Tıp-İş ülke genelinde eylem başlattı

banner37

Kamu hekimlerinin örgütlü olduğu Tıp-İş, ülke genelindeki hastane ve sağlık merkezlerinde eylem başlattı. Acil serviste ve servislerde yatan hastalar dışındakilere hizmet vermeme, acil ameliyatlar dışında ameliyat yapmama kararı alan sendikanın eylemi nedeniyle Sağlık Kurulu toplantıları da yapılmıyor.

Tıp-İş ülke genelinde eylem başlattı
banner90
banner8

Tıp-İş Başkanı Sıla Usar İncirli, Tıp-İş üyesi hekimlerin eylem süresince özel klinik ve muayenehanelerde de hasta görmeyeceğini açıkladı. İncirli, taleplerinin karşılanması yönünde gerçek bir ilerleme görmezlerse eylemlerinin artarak süreceğini söyledi.

Tıp-İş’in eylem kararı çerçevesinde bu sabah saat 09.00’da Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’nde basın açıklaması yapıldı. Aynı şekilde saat 10.00’da Girne Dr. Akçiçek Hastanesi ve Cengiz Topel Hastanesi’nde, saat 11.00’de ise Gazimağusa Devlet Hastanesi’nde basın açıklaması yapılacak.

Gazimağusa Devlet Hastanesi’nde görevli hekimler, bugün saat 11.15 sıralarında hastane önünde toplanarak pankart açtılar. Tıp-İş Başkanı Sıla Usar İncirli de, bir basın açıklaması okudu.

Pankartlarda “Hekim Yasası Hakkımız”, “Göç Yasasına Son”, “Taşeron Hekimliğe Hayır”, “Solunum Cihazına Yok, Mercedes’e Var”, “Patronlara Değil Halka Hizmet”, “Sağlık Özelleştirilemez” ifadeleri dikkat çekti.

 

Sadece acil hastalara müdahale edilecek

Hekimler de hastane önüne çıkarak, “Patronlara Değil, Halka Hizmet” “Taşeron Hekimliğe Hayır”, “Koltuklar Gider, Doktorlar Kalır” gibi dövizler taşıyarak eyleme destek verdi.

Usar, eylem nedeniyle acil olmayan hiçbir hastanın ameliyat edilmeyeceğini, acil olmayan hiçbir hastanın muayene ve tedavi de edilemeyeceğini açıkladı.

Hekimlerin eylem süresince hastanelerde olacağını da kaydeden Usar, “Acil servislerdeki hekim arkadaşlarımıza, ‘gerçek acil hastalar konusunda destek vereceğiz” ifadesine yer verdi.

Sıla Usar, Tıp-İş’e üye hekimlerin özel klinik ve muayenelerde hasta görmeyeceğini de açıkladı.

Hükümet edenlerin söz ve vaat vermekten başka şey yapmadığını, zamana oynadığını savunan Usar, “Zaman doldu. Gerçek bir ilerleme görmek istiyoruz. Hekimlerin özlük haklarının yeniden düzenleneceği Hekim Yasası ve sağlığa yatırım yapılmasını istiyoruz. Gerçek bir ilerleme gördüğümüz andan itibaren eylemleri askıya almaya hazırız” şeklinde konuştu.

“Neyin acil olduğunu, neyin olmadığını biliyoruz”

Hekimlerin hangi hastaya acil müdahale gerektiğini, hangisine gerekmediğini bildiğini de vurgulayan Sıla Usar, “Şu an Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’nin ameliyathanesinde genç bir hastaya böbrek nakli yapılıyor. Biz neyin acil olduğunu, neyin olmadığını biliyoruz” şeklinde konuştu.

Açıklamasında hükümetin sağlıkla ilgili politikalarını eleştiren Tıp-İş Başkanı Usar, “Devlet en zor anlarda hastaları ve hekimleri yalnız bırakıyor” dedi.

“Fiyakalı makam arabaları hayat kurtarmaz. bir araba fiyatıyla 3 solunum cihazı alınabilirdi”

“Hastanelerde solunum cihazları yok. Ben artık bunu söylemekten yoruldum” şeklinde konuşan Usar, “Onlarca makam arabası alındı, oysa bir araba fiyatıyla 3 solunum cihazı alınabilirdi. Bu hastaneler solunum cihazı beklerken, siz fiyakalı arabalarda olmayı nasıl hazmediyorsunuz?” ifadesine yer verdi.

“Artık bahane duymak istemiyoruz”

Hastanelerde bozulan hiçbir cihazın tamir edilmediğini, ‘parçası gelmedi, garanti anlaşması yapılmadı, cihazı tamir edecek teknisyen yok’ gibi sürekli bahaneler üretildiğini savunan Sıla Usar, “Bahaneler, bir yürek durduğunda onu çalıştıramaz, bir çocuk acı çektiğinde acısını dindiremez. Fiyakalı arabalar hayat kurtarmaz. Biz artık bahane duymak istemiyoruz. İnsanlar da bunlara itibar etmesin” dedi.

Gazimağusa Devlet Hastanesi’nde eko, Girne Akçiçek Hastanesi’nde ultrason, Cengiz Topel Hastanesi’nde kan gazı ve insanların gözünü ışıkla buluşturan FAKO cihazı olmadığını belirten Usar, “Laboratuvarlarda malzeme, ameliyathanelerinizde alet yok. Hastanelerde antibiyotiğiniz, ateş düşürücünüz yok” şeklinde konuştu.

“Yurttaş bugün iyi sağlık hizmeti alamıyorsa suçlusu o koltuklarda oturan efendilerdir”

Bu ülkede hem sağlığın hem de hekimlik mesleğinin kötü idarelerin elinde yıllardır hırpalandığını, artan nüfusa rağmen sağlığa ayrılan bütçenin daraltıldığını söyleyen Usar, “Hekimler büyük bir mücadeleye girdi. Biz insan hayatını tehlikeye atan eylemler yapmak istemiyoruz ama idare de gereğini yapmalı. Yurttaş bugün iyi sağlık hizmeti alamıyorsa, suçlusu ne hekimdir ne de hastalar. Suçlu o koltuklarda oturan efendilerdir” dedi.

Tüm siyasi partilerin programlarına, hekim özlük haklarını iyileştirmeyi ve tam gün sağlık hizmetini koyduğunu da belirten Usar, “O koltuklara oturulduğunda ne oluyor da sözler unutuluyor, bilmiyorum” ifadesine yer verdi.

banner134
“Kamuda çalışan insanların yüzde 50’den fazlası dinlenme saatinde de çalışmak zorunda bırakılıyor”

Konuşmasında kamu maaşlarını düzenleyen ve “Göç Yasası” olarak da nitelendirilen 47/2010 sayılı yasaya da işaret eden Usar, şunu da ekledi:

“Kamuda çalışan insanların yüzde 50’den fazlası dinlenme saatinde de çalışmak zorunda bırakılıyor. Şimdi burada çalışan mı suçludur, insanları bu şekilde çalışmak zorunda bırakan idare mi? Başbakan çıkıp açıklasın yüzde kaç kamu görevlisi dinlenme saatinde de çalışmak zorunda kalıyor?  Bu efendiler çıkıp insanlara, ‘refah bizim ve küçük gruplarımızın, yoksulluk da halkın’ demeli.”

“Bizim kitabımızda kendi meslektaşlarımıza saldırmak yok”

40’ıncı kuruluş yılını kutlayan Tıp-İş’in her zaman tam gün sağlık hizmetini savunduğunu da kaydeden Usar, şunları söyledi:

“Efendilerin dediği gibi bu eylemler ikinci iş için yapılmıyor. Bunu daha kaç kere daha söylemek zorunda kalacağız? Biz özlük haklarımızın verildiği tam gün sağlık hizmeti ve gerçek hastaneler istiyoruz.

Meslektaşlarını karalamayı kendine iş edinen şaibeli birkaç meslektaşımız da var ama boşuna uğraşmasınlar, bizim kitabımızda kendi meslektaşlarımıza saldırmak yok. Bizim verdiğimiz emek mücadelesini birçok serbest çalışan hekim selamlıyor, biliyoruz.”

“Mahkeme kararları, yurttaşları içinde ilaç bile bulunmayan hastanelere mahkum edin mi diyor?”

TIP-İŞ Başkanı Usar, konuşmasının devamında şunları kaydetti:

“Mahkeme kararları diyorlar...ben de soruyorum. Bu mahkeme kararları yurttaşları ve hekimleri alt yapısı eksik, fiziki koşulları yetersiz, içinde ilaç bile bulunmayan hastanelere mahkum, hekimlere düşük maaş verin diye mi emrediyor?”

Usar, konuşmasını Tevfik Fikret’in “Han-ı Yağma” şiirini okuyarak tamamladı.

İncirli: Sağlık kötü idarecilerin elinde giderek hırpalanıyor

Tıp-İş Başkanı Sıla Usar İncirli basın açıklamasında, sağlığın ülkede kötü idarecilerin elinde giderek hırpalandığını ileri sürerek, hükümetlerin sağlık bütçesini giderek daralttığını, devletin hastaları ve hekimleri en zor anlarında yalnız ve çaresiz bıraktığını iddia etti.

Hükümetin, hastaneleri hekimsiz bırakmak için kolları sıvadığını savunan İncirli,  “Hastaneler halkındır,  ve hekimlerin yeri hastanelerdir. Hastaneler bizlerin evidir” dedi.

İncirli, toplumun en zor yıllarında liderlik yapmış hekimlere özlük haklarının verilmediğini, çalışma koşullarının giderek zorlaştırıldığını, eğitim haklarından yoksun bırakıldığını iddia etti.

Devletin en zor anlarında hekimleri ve hastaları yalnız bıraktığını ve solunum cihazı almadığını ileri sürerek; “Onlarca makam arabası alındı, bir araba fiyatıyla 3 solunum cihazı alınabilirdi, fiyakalı arabalar hayat kurtarmaz. Solunum cihazları ve hekimler hayat kurtarır” diye konuştu.

Hastanelerin hekimsiz bırakılmaya çalışıldığını iddia eden İncirli,  yıllarca hekimlere hak ettikleri maaşların verilmediğini, mesai saatlerinden sonra çalışmalarına göz yumulduğunu,  şimdi de mesai sonrası çalışmalarının yasadışı olduğunun söylendiğini kaydetti.

İncirli, kamu çalışanlarının yüzde 50’sinden fazlasının mesai sonrası dinlenme saatlerinde hayatlarını  idame ettirmek için çalışmak zorunda bırakıldığını, bunun sebebinin ise “göç yasası” olduğunu ileri sürdü.
Tıp-İş Başkanı Sıla Usar İncirli, hükümetin sağlığa yatırım yapmayarak, hastaneleri çökerterek, sağlığı özelleştirmeye çalıştığını da iddia etti.

İncirli, sağlığın sosyal devletin vermesi gereken bir hizmet olduğunu, özelleştirilemeyeceğini vurguladı.

Hekimlere yaraşır bir yasa istediklerini söyleyen İncirli, hekimlerin hiçbir zaman ikinci iş peşinde olmadıklarını ifade etti.

İncirli, insanların sağlığı için, hastanelerin hekimsiz kalmaması için eylem yaptıklarını vurgulayarak, ülke genelinde acil olanlar dışında poliklinik ve ameliyat hizmetlerinin verilmeyeceğini hatırlattı.

Tıp-İş Başkanı Sıla Usar İncirli, eylemin devam ettiği saatlerde Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’nde böbrek nakli ameliyatının gerçekleştirilmekte olduğunu da açıkladı.

Mahkeme kararlarına saygılı olduklarını söyleyen İncirli, “Mahkemeler yurttaşları, hekimleri, altyapısı eksik, fiziki koşulları yetersiz, içinde ilaç bile bulunmayan hastanelere mahkum edin demiyor” dedi.

 

Güncelleme Tarihi: 08 Mayıs 2017, 11:03
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner75