Sağlıkta kaos büyüyecek!

banner37

Eski sağlık bakanları, sağlıkta ikinci iş yasağı ve geçiş dönemiyle ilgili uygulamayı KIBRIS’a değerlendirdi.

banner87
Sağlıkta kaos büyüyecek!
banner90
banner8

Emine DAVUT YİTMEN

Sağlıkta ikinci yasağı ve geçiş dönemi ile ilgili olarak yaşananlar, eski sağlık bakanları tarafından doğru bulunmadı ve bununla, sağlık sisteminin düzelmeyeceği, tam tersine sağlıkta kaosun daha da artacağı belirtildi.

Sağlıkta yaşanan son gelişmeleri eski sağlık bakanları KIBRIS’a değerlendirdi.

Gülsen Bozkurt, uygulamanın içerideki ve dışarıdaki hekimleri karşı karşıya getirdiğini, hastanedeki hekimleri fiziki altyapıları eksik hastanelere kapatmakla sistemin düzelmesinin mümkün olmadığını, sistemin düzelmesi için Sağlık Bakanlığı’nın doğru dürüst bürokratik bir kadro ve geniş bir vizyonla tüm konuları değerlendirmesi gerektiğini söyledi.

Salih İzbul, sağlık alanında şu anda yaşanan kaosun geleceğini çok önceden öngördüklerini, bakan olduğu dönemde bu konuyla ilgili ciddi tedbirler almak için uğraştıklarını belirterek, şu anda hastanedeki tüm hekimlerin huzursuz olduğunu, yeni yapılan tüzüğün de uygun bir tüzük olmadığını kaydetti.

Ahmet Gulle, sağlık reformunun çok bütünlüklü bir olay olduğunu ve öncelikle altyapısının hazırlanması gerektiğini ifade ederek, şu anda yapılamaya çalışılanın sağlık reformu ile bir alakası olmadığını, Genel Sağlık Sigortası boyutunun tamamen ortadan kaldırıldığını vurguladı

Nuri Gökşin, sağlıktaki yeni durumun, gerekli ön tedbirler ele alınarak uygulanabileceğini söyleyerek, sıkıntılar olabileceğini ancak bunlarla ilgili tedbirlerin bakanlık tarafından alınmış olabileceği yönündeki düşüncesini paylaştı.

Ahmet Kaşif, sağlıkta kaosa meydan verilmemesi gerektiğini söyleyerek, hem kamu hekimlerini, hem de serbest çalışan hekimleri aklı selime davet edip, anayasa ve yasalara uygun şekilde orta yolun bulunmasının önemini ortaya koydu.

Bozkurt: Bu uygulama ile sağlık sistemi düzelmez

Gülsen Bozkurt, bugün yapılmaya çalışılan uygulama ile sağlık sisteminin düzelmeyeceğini söyledi. Bozkurt,  sağlıkta yapılacak köklü değişimlerin daha önceden uygulanması halinde bu durumların yaşanmayacağına dikkat çekerek, 2000 yılında hazırlanan Sağlık Master Planı’yla,  ülkedeki tüm hekimlerin sisteme entegrasyonunun sağlanmasının hedeflendiğini anlattı.

Bozkurt, çok sığ bir şekilde içerideki ve dışarıdaki hekimleri karşı karşıya getirerek ve hastanedeki hekimleri bugünkü kısıtlı imkanlara, fiziki altyapıları eksik hastanelere kapatmakla sistemin düzelmesinin mümkün olmadığının altını çizdi.

Sağlığa ayrılan bütçenin de günden güne azaldığını belirten Bozkurt, “Bu siyaseten yapılan bilinçli bir çaba mıdır bilmiyorum ama bana öyle geliyor. Bunun anlamı, ‘kamu sağlığından kıs, özeli teşvik et’ demektir.

Geçmişte yurtdışına bir sürü borçlanıldığını, bugün de özel hastanelere borçlar ödendiğini ifade eden Bozkurt, “Buna karşılık hastaneye çivi çakılmıyor. İhtiyaç duyulan insan yatırımı yapılmıyor. Anketler, insanların kalpten ve kanserden öldüğünü gösteriyor. Kardiyoloji’de yetişmiş 4-5 kardiyologa bir masa bile temin etmeyerek, 3-5 kuruşa çalıştırarak, kadro yaratmayarak hastaneyi terk etmelerini sağladık. Onkolojide, tek bir dahiliyecinin sırtına, yüzlerce insanın tedavisini yükledik. Böyle bir sistem olamaz” dedi.

Bozkurt, bu durumun sorumluluğunun, Sağlık Bakanlığı ve hükümetlere ait olduğunu vurgulayarak, “Yıllardır her gelen kendince bir şey yapmaya çabaladı, hiçbir şey de yapmadı ve bu hale geldi. Serbest çalışan hekimlerin çıkışını son derece gereksiz ve yersiz buluyorum. Eğri oturup, doğru konuşalım. Bu ülkede herkes ikinci iş yaparak geçiniyor. Örneğin kardiyologlar sabah geliyor ve oturmadan, koşuşturarak çalışıyorlar. Siz bu insanlara ek mesai veremiyorsunuz, maaşları zaten düşük. Doktorları içeri kapatmakla sistem katiyen düzelmez” diye konuştu.

Sistemin düzelmesi için Sağlık Bakanlığı’nın doğru dürüst bürokratik bir kadro ve geniş bir vizyonla tüm konuları değerlendirmesi gerektiğini ifade ederek şöyle devam etti:

“Hazırlanmış planlar var. Rifat Atun, sağlık sistemi ile ilgili çalışma yapıp, bakanların önüne koymuştu. Hiçbiri bunu hayata geçirmedi. Bunu, Türkiye eski Sağlık Bakanı Recep Akdağ zamanında gelip almış ve Türkiye’de adım adım hayata geçti. Aile hekimliği kuruldu, Genel Sağlık Sigortası oluşturuldu, birçok yeni hastaneler yapıldı. Özel hastaneler de buna paralel gelişti.  Burada sorumlu olan, bir türlü sistemi kuramayan en tepedeki kurumlardır. Bunu kimse itiraf etmiyor. Sistemi düzeltmek için hereksin bildiğini ortaya koyması lazım. Kamu hastanelerinin güçlenmesi gerekiyor. Bunun için elimden gelen katkıyı her zaman yapmaya hazırım.”

İzbul: Kaos daha da büyüyecek

Salih İzbul, sağlık alanında şu anda yaşanan kaosun geleceğini çok önceden öngördüklerini söyledi. İzbul, bakan olduğu dönemde bu konuyla ilgili ciddi tedbirler almak için uğraştıklarını belirterek, “Sağlıkta bir sistem olması lazım. Bunu da Genel Sağlık Sigortası sistemi olarak belirlemiştik. Bununla ilgili yasalar geçirilecek, uygulamalar başlayacak ve bir geçiş dönemi olacaktı. Bu geçiş döneminin sonunda da hekimlerden hastanede veya özelde çalışması istenecekti” dedi.

İktidar değişikliğinden sonra yaklaşık 1,5 yıl içinde uygulamada hiçbir şey yapılmadığını ifade eden İzbul, “Döner Sermaye Yasası da şu anda gündemde değil. O yasa muhtemelen geçmeyecek, çünkü yasalara, anayasaya aykırı maddeleri var. Bu kaos daha da büyüyeceğe benziyor” diye konuştu.

İzbul, şu anda hastanedeki tüm hekimlerin huzursuz olduğunu, yeni yapılan tüzüğün de uygun bir tüzük olmadığını kaydetti.

Yasada yer alan özel hasta bakma hakkının hekimlere verilmesi ve altyapı çalışmalarının da bir an önce tamamlanması gerektiğini dile getiren İzbul, “günü kurtarırım düşüncesiyle idare edilmeye” çalışıldığını ve herkesin mağdur duruma düştüğünü kaydetti.

Gulle: Şu anda yapılmaya çalışılanın sağlık reformu ile alakası yoktur

Ahmet Gulle, sağlık reformunun çok bütünlüklü bir olay olduğunu ve öncelikle altyapısının hazırlanması gerektiğini söyledi.

Gulle,  sağlık reformunun içerisinde Genel Sağlık Sigortası ve Döner Sermaye’nin de olduğunu anlatarak, “Elbette ki hekimlerin kamuda ve özelde ayrılması da vardı. Ancak şu anda yapılmaya çalışılanın sağlık reformu ile bir alakası yoktur. Genel Sağlık Sigortası boyutunu tamamen ortadan kaldırmışlardır. Nasıl idame ettirileceği belli olmayan bir Döner Sermaye Yasası çıkarılmıştır. Bu arada bu geçen süreçte kamu hastanelerimiz de bu yeni uygulama için gerekli düzenlemeleri yapmamıştır. Bunlardan dolayı her yönüyle, her boyutuyla kaotik bir durum vardır ve sıkıntılıdır” dedi.

Sadece hekimleri suçlamanın doğru olmadığına işaret eden Gulle, “Bütünlüklü bir olay vardır. Bu bütünlüklü olayın zemininin hazırlanması gerekiyordu. Hazır olunmayan bir yapıyla bu işi çözmeye çalışmak, gerçekten zor ve sıkıntılıdır” diye konuştu.

Kaşif: Sağlıkta kaosa meydan verilmemeli

Ahmet Kaşif, sağlıkta kaosa meydan verilmemesi gerektiğini söyleyerek,  hem kamu hekimlerini, hem de serbest çalışan hekimleri aklı selime davet etti.

Kaşif, ülke insanının sağlığının, içsel sorunlarla boğuşmadan, orta yolu bularak, anayasa ve yasalara uygun şekilde çözülmesi gerektiğinden söz ederek, “Bu nedenle herkes biraya gelip konuşmalı. Her gelip geçen bakan bir şeyler yapmaya çalıştı. Bir değişim yaşanıyor. Yargının kararı var. Bu karar doğrultusunda çıkış yolları bulunmalı. Geçiş döneminde elbette sıkıntılar olacaktır. Bunları asgariye indirerek, halkın sağlıktan alacağı hizmetin de gerisine düşmeyecek şekilde yolların birlikte üretilmesi gerekiyor” dedi.

 

Güncelleme Tarihi: 03 Ağustos 2017, 08:53
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner75