banner6

Panik atağın 9 belirtisine dikkat!

banner37

Panik atak, fiziksel korku hislerine neden olan kısa bir yoğun kaygı dönemi olarak görülüyor. Peki panik atağın bedensel, fizyolojik etkileri neler ve tedavi yöntemleri nasıl? İşte yanıtları...

Panik atağın 9 belirtisine dikkat!
banner150 banner151 banner143

Panik atak, ani ve düzenli olarak bir panik ya da korku hissinin etkisi altında kalınan bir anksiyete bozukluğudur. Bunlar, hızlı bir kalp atışı, nefes darlığı, baş dönmesi, titreme ve kas gerginliği gibi şikayetleri içerebiliyor. Panik ataklar sıklıkla ve beklenmedik bir şekilde meydana gelebiliyor ve çoğu zaman herhangi bir dış tehditle ilgili olmuyor.

Panik atak hakkında bilinmesi gerekenleri Uz. Dr. Seda Yavuz anlattı.

HER PANİK ATAK GEÇİREN PANİK BOZUKLUK HASTASI OLMUYOR

Panik atak aniden ortaya çıkan ve zaman zaman ön görülemeyen şekilde tekrarlayan, kişiyi dehşet içinde bırakan yoğun sıkıntı ya da korku nöbetleridir.

Kişiler bu nöbetleri çoğu zaman 'kriz' olarak adlandırır. Her panik atak geçiren kişi panik bozukluk hastası değildir. Yaşam boyu en az bir panik atak geçirme olasılığı yüzde 10 olarak bulunmuştur. Panik atak pek çok ruhsal hastalıkta ortaya çıkabilir. Panik bozukluk kendiliğinden ve beklenmedik panik ataklarla giden bir kaygı bozukluğudur.

PANİK ATAK KONUSUNDA RİSK GRUBUNDA OLABİLİRSİNİZ

Kimler risk grubunda?

-Birinci derece akrabalarında panik bozukluk ya da başka anksiyete bozukluğu olanlar.

-Sıkıntılı, telaşlı, aceleci, mükemmeliyetçi kişilik özellikleri olanlar
-Alkol ya da başka bağımlılık yapan maddelere yatkınlığı olan veya bağımlılığı olanlar
-Geçmişinde panik atak, sosyal fobi veya diğer anksiyete bozukluklarından biri ya da depresyon geçirmiş olan kişiler
-Sürekli baskı altında olanlar
-Düşünce ve duygularını yeterince dışarıya yansıtmayan isteklerini sürekli bastıran kişiler

-Kaçıngan kişilik yapısına sahip olanlar
-Aşırı hırslı, başarı odaklı, başarısızlıklarda kendini suçlayan bir yapıya sahip olan kişiler

PANİK ATAĞIN BEDENSEL VE FİZYOLOJİK BELİRTİLERİ

-Çarpıntı, kalp atımlarını hissetme ya da kalp atım hızında artma

-Terleme, titreme, kan basıncının yükselmesi

-Soluk alamıyor boğuluyor duygusu, solunumun sıkışması

-Uyuşma ya da karıncalanma hissi

-Göğüs ağrısı ya da göğüste sıkışma hissi

-Bulantı ya da karın ağrısı

-Baş dönmesi, sersemlik hissi bayılacakmış gibi olma

-Kendini ya da çevreyi değişmiş veya farklı algılama

-Üşüme, sıcak soğuk basmaları, sık idrara çıkma

BELİRTİLERİN VARLIĞINA GÖRE TEŞHİS KONUYOR

Panik atakların ne zaman nerede geleceği belli olmaz ve baskın belirtiler kişiden kişiye değişebilir. Yukarıda sayılan belirtilerle birlikte hemen her zaman bir ölüm korkusu, kontrolünü kaybetme ya da çıldırma korkusu vardır.

Kişi bir kez panik atak geçirdikten sonra, yeni bir panik atak geçireceğine ilişkin sürekli bir korku duyar, buna beklenti anksiyetesi denir. Bu tanı koymak için önemli bir belirtidir. Bu belirtiler bir dış tehlikenin olamadığı ortamlarda en az altı aydır varsa ve kişinin günlük yaşantısını etkiliyorsa hastalık tanısı konabilir ve bir uzmanla mutlaka görüşülmelidir.

PANİK ATAK TEDAVİSİ 2 AŞAMADA UYGULANIYOR

Panik bozukluğun, bilimsel çalışmalarla kanıtlanmış iki türlü tedavisi var:

1-İlaç tedavisi:

Tedavide, beyindeki sinir hücrelerinin yolunda gitmeyen hormon faaliyetlerini düzelterek atakları önleyen ilaçlar kullanılıyor. Bu hastalığın tedavisinde kullanılan ve etkinliği kanıtlanmış çok sayıda ilaç bulunuyor. Doktor kontrolünde ilaçların dozu ve süresi belirlenir.

2-Bilişsel davranışçı tedavi:

Bu terapi yöntemiyle kişinin bilişsel yapısı yeniden inşa edilir ve aslında olağan bir takım panik atak belirtileri hakkındaki yanlış bilgi ve inançlarının düzeltilmesi sağlanır. Kişinin, bu belirtilerle korkmadan baş edebilmesinin öğretilmesi amaçlanır. Diğer bir yandan davranışsal bir takım müdahaleler ile panik atak geleceğinden korktuğu için tek başına bulunmaktan kaçındığı yer ve durumlarla aşamalı bir şekilde tekrar tekrar karşılaştırılması, bu sayede korkularını yenmesi amaçlanır.

Bu tedavide doktor hastasına, korku ve panik nedeniyle yapmaktan kaçındığı etkinlikleri (kapalı ya da kalabalık yerlerde bulunma, yalnız başına sokağa çıkma gibi) bir plan dahilinde en basitlerinden başlayarak, üstüne giderek alıştırma uygulamaları yaptırılır. Artan sürelerle yapılan bu alıştırmalarla başına olumsuz bir şey gelmediğini gören hastanın güven duygusu artar.

YORUM EKLE
banner140
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75

banner88

banner110