Sağlıkla ekonomi arasındaki ince çizgi

Ülkemizde vaka sayılarının artması ile birlikte Bulaşıcı Hastalıklar Üst Komitesi tarafından yeni kararlar alındı. Karantina süresi 10 güne çıkarıldı. 3 günlük karantinasız girişler kaldırıldı. Bazı işkolları 10 gün boyunca kapatıldı. Restoran ve kafeler de müzikli eğlence yasaklandı.
Güneye geçişlerde ise, İngiliz üslerinde çalışanlar, öğrenciler, Pile de çalışan öğretmenler ve yeşil hat ticareti kapsamında ticaret yapanlar alınan karar ve uygulamadan muaf tutuldu.
Alınan kararların birçoğu ülkede makul karşılandı. Bazıları ise sektörler tarafından tartışma yarattı. Güneyde çalışan işçilerin 1 hafta boyunca Güneye geçmelerinin yasaklanması ve kafeler, restoranlar açıkken, meyhanelerin, barların kapatılması tepkilere yol açtı.
İşçiler 2 gün boyunca eylem yaptılar. Bu insanlar çoğunlukla yevmiyeli çalışıyorlar. Gün işleyip, gün ödeniyorlar. Gitmedikleri her gün gelirleri azalıyor. Eğer gitmedikleri günler için bizim hükümet tarafından kendilerine ödeme yapılsaydı sorun olmayabilirdi. Ama böyle bir açıklama yapılmadığı için tepki gösterdiler.
Güneyde yaklaşık 2 bin kişi çalışıyor. Pandemi sürecinde güneye gidip gelişlerinde, 4-5 günde bir test yapıyorlar. Geçtiğimiz 6 ay içerisinde işçilerde sadece 2 vaka görülmüştü.
Sağlık Bakanlığının açıklaması ile son dönemde 10 vaka görüldüğünü ve bundan ötürü bu kararın alındığını öğrendik. Ayrıca, Güney Kıbrıs’ ta vakaların 300-400 arasında seyretmesi de tedbirlerin alınmasını sağladı.
Elbette sağlık önce gelir. Ama işçiler de ekmek paralarının peşinde. Zaten 1 hafta sonra Güneyde Noel tatili başlayacak ve işçiler 10 gün çalışamayacaklardır. Bu nedenle tatile kadar ki 1 hafta boyunca çalışıp, gelir elde etmek istiyorlar.
Neticede, Hükümet işçilerin taleplerini haklı bulup, konuya bir ara çözüm getirdi. Keşke bu kararlar alınmadan önce ilgili taraflarla görüşüp, bu kararlar ona göre alınsaydı.
Alınan kararların gelen tepkiler üzerine değişmesi, pandeminin başından beri gördüğümüz durumlar. Bu böyle olduğu sürece, hükümetin aldığı kararlara güven duyulmaz ve gerek basın da, gerekse de sosyal medyada eleştiri konusu olur.
Bu bağlamda, Başbakanlık, çalışmak için güneye geçen ve dönüşlerinde 10 gün karantinaya girmeleri hususundaki uygulamada iyileştirme yaptı. Güneyde çalışanlar, 24 Aralık’a kadar işlerine gidip gelecekler. Ancak, dönüşte evlerinde değil, belirlenen karantina merkezlerinde konaklayacaklar, kendilerini izole edecekler ve karantina ücreti ödemeyecekler.
Buna göre güneyde çalışan işçiler Lefkoşa Kermiya ve Mağusa Akyar sınır kapılarından geçiş yapabilecekler. Giriş kapılarında ise devlet tarafından ayarlanan araçlarla, devlet tarafından belirlenen konaklama yerlerine götürülecek. Yine işçiler sabah saatlerinde konakladıkları yerlerden alınıp sınır kapılarına götürülecek.
Öte yandan, meyhaneler kapatılırken, restoran ve kafelerin açık kalması da işyeri sahipleri tarafından adaletsiz bir karar olarak görülerek tepki gösterildi. Bu konuda gösterilen,  meyhanelerde uzun süreli temaslı oturulur gerekçesi kimseyi tatmin etmedi.

Ülkemizde restoranlarla, meyhaneler arasında pek fark yoktur. Birçok restoranda uzun süreli oturulmakta, hatta kafelerde özellikle gençler, uzun saatler boyunca vakit geçirmektedirler.
Bu mekanlarda önemli olan, müşteri sayısı ve sosyal mesafeyi gözeten oturma düzenlerinin oluşturulmasıdır. Bu konulara dikkat edildiği sürece ve gerekli denetim ve caydırıcı cezalar uygulandığı taktirde, işletmelerin de kurallara uyması ile sorun yaşanmayacağını düşünüyorum.
Özellikle yılbaşına yaklaştığımız bu günlerde, birçok işletme gelirlerini artırma düşüncesi ile alışveriş yaparak, hazırlıklarını tamamlayarak yılbaşı döneminde iş yapma ümidi ile beklenti içine girmiş durumdadır.
Zaten pandemi ile birlikte herkesin işleri azalmış durumdadır. Birçok işletme kapanmış, işsizlik artmıştır. Borçları artmış olan birçok işletme, bu dönemde olsun iş yapıp, para kazanmak istemektedir. Bu konuda devlet, işletmelere ve piyasaya yardımcı olmalı, anlayışlı davranmalıdır.
Diğer bir konu da, Devletin turizm sektörüne olan taahhütlerini henüz yerine getirmediğidir. Yaklaşık 27 bin kişi Eylül den beri 1500 TL’lik ücret desteğini alamamıştır. Bu insanlar perişan haldedir.
Hükümet, Pandemi döneminde alınan kapatma kararlarından ders almamış görünüyor. Kapatılan işyerlerine ücret katkısı yapmazsanız, o işletmeleri batırırsınız. Nitekim, Pandemiden sonra yaklaşık 10 bin işletmenin faaliyetine ara vermesinin en önemli sebebi de budur.
Son tahlilde, alınan son dakika, ani ve gerekçesiz kararlar, ilgili sektörleri olumsuz etkilemektedir. Sektörlerin ve halkın hükümete güvenini sarsmaktadır. İlgili sektörlere danışmadan ve istişare etmeden alınan kararlar yap- boz tahtasına dönüşmekte ve tüm ülkeye zarar vermektedir.

 

YORUM EKLE

banner111

banner34

banner75

banner88

banner110

banner104