“Vücudumu geliştireceğim” diye sağlığınızı bozmayın

DAÜ Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Halit Tanju Besler, ülkemizde çok sayıda kişinin vücut dengesini bozan vücut geliştirme ilaçlarını kullandığına dikkat çekti

“Vücudumu geliştireceğim” diye sağlığınızı bozmayın
  • 24 Ekim 2018, Çarşamba 9:46

Ahmet İLKTAÇ

Doğu Akdeniz Üniversitesi (DAÜ) Rektör Yardımcısı ve Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Halit Tanju Besler, spor salonlarına gidip vücutlarını geliştirmeye çalışan çok sayıda kişinin kullandığı protein tozu ve hormonların, insan vücudunun metabolik dengesini bozduğunu açıkladı.

Prof. Dr. Halit Tanju Besler, bazı kişiler arasında “zararsız” olarak nitelendirilen protein tozunun aşırı kullanımı sonucu böbrek yetmezliği, karaciğer yetmezliği gibi sağlık sorunları ile karşılaşılabileceğini söyledi.

Hormon kullanımı nedeniyle de vücudun metabolik düzeninin alt üst olabileceği, diyabet belirtilerinin görülebileceği ve cinsiyet hormonlarında olumsuz etkiler yaşanabileceğine dikkat çeken Besler, protein ve hormonun birlikte kullanımı sonucu kemik yoğunluğunun olumsuz yönde etkilenebileceğini söyledi.

Prof. Dr. Halit Tanju Besler, vücut geliştirme ürünlerinin spor salonlarında satılmasının önüne geçilmesi gerektiğinin altını çizdi.

Ülkemizde spor salonlarına giden kişilerin yarısından fazlasının bu ilaçları kullandığının hem bilimsel hem de gözlemsel araştırmalar sonucu tespit edildiğini kaydeden Besler, vücut geliştirmek isteyenlerin konu ile ilgili bilinçlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi.

 

Besler: Aşırı protein alımı organları yoruyor

DAÜ Rektör Yardımcısı, Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Halit Tanju Besler, özellikle vücut geliştiriciler ve vücut geliştirme sporunu yapan kişilerin birkaç amacı olduğunu söyledi.

Prof. Dr. Halit Tanju Besler, vücut geliştiricilerin gıda takviyesi olarak adlandırdığımız maddelerden olan protein tozu kullandıklarını kaydetti.

Vücut gelişicilerin protein tozlarını kullanmalarının temel nedeni vücudun yağsız kitle denen kas kitlesini artırmak olduğunu anlatan Besler, vücut geliştiricilerin ilave olarak 150 grama kadar uzanan protein aldıklarını, bunun dolayısıyla da vücudun yağsız kitlesinin artmasına zemin hazırladığını aktardı.

Prof. Dr. Halit Tanju Besler, bu uygulamada hipotezin doğru olmakla birlikte uygulamanın yanlış olduğunu dile getirdi.

İnsan organizmasının günlük olarak proteine olan ihtiyacının 50 gram civarında olduğunu, protein kullananların bu ölçüyü 4 katına çıkardığını ifade eden Besler, proteinin azottan oluşan bir takım amino asitlerin yapı taşlarını bir araya gelmesi ile oluşan büyük bir yapı olduğunu, bu yapıyı oluşturan daha küçük yapıcıklar olduğunu, bunların içerisinde nitrojen veya azot dediğimiz yapılar olduğunu bildirdi.

Prof. Dr. Halit Tanju Besler, bu maddenin vücudun ihtiyaçları karşılandıktan sonra atılması gerektiğini dile getirdi.

Karaciğerin azotu etkisizleştirip amanyoğa çevirdiğini, amanyoğın da üreye çevrildiğini bununda böbrek yoluyla atıldığını ifade eden Besler, vücuda normal ihtiyacının bir anda 4-5 kat daha fazla protein verildiği anda bu organlara ilave birçok yük getirdiğini söyledi.

Prof. Dr. Halit Tanju Besler, hem bu atım ürünlerine dönüştürme aşamalarında organlarda muazzam bir yoğunluk oluştuğunu hem de karaciğere muazzam bir yük geldiğini dile getirdi.

Bu nedenle karaciğerin zamanla yorulduğunu anlatan Besler, karaciğerin yorulması demek metabolik düzenin yavaşlaması demek olduğunu, bundan da tüm vücut sisteminin etkilendiğini kaydetti.

Prof. Dr. Halit Tanju Besler, normalin üzerinde çok fazla bir girdi olması nedeniyle organlar yorulduğunu, organların yorulması da böbrek yetmezliği, karaciğer yetmezliği gibi sağlık sorunlarını ortaya çıkarabildiğini bildirdi.

Bunun yanında da yine vücut geliştirme sporu ile uğraşan kişilerin kas kitlesini hızlıca oluşturmak için protein miktarının alımını yükselttiğini, proteinin bir an önce kasın içerisine geçmesini sağlayacak bazı biyolojik aktif öğeleri kullanmaları gerektiğine dikkat çeken Besler, bu öğelerin de adının hormon olduğunu açıkladı.

 

“Hormon metabolik düzeni bozuyor”

Prof. Dr. Halit Tanju Besler, bu hormonların genellikle büyüme hormonlarına benzer yapılar olduğuna vurgu yaptı.

Bu hormonların proteini alıp, kas kitlesinin içine hızlıca taşınmasını sağladığını söyleyen Besler, kullanılan hormonlar biyolojik aktif öğeler olduğunu, insan organizmasında metabolik olarak birçok sistemi etkilediğini kaydetti.

Prof. Dr. Halit Tanju Besler; “dolayısıyla kas kitlesini artırayım derken, aslında organizmanın normal döngülerinde etkin olan biyolojik maddelerin yani hormonların miktarını dışarıdan verdiğiniz yüksek hormonlarla bozuluyor. Bunun büyük sakıncaları vardır. Bunlar vücutta sentezlenen yapılardır. Vücut ihtiyacını karşılayacak miktarda zaten sentezliyor. Ama bunlar aşırı alındığı zaman vücudun tüm metabolik düzeni bozuluyor. İlk etapta kas miktarında bir artış söz konusu oluyor ancak sonrasında bir takım dezavantajlar yaşanıyor” diye konuştu.

Yine kan şekeri yükselerek adeta bir diyabet hastasında görülebilen tüm belirtilerin görebileceği metabolik düzen oluştuğunu anlatan Besler, cinsiyet hormonları üzerinde ciddi etkileri olduğunu, erkeklik ve kadınlık hormonlarını etkileyerek normal düzeneklerini bozabildiğini açıkladı.

 

“İstenilmeyen maddeler de alınabiliyor”

Prof. Dr. Halit Tanju Besler, protein ve hormonları birlikte kullananların en büyük problemlerinden birisinin kemik yoğunluğunun olumsuz olarak etkilenmesi olduğunu dile getirdi. Besler, kemik yoğunluğu azalan kişilerde en ufak bir burkulmada dahi kemiğin kırılabildiğini ifade etti.

Prof. Dr. Halit Tanju Besler, yapılmış olan bazı çalışmalarda bu tam olarak bilinmemekle özellikle bu tür dışarıdan kas miktarını artırmak için alınan hormon ve protein miktarının aşırı alınması nedeniyle ileriki yaşlarda özellikle protez ortez gibi gereksinimlerin aratabileceği yönünde veriler olduğunu kaydetti.

Protein tozlarının gıda takviyesi kategorisindeki ürünlerin yapımları sırasında içerisinde hiçbir zaman olmasını beklemediğimiz ürünler olabildiğinin altını çizen Besler, “Cross Contamination” denilen bu durumda örneğin protein tozu üreten bir fabrikada bir önceki üretimden kalanların ne kadar temizlenirse temizlensin bir sonraki üretime karışabilmesinin söz konusu olabildiğini bildirdi.

Prof. Dr. Halit Tanju Besler, bunun hiç de azımsanacak oranda olmadığını, ABD’nde yapılan çalışmalarda bunun yüzde 3 olduğu belirlendiğini bununda hiç olmaması gereken bir maddenin 100 üründen 3 üründe olabileceğini gözler önüne serdiğini kaydetti.

 

“Büyük çoğunluk kullanıyor”

KKTC’de vücut geliştirme ilaçlarının kullanım yoğunluğu ile ilgili sorumuza yanıt veren Rektör Yardımcısı, Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Halit Tanju Besler, konuyla ilgili gözlemler ve bilimsel çalışmaları olduğunu söyledi.

Beden eğitmeni ve aynı zaman vücut geliştirme sporcusu olan bir yüksek lisans öğrencisinin yaptığı tezde spor salonuna giden insanların yaklaşık yüzde 35 ve 40’ının bir şekilde bu ilaçları kullandığını beyan ettiklerini aktaran Besler, KKTC için gözlemsel düşüncelerinin özellikle de spor salonuna giden ve vücut geliştirmeye çalışan erkeklerin 3’te 2’sinin bu ürünleri kullandığı yönünde olduğunu belirtti.

Prof. Dr. Halit Tanju Besler, yani kullanım oranının gözlemsel olarak yüzde 40 değil, neredeyse yüzde 70’lere vardığını anlattı.

Yine bir duyumlarından örnek veren Besler, bir spor salonu işletmecisi ile yaptıkları görüşmede herkesin kullandığı yönünde bilgi aldıklarına vurgu yaptı.

Prof. Dr. Halit Tanju Besler; “Vücut geliştirme ürünleri çok fazla satılıyor. Ürün çeşit yelpazesi arttı. Ciddi ücretler olmasına rağmen baya bir talep olduğu biliniyor. Bu nedenle bana göre spor salonuna gidenlerin en az yüzde 50’si bu ürünleri kullanıyor. İnsanlarda bu konuda iki temel yaklaşım söz konusudur. Etkinin olacağını bilerek kullananlar vardır. Diğeri de hiçbir şekilde zararı yoktur deyip kullanalar vardır. Burada en önemlisi bu kullanılan maddelerin gerçekten insan sağlığı açısından zararlı olabileceğini bilseler kullanmayacaklarıdır” diye konuştu.

 

“İlaçlar spor salonlarında satılmamalı”

Konuyla ilgili en önemli sorunun arkadaş etkileşiminin olması olduğunu ifade eden Besler, “ben kullandım. Yarar gördüm. Sen de kullan” önerileri olduğunu bildirdi.

Prof. Dr. Halit Tanju Besler, en kötüsünün spor eğitmenlerinin ticari kaygılar nedeniyle bu ürünler için “zararı yoktur” demeleri olduğunu belirtti.

İnsan sağılığı bu kadar basit olmadığını, tüm ülkelerde devletler bu konularda tedbirler aldıklarını açıklayan Besler, KKTC’de böyle bir regülasyon olmadığından yakındı.

Prof. Dr. Halit Tanju Besler, ülkemizde regülasyon olmuş olsaydı dahi el altından yürüyen bir sektör olduğu için kontrol etmenin ve denetlemenin çok zor olduğuna değindi.

Spor salonlarında bu tür ürünlerin satışı yasak olduğunun da altını çizen Besler, spor salonlarının bu konuda denetlenmelerinin gerektiğini açıkladı.

Prof. Dr. Halit Tanju Besler, insanların spor salonlarına sadece spor yapmak için gittiklerini, spor yaptırmak amacıyla ruhsat alan işletmelerin bu ürünleri satarak ikinci bir ticari faaliyete giriştiklerini ifade etti.

“Bilinçlendirme çok önemli”

Bunun yanında spor yapan kişilerin konu ile ilgili bilinçlerinin artırılması gerektiğine dikkat çeken Besler; “bir defa normal diye tanımladığımız yeterli dengeli optimal beslenme 50-60 gram protein ihtiyacının olduğu bir yerde 500 gram protein alımı hiç doğru olmadığını öğretmemiz gerekiyor” dedi.

Sadece ilaçlarla değil, bir kişinin günde 600 gram et yemesinin doğru olmadığına vurgu yapan Besler, sürecin aşırı beslenme ile de aynı ölçüde zararlı olduğunu söyledi.

Prof. Dr. Halit Tanju Besler, vücut geliştirmek isteyenlerin planlı bir spor yapmaları gerektiğini kaydetti. Bunun için egzersiz fizyologlarından yardım alınması gerektiğini kaydeden Besler, sağlıklı beslenme, sağlıklı uyku ve sağlıklı çevre gibi faktörler bir araya getirilirse kişilerin istenilen noktaya ulaşabileceklerini belirtti.

Vücut geliştirmede hiçbir koşulda değiştirilemeyecek olan kısmın genetik olduğunu vurgulayan Besler, her insanın bir genetik alt yapısı olduğunu, dolayısıyla kişinin genetik alt yapısının istenilen vücuda uygun değilse, o vücudun olmasının mümkün olmayacağını sözlerine ekledi.

Beğendim 1 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 12 10 1 1 17 31
2 YENİCAMİ AK 12 9 2 1 18 29
3 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 12 7 0 5 9 21
4 CİHANGİR GSK 12 6 3 3 2 21
5 TÜRK OCAĞI LİMASOL 12 6 2 4 9 20
6 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 12 6 2 4 1 20
7 GÖNYELİ SK 12 6 1 5 4 19
8 BAF ÜLKÜ YURDU 12 5 3 4 8 18
9 LEFKE TSK 12 5 3 4 0 18
10 ÇETİNKAYA TSK 12 5 3 4 0 18
11 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 12 2 7 3 -10 13
12 GENÇLİK GÜCÜ TSK 12 2 4 6 -8 10
13 BİNATLI YSK 12 3 1 8 -10 10
14 GİRNE HALK EVİ 12 2 1 9 -9 7
15 ESENTEPE KKSK 12 2 1 9 -15 7
16 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 12 1 4 7 -16 7
yukarı çık