Zaman daraldı

Diyetisyenler Birliği Yasası’na göre ülkedeki tüm diyetisyenlerin mesleklerini icra edebilmesi için Diyetisyenler Birliği’ne üye olmaları gerekiyor. Üye olmak için belirlenen süre ise 4 Ağustos’ta doluyor.

Zaman daraldı
  • 23 Temmuz 2017, Pazar 12:09

Ceren ÖZBİL

Diyetisler Birliği Yasası’nın yürürlüğe girmesinin ardından, yasada da yer aldığı gibi ülkedeki tüm diyetisyenlerin Diyetisyenler Birliği’ne üye olması için ciddi bir çalışma başlatıldı.

Birliğin üye sayısı kısa sürede 15’ten 150’ye kadar çıkarıldı. Bu rakamın iki katı kadar ülkede henüz birliğe üye olmayan diyetisyen bulunduğu tahmin ediliyor.

Diyetisyenler Birliği Yönetim Kurulu’nun birliğe üye olmak için belirlediği son tarih olan 4 Ağustos’a kadar üyelik başvurusunda bulunmayan diyetisyenler ülkede diyetisyenlik yapamayacak.

Yasaya uymayanlar ise 2 yıla kadar hapis cezasına çarptırılabilecek ya da asgari ücretin 5 katı kadar para cezası ödeyecek... Hatta bazı durumlarda her iki cezada uygulanabilecek.

KIBRIS Gazetesi’ne konuşan Diyetisyenler Birliği Başkanı Hidayet Ağören, Diyetisler Birliği Yasası’yla ilgili bilgi verdi.

Yasaya göre ülkedeki tüm diyetisyenlerin birliğine üye olması gerektiğine dikkati çeken Ağören, aksi takdirde suç işlemiş olacakları konusunda uyardı.

Ağören ayrıca birliğe üye olunması içinde KKTC vatandaşı olması ve KKTC’de ikamet etmiş olması gerektiğini de vurguladı.

“4 Ağustos’a kadar süre var”

Ağören, birliğe üye olunabilmesi için 4 Ağustos’a kadar süre verdiklerini ve yasaya göre birliğe üye olmamanın suç olduğunu kaydetti.

4 Ağustos’tan sonra birliğe üye olmadan ülkede diyetisyenlik yapan kişilerin asgari ücretin 5 katı para cezası ya da 2 yıl hapis cezasına çarptırılabileceğini belirten Ağören, bazı durumlarda da her iki cezanın da uygulanabileceğini söyledi.

“Üye sayısının artmasını bekliyoruz”

Yasa tasarısının 2011’de hazırlandığını kaydeden Ağören, 2017’nin Nisan ayında ise yürürlüğe girdiğini ifade etti.

Şu anda 150 ile 155 arasında üye olduğundan söz eden Hidayet Ağören, bunun hızlı bir şekilde daha da artmasını beklediklerini söyledi. Ağören ayrıca şu anda diyetisyen sayısıyla ilgili net bir rakam olmadığını, ancak kendilerinin bunun iki katı olduğunu tahmin ettiklerini belirtti ve bunlar arasında mezun olanlar, kendi işini yapamayanlar, yapıp birliğe üye olmak isteyenler olduğunu anlattı.

“Akademisyenler üye olmak zorunda değil”

Ağören sadece üniversitelerde akademisyen olarak görev yapıyorlarsa birliğe üye olmak zorunda olmadığını vurguladı. Üniversite hastaneleri de dahil olmak üzere diyetisyen olarak hizmet veren akademisyenlerinde birliğe üye olması gerektiğini kaydeden Ağören, aksi takdirde bunun da suç sayılacağının altını çizdi.

“KKTC vatandaşı olmak ve burada ikamet etmek şart”

Ağören, birliğe üye olmak için KKTC vatandaşı olup, KKTC’de ikamet etmenin zorunlu olduğunu ifade etti. Aksi takdirde birliğe üyeliğin kabul edilmeyeceğini ve dolayısıyla da KKTC vatandaşı olmayan ve burada ikamet etmeyen kişilerin ülkede diyetisyenlik yapamayacaklarını belirten Hidayet Ağören, ayrıca bu kuralın üniversitelere yurt dışından gelen akademisyenler için de geçerli olduğunu söyledi.

“Üye olmamak için direnenler var”

Ağören, birçok diyetisyenin kendilerinin gidip birliğe üye olduğunu ancak bazılarının ise ısrarla üye olmamaya çalıştığını anlattı.

“Bizim ümidimiz süreyi bekledikleri doğrultusunda” diyen Ağören, kendilerinin gerekli uyarıları yaptıklarını ve yasayı anlatmak içinde toplantı düzenlediklerini söyledi.

“Diyetisyen olmayıp, bizim işimizi yapmaya çalışan çok kişi var”

Diyetisyen olmadığı halde, diyet listeleri hazırlayan birçok kişi olduğuna dikkati çeken Ağören, bu konuda başlıca sıkıntıyı da spor salonları ile yaşadıklarını anlattı.

Spor salonlarının diyet listesi vermek yerine bir diyetisyenden hizmet almasının daha uygun olacağını kaydeden Hidayet Ağören şu ifadeleri kullandı:

“Biz de birlik olarak bu konuda adım attık. Ekim ayı içinde sporcu beslenmesi konusunda meslek kursu olacak.  Biz bu alana daha çok meslektaş yetiştirmeyi hedefliyoruz ki, daha çok yararlanabilsinler. Spor salonlarına tavsiyem, artık diyet yazmamaları ve diyetisyenlerden hizmet almalarıdır. Sıkça elimize onların yazdığı diyet programları ulaşıyor. Bunları kullanarak şikayetçi olacağız.”

“Düşük kalorideki yiyecekler diyetisyenler kontrolünde kullanılmalı”

Ağören, çok düşük kalorideki yemek yerine kullanılan ürünlerin, şeker ekmek gibi satılmasına çok karşı olduklarını söyledi ve böyle ürünlerin mecbur kalınmadıkça kullanılmaması gerektiğini söyledi. Ağören şu şekilde konuştu:

“Kullanılacaksa da diyetisyen kontrolünde kullanılmalıdır. Yasada da bu net bir şekilde yazıyor. Artık bu tip ürünlerin kullanılması için önce hekim tanıyı koyacak, hastayı takip edecek, eğer kullanmasında herhangi bir sakınca yoksa ve eğer gereklilik varsa bu ürünler kullanılacak. Diyetisyen de kullandıklarını, verdikleri kiloları takip edecek. Diyetisyen ve hekim birlikte çalışarak bu işleri yürütecek.”

“İkisi birbirinden çok farklı”

Nutritionistin sadece beslenme eğitimi alan kişi olduğunu söyleyen Ağören, diyetisyenin ise diyetetik ve beslenme eğitimi alan kişi olduğunu vurguladı.

İkisinin birbirinden çok farklı olduğunu kaydeden Hidayet Ağören şu şekilde konuştu:

“Bir diyetisyen hastalıklarda diyet tedavisi gibi bir ders alır. Bir nutritionist bu dersi almaz. Bazıları alır ancak onların da hastane stajları yoktur. Bu da onlara burada diyetisyenlik unvanını kazandırmamış oluyor. Nutritionist olarak mezun olup, daha sonra ekstra ders alarak diyetisyen olarak mezun olanlar var. Bunu hiç yapmamış olup, adada diyetisyen olarak çalışmaya çalışanlar var, onların da artık bu işi yapmaması gerekir.”

“Meslektaşlarımıza da sınırlama geldi”

Yasayla birlikte diyetisyenlere de sınırlama geldiğini ifade eden Ağören, bunlar arasında bir danışanın öncesi ve sonrası fotoğraflarının paylaşılması ya da kendini övücü reklam yapmasının önüne geçilmesi olduğunu anlattı.

Ağören, bu durumun hem hasta haklarına hem de diyetisyenler yassına aykırı olduğunu vurgulayarak, mesleki mene kadar ulaşabilecek cezaları olduğunun altını çizdi.

Reklamlarda sadece diyetisyenin adının, unvanının ve adresinin paylaşılabileceğini söyleyen Hidayet Ağören, şu ifadeleri kullandı:

“Beslenme bilgisi paylaşabilir. Ancak bir danışanın öncesi sonrası paylaşılması doğru değildir. Bunlarında cezası var. Önce uyarma cezası, ardından kınama cezası ve ardından da meslekten mene kadar gider. 3 kere mesleki men cezası aldıktan sonra da birlikten çıkarılıp, mesleğini yapamamak söz konusudur. Ayrıca diyetisyen herhangi bir ürün satışında bulunamaz. Kendi ofisinde herhangi bir ürün satamaz. Bunun cezası direk meslekten mendir. Bu direk ticarete girer. Bizim işimiz ticaret yapmak değildir. Bir market açıyorsanız gidin satın.”

“Kaşe uygulamasına geçildi”

Diyetisyenlerin yazdıkları tüm diyet programlarına kaşe, yani birliğin üye numarası, diploma numaraları, adları, soyadları ve unvanları yazan kaşe vurmaları gerektiğini kaydeden Ağören, ayrıca kaşe üzerine de imza atmaları gerektiğini söyledi.

Ağören ayrıca unvanları doğru kullanmanın çok önemli olduğunu ifade etti ve “mesela uzmanlık yapmamış meslektaşlarımız var ki levhalarında beslenme ve diyet uzmanı yazıyor. Bu suçtur. Beslenme uzmanı olmaz, diyetisyen olur. Yüksek lisans yaptıysa beslenme uzmanı olur” dedi.

“Yanlış anlayanlar oldu”

Yasa tasarısı hazırlanırken, her yasada olduğu gibi bu yasada da “diyetisyen kimdir”, “uzman diyetisyen kimdir” ve “doktor diyetisyen kimdir” gibi tanımlar kullanıldığını hatırlatan Ağören, bazı kesimlerin “doktor diyetisyen” terimine karşı çıktığını anlattı.

Ağören, ancak doktorluğun bir unvan olup, kişilerin bu unvanı alabilmek için eğitim aldığını kaydetti ve bu tabirin doktorasını yapmış diyetisyen anlamına geldiğini vurguladı.

İngilizcede de “Doctor of Philosophy” teriminin kullanıldığına dikkati çeken Ağören, zaten bu tabir kullanılırken de hekimlerle görüştüklerini belirtti.

Ağören, hekimlerin yasasında da hekim ve tabip kelimelerinin kullandığını söyledi ve yasalarının bazı kesimlerin yansıtmaya çalıştığı hekimlik mesleğine sarkmaya yönelik bir yasa olmayıp, tam aksine bir yasa olduğunu ifade etti.

“Diyetisyen olmayanlar diyet listesi verememeli”

Diyetisyen olmayan kişilerin gazetelerde, televizyon ve radyo programlarında diyet listesi verdiğini belirten Ağören, “eğer bir kişi çıkıp tıbbi beslenme ile ilgili konuşuyorsa o bir suçtur. Çünkü o bir diyetisyen değildir.    Hatta bir diyetisyenin bile gazete, televizyon programında diyet listesi vermesi doğru değildir. Çünkü herkese göre diyet farklıdır. Biz kişinin yaşını, boyunu, sağlık sorunlarını ve aktivitelerini göz önünde bulundurarak liste hazırlıyoruz. Diyetisyen olmayan kişilerin verdiği diyet listeleri geçici bir süre sizi zayıflatabilir. Ancak bu daha sonra size kalıcı bir kilo olarak dönebilir. Ayrıca çok ciddi sağlık problemlerine de yol açabilir. Örneğin nörolojik problemler gibi... Aynı durum internetten alınan diyetler içinde geçerlidir. Bu diyetler çeşitli sağlık sorunlarına yol açabilir ”şeklinde konuştu.

 

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 TÜRK OCAĞI LİMASOL 1 1 0 0 2 3
2 ÇETİNKAYA TSK 1 1 0 0 1 3
3 BİNATLI YSK 0 0 0 0 0 0
4 CİHANGİR GSK 0 0 0 0 0 0
5 ESENTEPE KKSK 0 0 0 0 0 0
6 GENÇLİK GÜCÜ TSK 0 0 0 0 0 0
7 GİRNE HALK EVİ 0 0 0 0 0 0
8 GÖNYELİ SK 0 0 0 0 0 0
9 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 0 0 0 0 0 0
10 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
11 LEFKE TSK 0 0 0 0 0 0
12 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 0 0 0 0 0 0
13 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 0 0 0 0 0 0
14 YENİCAMİ AK 0 0 0 0 0 0
15 BAF ÜLKÜ YURDU 1 0 0 1 -1 0
16 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 1 0 0 1 -2 0
yukarı çık