Yoksa depresyonda mıyım?

banner37

Yoksa depresyonda mıyım?
banner90
banner8

Psk. Ayla KAHRAMAN

Depresyon ömrümüz boyunca en az birkaç defa yaşamımıza konuk olan sevimsiz bir misafirdir. Yaşam ile olan bağımızı zayıflatır, yaşamanın tadını bozar. Kitap okumak, dostlarla buluşmak, aileyle hoş vakit geçirmek; tat vermemeye başlar. Canımız bir şey yapmak istemez. Hatta yaşamsal önem taşıyan yemek bile akla gelmez. Ya da ne yediğinin farkında olmadan, sürekli bir şeyler tüketilir. Uyku sistemi bozulur, uykusuzluk veya sürekli uyuma gibi içe kapanmayı kolaylaştıran davranışlar yaşama egemen olur.

Elbette, yaşama yönelik tatların nötrleştiği her durum depresyonda olduğumuzu göstermez. Her birimiz yukarıda yazdıklarımı arada bir yaşarız. Geçici bir tatsızlık durumuna girer çıkarız ve her şey eskisi gibi devam eder.

Ne yazık ki bu durum bazen haftalara, aylara dönüşür; müdahale edilmezse yıllara yayılır. İşte bu depresyondur ve ciddi bir çöküntünün olduğu habercisidir.

Depresyonun ilk vurduğu kale; yaşamdan, yaşamaktan keyif alma halimizdir. O zamana kadar kurduğumuz yaşamsal dengemiz çatırdamaya başlar. Eskisi gibi gülümsemeyiz, istemeyiz hatta üzülmeyiz. “Yaşamak şakaya gelmez, büyük bir ciddiyetle yasayacaksın” demiş ya büyük şair Nazım Hikmet; depresyonun dibine düşen için böyle bir güzellik veya istek kalmamıştır.

Yaşama aşkımıza ve yaşamaktan dolayı duyumsadığımız neşeye yakından baktığımızda ve onları ait oldukları yerde gördüğümüzde, duygusal bütünlüğümüzün sağlıkta olduğunu anlarız.

Peki yaşama duyduğumuz aşk, yaşıyor olmanın verdiği neşe kaybolduğunda yerine ne gelir?

banner134
Elbette koca bir vaz geçmişlik, acı bir anlamsızlık ve isteksizlik. İşte depresyon budur. Bir rüzgârın önünde savrulan, savruldukça dağılan kuru bir yaprak gibi olmaktır.

Ve bu depresyon kendi başına geçmez. “Kendine gel, yaşama tutun, kendini zorla” gibi öğütler de işe yaramaz.

Depresyon yaşayan kişinin yardıma ihtiyacı vardır ancak yardım isteme arzusu yoktur. Sevgiye, kabullenmeye ihtiyacı vardır ama bunun farkında değildir.

Kısaca yaşamak için nelere, kimlere ihtiyacımız varsa, depresyondaki kişinin de bunlara ihtiyacı vardır.

Ama istemez. İsteyip istemediğini düşünmeye bile arzu duymaz. Dedim ya, kuru bir yaprak gibi…elinden tutmaz, ayağa kaldırmazsanız, yok olup gider.

Tedavi sadece ilaçla veya psikoterapi ile olmaz. Sevgi dolu, destekleyici ve anlayışlı tutuma sahip aile ve dost desteği ile olur. Depresyondaki kişi sevdiklerinden uzaklaşmıştır. “İstemek” gibi bir özelliği kalmamıştır. Ona verilecek ilk destek, reddetse bile onun yanında olmak, onu sevdiğinizi hissettirmek ve değerli olduğunu düşünmesini sağlamaktır.

Bu uygulanması gereken ilaç tedavisi ve psikoterapi kadar önemli bir destektir.

 

Güncelleme Tarihi: 13 Mart 2021, 14:22
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75