Merdiven altı kürtajdan ölen kadınlar var

banner37

Sağlık Bakanlığı’nın Girne’de Acapulco Otel’de düzenlediği “Kadının Doğurganlık Hakları ve Sağlığı Çalıştayı”na katılan Adli Tıp Uzmanı Dr. Lale Tırtıl KIBRIS’a konuştu:

Merdiven altı kürtajdan ölen kadınlar var

Meyil AVCAN

KKTC Sağlık Bakanlığı’nın önceki gün Acapulco Otel’de düzenlediği Kadının Doğurganlık Hakları ve Sağlığı Çalıştayı’nda seminer veren Adli Tıp Uzmanı Dr. Lale Tırtıl, KIBRIS’a seminerin içeriğinden bahsetti.

Adli Tıp Uzmanı olan Dr. Lale Tırtıl, kadının doğurganlık haklarının Medikolegal olarak değerlendirildiğini belirterek, bunun yanı sıra kürtajla ilgili yasal düzenlemelerin arkeolojisiyle ilgili tarihsel sunum da yaptığını ifade etti.

Yaklaşık yazılı tarihin başlangıcından bugüne dek 5 bin yıllık bir dönemde bilebildiğimiz kadının doğurganlıkla ilgili yaşadıklarını ve bunların yasallaşma süreçlerini, bu yasaların neye dayandırıldıklarını, nasıl hazırlandıklarının bilgisini verdiğini söyleyen Dr. Tırtıl, günümüzde küresel anlamda kabul edilen ‘İnsan Hakları, Kadın Hakları ve Kadınların Doğurganlık Hakları’ kavramları çerçevesinde bundan sonra nasıl devam etmemiz gerektiğini anlatan bir sunum yapıldığını açıkladı.

“Erkek ve Kadın eşittir”

Adli Tıp Uzmanı olan Dr. Lale Tırtıl, 1989 yılında Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nden mezun olduğunu belirterek, 2001 yılından beri Adli Tıp Uzmanı olarak görev yaptığını, aynı zamanda Türk Tabipler Birliği ve İstanbul Tıp Odası’nın kadın, kadın sağlığı ve kadın hekimlerle ilgili uzun yıllardır çalıştığını ifade etti.

Kadın sağlığı ile ilgili yapılan yasal düzenlemelerle ilgili sürekli değişiklikler olduğunu kaydeden Tırtıl, kadınların yararı adına takip edilen, müdahil olunan tıp mesleği üzerinden kadınların yararına olan görüşlerinin ifade edildiği bir alanda çalıştığını söyledi.

Dr. Lale Tırtıl, hekimlikten önce, kadın olduğunu ve yüzyıllardır kadınların din, devlet ve hatta hekimler tarafından belirlendiklerine değinerek, Doğurganlık Hakları’ndan söz edildiği zaman erkek ve kadının eşit olduğunu, her iki bireyin de istedikleri zaman, istedikleri kadar çocuk yapma haklarına sahip olduklarını dile getirdi.

Cinsellik Hakları’nın, insanların cinselliğinin üremeye bağlı olmadığını belirttiğini vurgulayan Tırtıl, insanların sadece üremek için cinsellikle ilgilenmediğini açıkladı.

Tırtıl: Kadınlar da kendi bedenleri üzerinde hakka sahiptir

Hiçbir kadının istemediği bir gebeliğini sürdürmemesi gerektiğini ifade eden Dr. Tırtıl, kadınların kendi isteğiyle olan bir gebeliği devam ettirmek istediğini, gebeliğin aslında kadınların bir mucizesi olduğunu vurgulayarak, “Nasıl olur da bu muhteşem yetenek, din, devlet, hekimler gibi kadın dışında neredeyse çoğu erkek olan otoritelerin etkisi altında kalır?” diye sordu.

Avrupa Parlamenterler Konsey Meclisi’nin 1997 yılından bu yana kabul ettiği sözleşmede, hekimlerin hastalara nasıl davranacağını, insanlara nasıl davranılması gerektiğini anlatan çok önemli bir sözleşme olduğuna vurgu yapan Tırtıl, bu sözleşmenin en önemli maddesinin ise “Özerklik” olduğunu ifade etti.

Tırtıl, bir erkeğin alanında kendi kararlarını kendisinin vermesi gerektiğinin savunulduğu gibi, kadın için de aynı durumun söz konusu olduğunu, kadınların kendi bedenleri üzerinde hakka sahip olduklarına değinerek, kadınların kararlarında “Özerk” olduklarının altını çizdi.

‘Yaptırım’, ‘Yasa’, ‘Ceza’ ve ‘Günah’ kavramlarının, özerklikle kadın arasına giren, kadının kendi bedeniyle kendi kararı arasına giren yaptırımlar olduğunu savunan Dr. Tırtıl, hekimlerin kürtajı aslında iyi yapılmamış bir doğum kontrol sonucu olduğunu düşündüklerini belirtti.

“Merdiven altı kürtajdan ölen kadınlar var”

Hekimlerin, devlet otoritesinin, tüm insanları ergenlikten başlayarak ‘Gebelik/Doğum Kontrolü’ konusunda bilinçlendirmesi gerektiğini bunun da ergenlikten itibaren okullarda sorunlu ders olarak okutulmasıyla olabileceğini vurgulayan Dr. Lale Tırtıl, insanların kendi bedenleri üzerinde kararlarında, gerek erkek gerekse kadına engel olmaması gerektiğini kaydetti. Dr. Tırtıl, eğer istenmeyen bir gebelik söz konusu olmuşsa öncelikle kadının kararına saygı duyulması gerektiğine dikkat çekti.

Dr. Tırtıl, aksi takdirde yüzyıllardır ‘Kürtaj’ için istenildiği kadar yasak ya da günah densin, kadınların istemedikleri gebelikleri bir şekilde sona erdirdiklerinin gözlemlendiğini belirtti.

Bugün 2019 yılında bakıldığında merdiven altı kürtajdan ölen kadınlar olduğunu vurgulayan Tırtıl, sözlerini şu şekilde sonlandırdı:

“Neden? Din mi? Yasak mı? Nerede kaldı kadınların, erkeklerin, insanların kendi bedeni üzerindeki özerkliği?”

Güncelleme Tarihi: 22 Nisan 2019, 10:07
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER