Komşumuz acı çekerken anlamak ve paylaşmak

​Dünya yüzündeki biricikliğimiz; bizi insana ve topluma karşı yabancı kılma tehlikesi de taşır. Kavgalara, savaşlara, salgınlara, açlıklara, hasta ve yalnız ruhlara karşı; uzaktaysak duyarsız, yakında isek savunmasız hale getirir.

Komşumuz acı çekerken anlamak ve paylaşmak
  • 29 Temmuz 2018, Pazar 12:45

Ayla KAHRAMAN (Psikolog)

şte bu noktada, başkalarını anlama çabamız; biricikliğimizin, diğerleriyle kuracağı bir iş birliğidir ve aynı zamanda kendi benmerkezci bakışımızdan uzaklaşmamızı gerektirir.

Başkalarını anlamak, insan olmanın en tepe değeridir. Varlığı barışın, kardeşliğin, dayanışmanın varlığıdır. Yokluğu ise savaşın, saldırganlığın, insanlığın yok oluşun habercisidir.

Başkalarını anlamak, aslında bizim insan doğamıza uygun bir çabadır; çünkü insan, ancak insanla var olandır.

Başkalarını anlamanın yolu, bize ait olan yargılardan geçici bir süre için bile olsa uzaklaşmayı başarmaktan geçer. “Ben”i bir kenara koymak ve “ötekilerin” olduğu tarafta biraz oyalanmak, ilk adımdır.

Yunan Halkının başına gelen ve büyük çoğunluğumuzu bu acıyı paylaşmaya iten nedenlerin başında insan olmamız ve insani duygudaşlığımız yatmaktadır. Bütün insanların acıları, sevinçleri, var olma gayretleri, aşkları, öfkeleri birbirine benzer. İnsanın insanı anlamak için yapacağı çok da zor bir şey değildir yani. Kendini, onun yerine koymak ve yaşadıklarını kendi aklı ve yüreğinde anlamaya çalışmak.

Ancak bazı insanlar bunu yapamıyor anlaşılan.

Yani, başkalarının yerine kendini koyamayan, duyguyu paylaşamayan, paylaşmayı bırakın; başkalarının başına geleni kendinin zaferi gibi gören insanlar var aramızda.

Sayıları da oldukça fazla veya giderek çoğalıyorlar.

Yani, şiddet çoğalıyor. Saldırganlık çoğalıyor.

Bir şekilde, insanın insanı yok etme hızı artıyor.

Bunca insan acı çekerken, onları anlamak yerine zafer çığlığı atan birileri varsa ortada ve seslerini duyurmak adına gayet rahat davranabiliyorsa ciddi bir tehlike var demektir, insanlık adına.

Bu tür insanlık dışı görüş ve duygular; bazı insanların kendilerine benzeyenler dışındakileri, artık insan değil, nesne olarak algıladıklarını göstermektedir. Yanarak can veren küçük bir çocuğun fotoğrafında bile insanı göremeyen bir zihniyet var ortada.

 


İnsanlık tarihinin kara sayfaları insan eliyle işlenen cinayetlerle, toplu katliamlarla doludur. Bu karanlık sayfaları yazan eller, insanı insan olarak algılamayı bir şekilde kaybedip; düşman ve yok edilmesi gereken nesne olarak harekete geçmişlerdir.

Bunlar yok ediciliğin, saldırganlığın, her türlü terör habercisinin sesleridir ve durdurabilmenin tek yolu başkalarını anlama becerisinin geliştirilmesidir. Düşmanca hislerin insanlık dramına dönüşmemesi için, en önemli kaynak, elbette insan ve insani değerlerdir.

 Başkalarını anlama girişimi, gerçekten değerli bir çabayı başlatır.

Kendinizi, bulunduğunuz konumu, değer yargılarınızı hatta önyargılarınızı, bazen de sizi siz yapan her şeyi, bir süre bir kenara bırakmanızı gerektirir.

Üstelik bu girişim asla yeterli değildir. Karşımızdakini anlamayı başardığımızda, nasıl tepkiler vereceğimizi bilemeyebiliriz. Çocuğumuzun, eşimizin, dostumuzun, komşumuzun, bilmediğimiz diyarlarda yaşayan tanımadığımız insanların içinde bulunduğu koşulu, duygusal durumu çözümler ve belki onların duygularını benzer olarak yaşarız.

Bununla birlikte, bazı insanlar, bir başka insana, başka bir ülkenin acı çeken halkına anlaşıldıklarını hissettirmeyi başarı ile yapamayabilir. Bu ciddi bir eksikliktir. İnsanlıktan eksikliktir. Ve aslında bir tercihtir. Kişi eksikliğini kapatmayı öğrenme yoluyla giderebilir. Gerçekten de empati dediğimiz insani değeri bazılarının öğrenmesi gerekir, bazıları bu değerle beraber dünyaya gelir.

Öğrenmeyi başaranlar; kendilerindeki eksikliği, düşmanca duygularla doldurmak yerine, insani değerleri tercih etmişlerdir.

Yani, anlamaya çalışmak, insan olmanın varoluşsal değeridir. Acılara ortak olmanın ilettiği en değerli duygu, “anlaşılıyor” olmaktır.

Anlamak ve anlaşılmak; ilişkilerdeki güvensizlik, cezalandırma arzusu, öç alma duygusu gibi zararlıları yok edecek olan insancıl girişimdir.

Hal ne olursa olsun, hepimizin başkalarını anlama becerimizi geliştirmemiz gerekiyor. Sessiz, saklı veya aşikâr kavgaların, her türlü terörün, saldırganlığın, yıkıcı öfkenin; duygusal ve sosyal yaşamımızdan uzaklaşmasının belki de tek panzehiri budur: Başkalarını anlamak.
 

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 BAF ÜLKÜ YURDU 0 0 0 0 0 0
2 BİNATLI YSK 0 0 0 0 0 0
3 CİHANGİR GSK 0 0 0 0 0 0
4 ÇETİNKAYA TSK 0 0 0 0 0 0
5 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
6 ESENTEPE KKSK 0 0 0 0 0 0
7 GENÇLİK GÜCÜ TSK 0 0 0 0 0 0
8 GİRNE HALK EVİ 0 0 0 0 0 0
9 GÖNYELİ SK 0 0 0 0 0 0
10 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 0 0 0 0 0 0
11 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
12 LEFKE TSK 0 0 0 0 0 0
13 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 0 0 0 0 0 0
14 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 0 0 0 0 0 0
15 TÜRK OCAĞI LİMASOL 0 0 0 0 0 0
16 YENİCAMİ AK 0 0 0 0 0 0
yukarı çık