banner6

Uyku bozukluklarının sağlığımız üzerindeki bozucu etkisi

banner37

Uyku bozukluklarının sağlığımız üzerindeki bozucu etkisi
banner8

Psk. Ayla KAHRAMAN
 

banner134

Uyku bozukluğu, bedenimizin ihtiyaç duyduğu uykuyu almamızı engelleyen, kendi içinde birçok çeşidi olan bir sorundur.

Gündelik hayatın sağlıklı duygusal ve bedensel dinamiklerle devamı için, sağlıklı bir uyku gereklidir.

Uyku bozukluğunuz varsa, bu bir sorundur ve çözülmesi gerekir.

Bazı uyku bozukluklarında, gece ve gündüz birbirine karışır. Kişi ayakta uyuyacak gibi bir uyku ihtiyacı içindedir ama uykusu onu dinlendirmez, yeni güne hazırlamaz. Uyku sürecinde beden kendini yeniler. Bellek gibi yapılar düzenlenir. Uyku bozukluğu olan kişi bunlardan yoksundur. Yorgun, dikkatsiz ve unutkan haldedir.

Olması gereken, sağlıklı bir uyku sürecinin kişiyi sonraki güne hazırlamasıdır. Öğrenmeyi ve belleği aktif halde tutmasıdır. Bu durumda kişi sağlıklı ve dinçtir.

Her uykusuzluk deneyimi, uyku bozukluğuna işaret etmez. Fazla kafein veya stres ile yüklü bir günün ardından uykusuzluk yaşanılabilir; ancak haftanın en az üç gecesini uykusuz geçiriyorsanız, kabuslarla dolu uykudan yorgun ve kaygılı uyanıyorsanız, uykusuzluğunuz gündüz uyuklamaya, performans düşüklüğüne neden oluyorsa, uzun vadede depresif hissediyorsanız, sıklıkla unutuyor ve dalgınlaşıyorsanız uyku bozukluğu yaşadığınız söylenebilir.

Her insanın doğal bir biyolojik saati vardır. Bu doğal saat, güne, geceye, mevsimlere göre çalışır; uyku, uyanıklık, beslenme, aktif çalışma, dinlenme gibi süreçlerle yakından ilgilidir. Saat bozulduğunda, yaşamın sağlıklı akışı da bozulur. Özellikle uyku ihtiyacı, bundan çok etkilenir. Uyumanız gereken saatte bir türlü uykuya dalamazsınız veya derin uykuda iken bir anda uyanıp sabaha kadar uyuyamazsınız. Veya alakasız saatlerde uykunuz gelir. Bahsettiğimiz, farklı saat dilimlerinde yaşayan bir ülkeye konuk olduğunuzda yaşadığınız durum değildir. Bu tarz bir değişikliğin yarattığı sorun, beklenen bir durumdur ve birkaç gün içinde her şey yoluna girer. Vardiyalı çalışan, nöbet tutan insanlar da geçici uyku sorunu yaşayabilirler. Bu durumda da uyku bozukluğundan söz edilmez.

Kafein, alkol gibi uyarıcılar da uyku kalitesini bozar. Durum bunlara bağlı olarak geliştiğinde, sağlıklı bir uyku için, kişinin düzenleme yapması gerekir.

Ancak uyku bozuklukları içinde yer alan çok ciddi sorunlar da vardır: Uyku apnesi, narkolepsi, titreyen bacak sendromu gibi. Bunlar hayati tehlike yaratabilecek boyutta sorunlardır ve ilgili tıp doktorları tarafından tedavi edilmelidirler.

Düşünün ki, bazı insanlar, sinirlidirler. Gündelik hayatın akışına odaklanmada zorluk çekerler. Bazı insanlar gece terörü dediğimiz kâbuslar yaşarlar. Bu kâbuslar yüzünden uyumak istemezler. Bazı insanlar ise, uyurgezerdirler. Tehlikeye açık bir uyku bozukluğu içindedirler. Kâbus görmenin ve uyurgezerliğin çocuklarda sıklıkla ortaya çıktığı bilinmektedir.

Çocuklarda uyku bozukluğuna yol açan başka bir neden de akıllı telefonlar ve bilgisayarlar ile geçirilen uzun zamanlardır. Bu; yetişkinler için de geçerli bir risktir.

Kimi zaman yaşanan psikolojik ve psikiyatrik sorunlar -stres, anksiyete bozuklukları, depresyon, şizofreni gibi- kişinin uyku sistemlerini olumsuz etkileyebilir. Kişinin biyolojik saati bozulabilir. Sağlıklı bir ruh sağlığı, sağlıklı uyuma ile çok yakından ilişkilidir. Bunun yanında, uyku sorunlarının duygusal sağlığı olumsuz etkilediği de bilinmektedir.

Gelişimsel durumumuza göre uyku ihtiyacımız değişiklik gösterir. Yeni doğan bebekler, günün büyük bölümünü uykuda geçirirken, orta çocuklukta bu 10-12 saate kadar düşer. Yetişkin uykusu ortalama 8-10 saat olsa da yetişkin dünyasında, ihtiyaç duyulan uyku miktarı farklılıklar gösterebilir. Yaş ilerledikçe, uyku alışkanlıkları değişebilir ancak belli bir yaşın üstündeki sağlıklı yaşlıların orta gençliklerindeki miktar kadar uyuyabildikleri gözlenmiş. Hastalıklar ve bunlara bağlı olarak kullanılan ilaçların, yaşlı kişilerde uyku bozukluklarına neden olabileceği bilinmektedir.

Uyku bozukluğu ciddi bir sorundur. Bedensel ve duygusal yapıyı bozduğu gibi; gündelik hayatın iş verimini de düşürür. Yoğunlaşma güçlüğü ve dikkatsizliğe neden olur. Bunlar, özellikle trafikte trajik sonuçlara yol açabilecek durumlardır.

Uyku bozukluğu çeken her insanın, bu soruna neden olabilecek yaşantılarını, alışkanlıklarını gözden geçirmesi gerek. Yatmadan önce mi besleniyor veya fazla kafein mi tüketiyor, geceleri alkol kullanma alışkanlığı var mı, akıllı telefonu ile haşır neşir bir ilişkisi mi var, stres bozukluğu veya depresyonda mı, her ayrıntıyı kafasına takan biri mi…

Sağlıklı bir uyku için elbette sadece akıllı cihazlardan uzaklaşmak yetmez. Rahatsız edici düşünceleri de uzaklaştırmak gerek. Düzenli yatma vakti, uykudan önce kitap okuma, -elektronik kitap okuyucuları değil- meditasyon uykuya geçişi kolaylaştırabilen bazı seçeneklerdir.

Uyku bozukluklarının tedavisinde, bilim çok ilerlemiştir. Uyku bozukluğunun esas nedenine yönelik tıbbi tedavi ve bazı durumlarda psikoterapi oldukça olumlu sonuçlar vermektedir. Bunların yanında, gündelik hayatın düzenlenmesine yönelik önlemler de alınmaktadır. Eksersiz, sağlıklı beslenme, kafein ve alkol alışkanlıklarını en aza indirme, akıllı telefon ve bilgisayardan uyumadan en az üç saat kadar önce uzaklaşma, aydınlık bir odada uyumaktan kaçınma, uyunacak yatağı ve odayı; rahat uyumayı kolaylaştıran bir konforla donatma, sağlıklı uyuma açısından önemli detaylardır.


 

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75

banner88

banner110

banner104