banner6

Örtülü şiddet

banner37

Örtülü şiddet
banner8

Psk. Ayla KAHRAMAN
 

banner134

Fiziksel şiddete maruz kalmış kişilerde görülen örselenmeler, örtülü şiddette de görülmektedir.

Bizler, örtülü şiddeti, çoğu zaman dışarıdan anlayamayız. İşin acısı, şiddete maruz kalan kişi de bunun farkında olmayabilir.

Özellikle çift ilişkilerinde, çiftin bir eşinin öbürü üzerinde kurduğu kontrol, fark edilmeyebilir. Bu noktada şiddet, kadife eldiven giymiş bir demir yumruk gibidir.

Düşünün ki, eşini aşağılayan, insan yerine koymayan, utandıran, lakap takan, dalga geçen birine tanık oluruz. Bazılarımız bu gösterinin şiddete yönelik davranış zinciri içinde olduğunu fark ederiz. Bazılarımız ise, bu uygulamanın kontrol altında tutmanın bir yöntemi olduğunu fark etmeyiz.

Bazen şiddet uygulayıcısı, ince taktikler ile kurbanını pençesinde tutar. Öyle ki, sevecen, yardımsever, ailesine düşkün bir görüntü verir. Bırakın dışardan bakan birini, şiddete maruz kalan kişi bile yaşadıklarının anlamını fark etmeyebilir. Mesela, eşine o kadar düşkündür ki, bütün boş vakitlerini baş başa geçirmek ister. Gittiği yeri, konuştuğu kişileri, arkadaşlarını, iş ortamını didik didik eder. Bununla da kalmaz, ondan önceki geçmişini, yaşantılarını da öğrenmek ister. Partnerinden, mutluluklarının devamı için davranışlarını değiştirmesini bekler. Bu isteklerinin ve yaptırımlarının ardında, sevdiğini korumak ve onunla ilgilenmek arzusunun yattığının mesajını verir.

Herkes çok sevilmek ister ve partneri tarafından ilgi görmek hatta yüceltilmek en azından ilk zamanlar kişilerin hoşlarına gider. Zaman geçtikçe, bu ilgi, kişinin yaşamına müdahaleye kadar gider. En sevilen arkadaşlardan uzaklaşmak zorunda kalır. Bunu yapmazsa ilişkisi bozulacaktır çünkü. Kariyeri ile ilgili yatırımları değişir. Onu çok seven eşini üzmemelidir çünkü. İlişkiyi yöneten zalim mantık, sevgi, sevdiğini koruma, fedakârlık gibi değerleri araç olarak kullanmaktadır.

Bu değerlerin içindeki şiddeti kolay kolay göremezsiniz. Ancak iş işten geçtikten, sıkı sıkıya bağlandıktan veya bazen çor çocuğa karıştıktan sonra ve bir gün nefes alamayacak hale geldiğinizde, “ne oluyor” diye sorarsınız.

Artık, bağımsız kararlar alabilme özelliğiniz zayıflamıştır. Potansiyelinize göre çok basit olan bir eylemi yaparken bile yetersiz hissetmeye başlarsınız. Sürekli onun onayına ihtiyaç duyarsınız. Yaşamınızın dünü ve bugünü o kadar ortada ve yargıdadır ki, mahremiyetiniz artık yoktur. Bir noktada, kafesinden çıkmak istemeyen bir kuşa dönüşürsünüz.

Durumun ilginçliği, bu örtülü şiddetin, cinsiyeti yoktur. Kadın veya erkek, partnerine bunu uygulayabilir.

Kişinin örtülü bir şiddete maruz kaldığını anlaması çok zordur. Her şey yavaş yavaş değişir. Yaşamının kontrolünü yavaşça kaybeder. Buradaki şiddet uygulayıcısı, ağını sabırla ören bir örümcek gibidir.

Örtülü şiddet uygulayıcısı, sizi düşünür. Kontrol etme yönteminde, ihtiyaç duyduklarınızı size verme ve sizinle ilgilenme de vardır. Bu gösterinin önemli bir parçasıdır. Öyle ki, “tamam, baskıcı ve nefes aldırmıyor ama bana çok düşkün, beni çok seviyor. Bu kadarcık kusur…” diye düşünmeye eğilimli olursunuz. Her gittiğiniz yerden ona mesaj atmak zorunda kalırsınız. Çünkü o sizin için endişelenmektedir ve iyi olduğunuzu bilmeye ihtiyacı vardır.

Örtülü şiddet uygulayıcısı, siz söz konusu olduğunuzda, sabırsız, telaşlı, kıskanç, korumacı görüntüsü vermektedir. Bu özellikler, tutsağını sıkı sıkıya bağlamak için ona gereklidir. Ona danışmadan bir karar aldığınızda, size gücenecek, hayal kırıklığına düşecektir. Sizi acımasızca eleştirecektir. Sizi kendinize suçlu hissettirene ve siz oldukça uzun yoldan özürler dileyene kadar, onun sevgi ve ilgisinden mahrum kalacak, üstelik suçlu hissedeceksiniz.

Örtülü şiddet uygulayıcısı, aslında ciddi açıklar veren biridir. Örneğin, size düşkün, koruyucu ve sevecen görüntüsünün altında, sizin ihtiyaçlarınıza, ilgilerinize, düşüncelerinize ve beklentilerinize yabancıdırlar. Sizin için çok şey yapmaya çalışırlar ama bunları dikkate almazlar. Ona kendiniz anlatmaya kalkıştığınızda ise, gücenirler, sizi nankörlükle suçlarlar.

Örtülü şiddete maruz kalan kişinin de en başta fark ettiği ama sevildiği ve mutlu olduğu için sabır gösterdiği davranışlar vardır.Kişi sadece bunları kenara itmiş ve görmezlikten gelmiştir.

Örtülü şiddetin bir kurbanı olmamak için, ilişkideki en yumuşak yaptırımı bile kenara atmamak gerekmektedir. Örneğin, işinizle, ailenizle, dostlarınızla ilgili kararları ona bıraktığınız noktayı idrak etmelisiniz. Bu duruma nasıl geldiniz, yüzleşmelisiniz. Şefkat ve koruma diye yorumladığınız baskıcı davranışları da bir kenara itmeyiniz. Siz, bakıma, korunmaya muhtaç bir yeni doğan değilsiniz.

Örtülü şiddete maruz kalmak, kişinin duygusal bütünlüğüne oldukça fazla zarar verir. Benlik saygısı incindiği gibi, depresyon ve kaygı bozuklukları da kişinin hayatını tehdit eder. Kişi yalnızlık ve değersizlik duygularının artacağı korkusu ile son noktaya kadar, ilişkisini sürdürmeye gayret eder.


 

YORUM EKLE
banner140
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75

banner88

banner104