıştım. Çocuk çok sağlıklı duruyordu.

“Hep olumlu bakmaya çalıştık”

SORU: Tanyel’in tepkisi nasıl oldu? Ağır bir tedavi süreci geçirdi...

ANNE: 18 yaşına girdi ve 6 gün sonra teşhis konuldu. Hepimiz perişan olduk. O da tabii. Ancak tedavisine başlandığında çok pozitif ve güçlü duruyordu. Kanseri yenmek için şansı vardı. Tedavisine devam etti. Biz de ona moral vermek için ailece güçlü durmaya çalıştık. O yaşta bir gencin tam hayatına başladığı bir dönemde böyle bir teşhisin konulması çok zor bir durumdu.

BABA: Çok korkardı. Ailede kanser hastası yoktu. Kanser, bize yabancı bir şeydi. Tecrübemiz de yoktu. Çok zor geldi; dünyamız yıkıldı ancak yolumuza devam ettik. Aile olarak pozitif durduk.

“Çok hayallerimiz vardı”

SORU: Kanseri atlattığından ancak tekrar geri geldiğinden bahsettiniz. Ne kadar bir süreden sonra geri geldi?

ANNE: Geri gelme şansı çok yüksekti. Hastalık altı ay içinde geri geldi. Bu nedenle tedavi görmesi daha zor oldu. Yine de çocuğumuz için çok kuvvetli ve pozitif durduk. Tanyel, hayat doluydu. Ona moral vermeye çalıştık.

BABA: Hastalık geri gelince dünyamız yine yıkıldı. Oysa kızımız kanseri geçirecek, atlatacak diye çok mutluyduk. Öyle hayallerle yaşıyorduk.

 

Nişan oldu ve çok sevdi

SORU: Tanyel’in nişan töreni de yapıldı. Diğer aile, böyle bir süreçte çocuklarının nişan olması konusunda tereddüt etti mi?

ANNE: Onlardan çok destek gördük. Tanyel’i tanıdıktan sonra, onlar da çok sevdi. Biz ailece görüşüyorduk. Çocuklar nişan olmak isteyince çok sevinerek, büyük destek verdiler. O yaşta, bu olgunlukta bir çocuk ender bulunur. Tanyel’e destek verdi ve ailece bu destek devam etti.

BABA: Ben Özcan ve ailesini de takdir ederim. Biz acı çekerken, onlar da acı çekiyordu. İkisi de birbirini çok seviyordu ve kanseri görmüyorlardı. Sevgi onlar için daha önemliydi.

“Facebook’ta sayfa açmıştı ve oradan çok destek aldı”

SORU: Tanyel’le ilgili yardım kampanyaları nasıl yayıldı? Siz mi başlattınız yoksa kendiliğinden başlayan bir süreç mi oldu?

ANNE: Spor salonlarında ders verirdim. Derslerime katılan kadınlar, sürekli Tanyel’i sorarlardı. Tanyel’i de tanıyorlardı. Onlar da kızımın hastalığını duyduklarında, iş arkadaşları ile beraber destek vermek istedi. Tanyel facebookta never lose hope# Tanyel ( umudunu yitirme) sayfası açtı. Bu sayfada, hem güzel hem kötü günlerini yazardı. Bu sayfadan çok destek gördü.

BABA: Hastanede çok zor günler geçirirken, mesajları okumak ona destek oluyordu. Ona bir kez, sürpriz yapmıştım. EastEnders’i seyrediyordu. EastEnders haftada 3-4 gün yayınlanıyor. EastEnderes’le temasa geçtim ve Tanyel’i stüdyoya götürdük ve bazı sanatçılarla tanıştı. Tanyel’e büyük bir sürpriz olmuştu. O gün çok mutlu oldu.

Hiç inanmak istemediler

SORU: Kızınızın hayatını kaybedeceğini bu süreçte kabul ettiniz mi?

BABA: Asla kabul etmedim. Sonuna kadar direndim. Bu nedenle ‘umudunu yitirme’ diye üzerine yazdığı bantları, devamlı yanımda taşıyorum.

banner134

Maddi anlamda da destek gördüler

SORU: Bu hastalığın tedavisi maddi anlamda da ağır. Siz bununla nasıl baş ettiniz?

ANNE: Çok yardım gördük. Teşhisin ardından çocuğumuza yardım etmek isteyen çok vakıf ve dernek vardı. Bazı ailelerin de yardımı oldu. Kızımla ilgilenmek için işimden ayrılmak zorunda kaldım. Ancak maddi açıdan çok yardım ve destek gördük.

BABA: Emniyet Müdürlüğü çok yardımcı oldu. Hastaneyi ziyaret ettiler ve ziyaretleri yaptılar. Ben işimden çok memnunum. Bana hastane günü için gereken izinler de verildi.

“Kız kardeşimi, kızımı, her şeyimi kaybettim”

SORU: Tanyeli kaybedeli bir yıl oldu. Bu bir yıl nasıl geçti?

ANNE: Kızımı, kız kardeşimi, en yakın arkadaşımı kaybettim. Eve kapandım. Bir parçam kayboldu. Evimizde sesini, gülüşünü duymuyordum. Perişan olduk. Zamanımı evde, mezarlıkta geçirirdim. Başka bir isteğim yoktu. Eşim ve doktorlar bana destek oldu. Arkadaşlardan, hastanede yardım aldım. Çocuğum için birkaç aydır toparlanmaya başladım. Çocuğum annesini böyle görmek istemezdi; çok üzülürdü.

Babası yardım için maratonlara katılıyor

SORU: Yardım kampanyaları başaltınız…

BABA: Eşimle omuz omuza verdik. Çok zor bir durum. Allah kimseye evlat acısı vermesin. Ben teselliyi, başka kanserli ailelere yardım etmede buldum. Yardım için maratonlara katılıyorum. Bu şekilde başka çocuklara ve ailelere yardım etmeyi istiyorum. Bu maratonları buraya da getirmeyi istiyorum. Her yıl dünyanın farklı yerlerinde yardım amaçlı bu maratonlar yapılıyor.

“Vakıf konusundaki temaslarımız olumlu geçti”

SORU: Sanrım vakıf kurma projeniz var. Bundan biraz söz edebilir misiniz?

ANNE: İngiltere’de bir vakıf kurmak istiyorum. Buradaki kanser hastası çocuklara ve ailesine yardım etmek isterim. İngiltere’de yardım etmek için kurulan çok vakıf var. Biz de bu vakfı neden Kıbrıs’a getirmeyelim diye düşündük. Çocuğumuz Kıbrıs’ı çok severdi. Neden buradaki ailelere yardım sağlamayalım? Burada destek var ancak yeterli değil. Biz de yardımcı olmak istiyoruz. Kızımın adına vakıf kurarak, buradaki kanser hastası çocuklara yardım etmeyi istiyoruz.

BABA: İngiltere’den yardımlar toplanabilir. Burada da balolar, sportif aktiviteler yapılabilir. Her ikisi olsa daha çok katkı olur.

SORU: Burada temaslarda bulundunuz mu?

BABA: Temaslarımız çok olumlu geçti. Düşüncelerimizi beğendiler. “Siz vakfı kurun, buraya gelin, biz yanınızdayız” dediler. Buna çok sevindik.

Vakfın adı Tanyel’s Smile olacak

SORU: Vakıf için isim düşündünüz mü?

ANNE: Tanyel’s Smile (Tanyel’lin gülüşü)… Çocuğumun gülüşü yüzünden hiç eksik olmazdı. Ölene kadar pozitifti ve devamlı gülerdi. Hayat doluydu.

 

“Çocuklarınıza ümit verin”

SORU: Tanyel bildiğimiz kadarıyla Survivor yarışmasını çok seviyordu. Survivor’a katılmak için başvurdunuz mu?

BABA: Evet, Survivor’u çok seviyordu ve sürekli “Baba sen bunları yapabilir misin” diyordu. Ben de “Yaparım ama çok zor demiştim. Onu kırmadım ve müracaat ettim. Almanya’dan telefon geldi. Umarım yakında bir şeyler olur. Kızımın hayallerinden birini gerçekleştirmiş olacağım. Böylece adını yine yaşatırız.

Ailelere de mesajları var

SORU: Kanserle tanışan, mücadele eden, çocuklarını kaybeden aileler var. Onlara ne söylemek istersiniz?

ANNE: En önemlisi çok pozitif olunmalı. Çocuklarına ümit versinler. Biz devamlı dışarı çıkıyorduk. Ünlülerle görüştü, çok sevindi. Tedavisi sırasında Kıbrıs’a tatile bile gelmiştik. Bu çocukların çok desteğe ihtiyaçları var. Ailece hep pozitif durulmalı.

BABA: Aileler hiç vazgeçmesinler. Bütün aileler birbirilerine destek olsunlar, güler yüzle pozitif dursunlar ve ümitlerini hiç yitirmesinler.

Güncelleme Tarihi: 01 Ocak 2017, 11:35
YORUM EKLE
banner140
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75

banner88

banner104