banner6

Sadece anne değil, kadın olmak

banner37

18. yüzyılın yazar ve filozofu Mary Wollstonecraft'a göre; zihnin sakinleşmesine sağlam bir amaç -ruhun akıl gözünü dikebileceği bir amaç- kadar yardımcı olan başka bir şey yoktur

Sadece anne değil, kadın olmak
banner150 banner150 banner151 banner143

Psikolog Ayla KAHRAMAN

20. yüzyılın filozof ve yazarı Simone de Beauvoir ise, anlam ve amaç üstünde durur.

Anlam ve amaç bulmak; sahici bir yaşam sürmenin şartıdır.

Amaç bir hedeftir.

Anlam ise, kendi yaşamınızı süregelen anlamda nasıl yorumladığınızla ilgilidir. Kişiseldir.

Amacınız yoksa, anlamların daha az faydası olur.

Varoluşçu psikolog Rollo May, "yaşamla başa çıkabilmek için, anksiyete, yalnızlık, seçme ve sorumluluk gibi konularla başa çıkmalıyız" der.

İnsanlığın bu evrensel sorunları, kadını bütün diğer rolleriyle karşı karşıya bırakır. En başta annelik rolü, kadını can evinden vurur.

Annelik; kadının, kadınlığını duygusal hapishanelere kapatmasına neden olacak kadar güçlü, eski bir olgudur, duygudur, tarihtir, gelecektir.

Annelik; kadının gönüllü tutsaklığıdır.

Annelik kadının kendi seçimi ve sorumluluk duygusuyla tüm insanlığı ve onun geleceğini kucaklayan bir yüce gönüllülüktür.

Kadın, her şeyden önce, öznedir..

Asırlar boyunca, indirgenmek istediği rollere rağmen, kadın bir şekilde, öznelliğini koruyabilmiş, geliştirebilmiştir.

Önce kadın olmak, diğer rolleri de besleyen bir kaynaktır.

Anne, evlat, eş, dost rollerini şekillendiren kaynak; kadınlık olmalıdır.

Kadınlığın geriye itildiği her türlü rol; kadını nesneleştirmekten başka işe yaramaz.

Kadını nesneleştirmek, "şey" niteliği vermek; onu eksiltmektir. Nesne; mutluluğu, neşeyi, acıyı, hüznü, aşkı eksik yaşar...

İşte o zaman, kadın; "her eve lazım" biri olarak, yapıştırıcı bir zamk olarak yığınla gereksiz donanımın altında kalır.

Gereksiz donanımlar, gereksiz gölgelerdirler…

Kadının kendini tanımadan önce; dünyayı tanıması, uyum gösterme çabası; asla yeterli olmaz..Doğru yoldadır belki ama, gideceği yere bir türlü varamaz.. Bu nedenle, kadın, kendine bakmalıdır.

Kendine bakmak ne demek?

Kendini duyumsamak, ihtiyaç ve isteklerinin farkında olmak demektir.

Bunu yaparken, ona asırlardır giydirilen rollerini bir kenara bırakarak, varoluşsal kaynaklarını tanımak demektir.

Kadın önce kendini, imkan ve yeterliliklerini tanımalıdır.

Ancak o zaman, kadın, kendini anlama, yaşamına amacı ve anlamı katma konusunda; kendini özgür bırakabilir.

Kendine bakmak, düşünmeye ve kendini dinlemeye fırsat vermek demektir.
 


İşte o zaman kadın, çarelerin, imkanların tükendiği noktada; yığınla seçeneğin, önünde durduğunu görebilir.

 

Güncelleme Tarihi: 28 Mayıs 2017, 13:19
banner343
YORUM EKLE
banner140
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75

banner88

banner110