banner6

Önemli bir sorun: Mükemmeliyetçilik

banner37

Önemli bir sorun: Mükemmeliyetçilik
banner150 banner151 banner143

Psk. Ayla KAHRAMAN

Mükemmeliyetçilik, psikolojide bir sorun olarak görülür.

Düşünün ki mükemmeliyetçi kişi yaptığı, yaşadığı, bulunduğu her şeyi yetersiz bulmakta ve bu eksikliğin yarattığı boşluğu daha çok çalışmakla, sorgulamakla doldurmaya gayret etmektedir.

Bu ıstırap verici durum, kendini, yaptığı işi veya ilişkisini yeterli hissedene kadar devam etmekte ve sonra yerini başka bir hedefe, duruma veya ilişkiye bırakmaktadır.

Pek çok insan, mükemmeliyetçilik ve hırs kavramlarını karıştırır. Bu nedenle mükemmeliyetçilik iyi bir şeymiş gibi algılanır. Başarı için azimli olmak gerekir ve mükemmeliyetçi biri de azimlidir. Ne yazık bu bakış açısı yanlıştır.

Mükemmeliyetçi kişi için hedef başarı olduğunda, asla kendini yeterli bulmaz. En iyisi olana ve bunu herkes destekleyene kadar çabalamak zorunda hisseder. Amaçladığını elde edemediğinde değersizlik duyguları ve kaygıları başlar.

Mükemmeliyetçilik sadece hedeflerle alakalı değildir. Sosyal yaşamla ilgili beklentilerde de mükemmeliyetçilik olabilir. Kişi arkadaşlarının kusursuz olmasını bekler. Herhangi bir yanlışa tahammül edemez.

Bu kendisi için ve özel ilişkileri için de geçerlidir. İlişkilerde sorunlar yaşanır, hatalar yapılır. Mükemmeliyetçi kişiler için bunlar dayanılmaz, azap verici ve hayal kırıklığına neden olan yaşantılardır. Altından kalkıp yola devam etmeleri çok zordur.


Bu kaygılı durum, pek çok alanda ortaya çıkabilir. Günümüzde, sosyal medyaya koyacağı profil resmi için saatler harcayan kişiler var. Veya yediğini, içtiğini kalorisine kadar yazıp, belirlediği kuralın dışına çıkmamaya direnenler var.

İşler planlandığı gibi yürümediğinde, yaşanılan öfke, değersizlik duyguları, dışlanmışlık hissi kişi için yorucu ve yıpratıcıdır.

Düşünün ki, hedeflerinize yönelik aşırı gayretiniz var ve ilişkilerinizin bundan etkilenmemesi mümkün değildir. İşinizi en mükemmel gördüğünüz şekilde yapmak için, arkadaşlarınızla buluşmaya gitmiyorsunuz. Veya kariyer hedefiniz sizi akran ilişkilerinden uzak tutuyor. Partner ilişkilerine duyduğunuz ihtiyaç aklınıza bile gelmiyor. Evliyseniz, iş o kadar ön plana geçiyor ki, ailenizin sizden beklediklerinin farkında bile olmuyorsunuz. İşte hedeflediğiniz mükemmel sonuç olmadıkça, geri kalan hiçbir şeyin anlamı veya önemi size yeterli gelmiyor.

Mükemmeliyetçilikte önemli nokta, hedefe yönelik davranışın, yaşamın diğer alanlarını ötelemesidir.

Kendinden çok şey bekleyen bu insanlar, başarısızlık hissine tahammül edemiyorlar. Başkalarının “her şey yolunda” demesi de onları etkilemiyor. Arzuladıkları, her şeyin kusursuz olmasıdır. Kusursuz olmak, en iyi olmak için çabalamak ciddi bir endişe kaynağıdır.

Mükemmeliyetçiliğin tohumları, çoğu zaman çocuklukta atılmaktadır. Başarı odaklı anne babaların da bunda payı var kuşkusuz. Ancak bazen, anne babanın doğru yaklaşımlarına rağmen, çocukta mükemmeliyetçilik davranışları gözlenebilir. Oyun oynuyor bile olsa, yenilgiyi kabul etmez. Oyunun kurallarına sıkı sıkıya sarılır ve esnekliğe aşırı tepki gösterir. Boyama kitabında, boya biraz çizginin dışına çıksa, sinirlenir, ağlar veya üzülür. Hatta sayfayı yırtıp atar.

Mükemmeliyetçilik bir sorundur ve önlemek amacı ile alınması gereken tedbirler vardır. Öncelikle, bazı yanlış inançların kişiye yaşamı boyunca eşlik etmesini önlemek gerek.

 “Çalışırsan, başarırsın, yeterince çalışırsan en iyi sen olursun.” Böyle bir enjeksiyon ile yaşayan çocuğun başarı anlayışı çok yüksek standartta olacaktır ve en iyi olmak için sürekli kendini zorlayacaktır. Bu yanlış inancın peşinde hem kendini tüketecek hem de yetişkin olduğunda, ilişkilerinde doyum, huzur ve mutluluk bulması zorlaşacaktır. Aslında mükemmeliyetçi çocuklara baktığınızda da bu yalnızlığı görebilirsiniz. Hedefteki, başarıya o kadar odaklanmışlardır ki, yarım saat sürecek bir ödeve, mükemmel olması için saatler harcarlar, oyun oynamayı akıllarına bile getirmezler.

Mükemmeliyetçilik, yaşamı bir tarafa bıraktıran, ilişkileri bozan, kişiyi yalnızlaştıran bir sorundur. Mesele, mükemmeliyetçilik tehlikesini fark etmek ve gereken önlemleri almaktır.

Bu konuya da önümüzdeki haftada değineceğim.

***


Mükemmeliyetçilik, çoğu zaman, ilk belirtilerini çocukluk çağında göstermektedir.

Dikkatli ebeveyn ve öğretmenin fark etme ihtimali olan pek çok ipucu vardır.

Örneğin, çocuk oyun oynarken eğlenmek yerine, oyunun kurallarına adapte olur. Kuralları uygulamaya ve oyunun hedefine ulaşmaya odaklanır. Arkadaşlarının veya kendisinin yaptığı hata bile saymayacağınız küçük bir yanlışlığa veya beklenmedik bir değişikliğe ani ve aşırı tepki verir.

Eğlenmek amacı ile yaptığı bir etkinliğin başarılı olup olmadığı ile ilgili ciddi endişeler yaşar. Eğlenmek ikinci planda kalır ve etkinlikte başarılı olduysa kendini iyi hisseder. Sonuç eğer beklediği gibi olmadıysa, çok üzülür.

Arkadaşları birbirleri ile iletişim kurup eğlenirken, O etkinliğe, başarmaya ve kusursuz davranmaya odaklanır. Bu farklılığı, onu arkadaşsız bırakabilir. Arkadaşlık ilişkilerini kurma becerisini geliştirmesini engelleyebilir.

Mükemmeliyetçi çocuğun, benlik değeri düşüktür. Başarılı olduğu zaman değerli hisseder ve mutluluk belirtileri gösterir. Matematikten başarılı bir not almıştır ama bir başkası daha yüksek aldıysa, bu notun onun için bir değeri yoktur.

İlgilendiği ne olursa olsun, küçük bir hataya bile tahammülü yoktur. Morali bozulur, ağlar ve kendini suçlar.

Elde ettiği başarıyı, sosyal hayatını, arkadaşlık ilişkilerini, sahip olduklarını başkalarınınki ile kıyaslar ve kendine bu kıyasla ilintili olarak değer biçer. Kendini kaybetmiş, yetersiz hissettiğinde duygusal fırtınalar yaşar.

Her insan her şeyi en iyi şekilde yapamaz. Yapmak zorunda da değildir. Ancak mükemmeliyetçi bir çocuk için bu geçerli bir düşünce değildir. Eğitim hayatında, kültürel ve sosyal gelişiminde öğretmeni veya ebeveyni yaptığı bir yanlışı düzeltmeye kalkıştığında, bunu eleştiri olarak algılar ve çok üzülür. Eksiklerini toparlamasına yardımcı olmak istediğinizde sizden ve söz konusu etkinlikten uzaklaşmak ister.

Başaramayacakları korkusu o kadar yüksektir ki; herhangi bir şeyi mükemmel yapabilme ile ilgili hayal kırıklığı yaşadılarsa, kaçarlar. Başaramayacaklarına inanıyorlarsa, gene kaçarlar.

Harcadıkları emek aşırıdır ve bunun karşılığında bekledikleri çok yüksek düzeydedir.

Yeni öğrenmelere, yeni insanlara temkinli yaklaşırlar. Yeni, onlar için ürkütücü olabilir.

Mükemmeliyetçi çocuğu tanımak çok da zor değildir. Evde, okulda, oyunda, sporda yani yaşamın her alanında bu çocuklar mükemmeliyetçilikleri ile ilgili pek çok ipucu verirler. Yetişkin olarak biz bazen ebeveyn, bazen öğretmen olarak onları izleriz. Başarma gayretleri ile yaşadıkları endişeyi gözleriz. Ne yazık çoğumuz bunu başarının gereği görürüz ve bu çocukları, bu yanlışa devam etmeleri için yüreklendiririz.

Oysa ki her çocuk, başarı söz konusu olduğunda, elinden geleni yapmaktan öteye geçmemelidir. Hayatının merkezine başarıyı koyup, kendini ve gelişimsel ihtiyaçlarını terk etmemelidir.

Bizlerin çocuklarımıza çalışkan olmayı, görev ve sorumluluklarını yerine getirmeyi öğretmek gibi bir rolümüz var elbette ama en önemli olan, gelişimsel ihtiyaçlarını giderebilmeye hazır çocuk yetiştirmektir.

Bir çocuğun, çalışma ve başarı söz konusu olduğunda yaşamdan kopmasını, kendini derslere vermesini alkışlamadan önce bir daha düşünmeliyiz.

Mükemmeliyetçilik, önüne geçilmediğinde, yetişkin dünyaya kadar yayılır. Bu süreçte gelişim ve duygusal sağlık olumsuz etkilenir. Anksiyete ve depresif bozukluklar görülebilir.

Ebeveynin ve öğretmenin, mükemmeliyetçi eğilimi fark ettiklerinde bir iş birliği içinde çocuğa yaklaşmaları çok iyi sonuç verir.

Öncelikle en iyi notu almaktan daha önemli olan değerleri ve davranışları onayladığınızda; çocuk, beklediği kabul edilmişlik ve değer görme duygularını yaşayacaktır. Sadece kendi olduğu için sevildiğini ve değerli olduğunu ona hissettirmelisiniz. İyi notlar aldığında abartılı sevinç gösterileri yerine; eğlenceli ve doyurucu ilişkilerle dolu bir gün geçirdiği için memnuniyetinizi hissettirin.

Ders notlarına vereceğiniz tepki, abartılı olmamalıdır.

Kendini başarısız hissettiğini fark ettiğinizde, bunun sadece bir sınav olduğunu, yapamadığı soruları gözden geçirmesini önerin. Böylece, bilmek; başarmanın önüne geçme fırsatı bulacaktır. Ancak, mükemmeliyetçiliğe eğilimli bir çocuğunuz varsa, eğlenceyi asla ihmal etmeyin. Onunla, kendini mutlu, neşeli, eğlenceli hissetmesini sağlayacak çocuksu düş dünyaları yaratın.

Mükemmeliyetçi çocuk, hata konusunda hassas olduğundan; ona insanların hata yaparak doğruyu bulma konusunda çaba gösterdiklerini anlatmaktan ve örnek göstermekten vaz geçmeyin.

Bir yetişkin olarak, ona örnek olmalısınız. Aşırı hırslarınız varsa, bunu çocuğunuza yansıtmayınız. Ondan çok yüksek beklentilerde bulunmayınız. Aksine onun kendini keşfetmesine yönelik memnuniyetinizi hissettiriniz.

Sakın onu başka çocuklarla kıyaslamayınız. Ailenizdeki ve yakınlarınızdaki kimseyi başkalarıyla kıyaslamayınız.

Çalışmak ve başarmak elbette önemlidir. Ama yaşamın içinde küçük birer parçadırlar sadece. Bunu ön olana çıkarmak; yaşam dengesinin bozulmasına neden olur.

Çocuk hem çalışmalı hem eğlenmeli hem de onu geliştirecek zevkli etkinlikler yapmalıdır.


 


 

YORUM EKLE
banner140
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75

banner88

banner110