Sağlıkta mahşerimizin atlıları

Hükümet yetkililerimiz, küresel korkunç salgını dünya ölçeğinde iyi yönettiğimizi söylüyorlar… Ki haklıdırlar… Ama sağlık bir tek Covid-19 mücadelesi değildir ve salt bu konuya odaklanamayız… Keşke diğer hastalıkları ve sağlık sorunlarını da iyi yönetebilseydik... İlaç ve tetkikler eksikliğinden, randevularla hekime ulaşabilme zorluklarına dek,  sağlık sorunlarımız çok boyutlu bir tablo olarak almış başını gidiyor…
Covid-19’a kurban verdiklerimizin düşük sayısı açıklanırken, diğer hastalıklardan yaşamını yitirenlerimizin sayısına hiç dokunulmuyor… Merak edilmesi gerekenlerden biri de, sağlıkçı eli üzerlerine hiç değmeden evlerinde ani olarak ölenlerimizdir… Bu tür vakalar oldukça çoğalmıştır ve nedenleri üzerinde ciddiyetle durulmalıdır…
 ***
TKK olayına değinmeliyim… Yani bizim mahşerimizin üç atlısına… İnsanlarımızı öylesine yaygın ve hızlı biçiyorlar ki, mezarlıklar boyuna doluyor…
Trafik, kanser ve kalp…
Ölüm raporları en fazla bu konularda veriliyor…
Her gün bu konularda yitirdiğimiz sevdiklerimizin, tanıdıklarımızın ya da hiç tanımadıklarımızın acı haberlerini almaktayız…
Gazete ilanlarına ve haberlerine yansımayanlar da var; biliyor musunuz?..
Trafik, kanser ve kalp yoğun biçimde ecelimiz olmakta…
Adları “trafik”, kanser” ve “kalp” olan mahşerimizin üç atlısı peşimizi hiç bırakmıyor… Israrla ve acımasızca kovalıyor bizi…
***
Mutlak kaderimiz değildir aslında dur durak bilmeyen bu mahşer atlılarının kurbanı olmak…
Kuralsızlıklarımız,  duyarsızlıklarımız ve boş vermişliklerimiz mahşerimizin üç atlısının bizi avlayıp biçmesine en uygun zemini hazırlıyor…
Acı ve ürperten gerçeğimiz bu…
Doludizgin üzerimize gelen mahşerimizin atlılarının önünde bir sürek avının acizliğini yaşamaktayız…
Daha ne kadar zaman sürecek bu ölümcül sürek avı böyle?..
Sorunun yanıtı açıktır ve tektir:
Direnişin ve mücadelenin kurallarını ıskalamadığımız sürece berdevam olacaktır maalesef bu sürek avı…
Iskalamak, bile bile intihardır, ölüme davetiye çıkarmaktır aslında…
***
Örneğin trafik kurallarını hiç eksiksiz yaşama geçirmek devletimiz ve bireylerimiz tarafından neden bu kadar ıskalanıyor?..
Trafikte kuralsızlık ve kurallara saygısızlık ölümün ta kendisidir…
Kanser türlerinin kalıtımdan kaynaklanmayanları sağlıksız, denetimsiz ve pasif yaşam tarzlarının, yanlış beslenmenin ve çevresel sorunların sonucudur…
Bu gerçeklerin bilicinde olduğumuz halde disiplinli ve tertemiz bir yaşam tarzını neden kendimize ilke edinmeyiz?..
Kalp hastalıklarının türleri için de aynı risk durumları geçerlidir…
Yani kalıtımdan kaynaklanmayan kalp hastalıklarıyla başa çıkabilmemizin, o hastalıkları kendimizden uzak tutabilmemizin temel kuralları disiplinli, denetimli, hareketli ve tertemiz yaşam tarzlarıdır…
Toplumsal sağlığa duyarlı en yetkili ağızlar tarafından medyada, her ortamda ve her fırsatta sürekli tekrarlanan yaşam ve korunma kılavuzlarına uymak o kadar mı zor bizler için?...
Hiç de değildir…Yeter ki küçük zevkler ve konfor uğruna o kılavuzları belleğimizin ve yüreklerimizin tozlu raflarına atmayalım… Ve kendimize harfiyen yaşam rehberi yapalım…
***
Bugünkü düşünce yelpazesi neden bu şekilde oluştu?..
Şundan dolayı: Son aylarda yitirdiğimiz genç, yaşlı ya da orta yaşlı insanlarımızın ölüm nedenlerini şöyle bir incelediğimde bir kez daha trafik, kanser ve kalp faktörleriyle karşılaştım…
Ölüm nedenlerini incelediklerim arasında tanıdıklarım, ortak anılarımızı paylaştıklarım da var…
İçten dileğim, bugünkü bu yazımın mahşerimizin atlılarına kurban verdiklerimizin aziz anıları önünde hem bir saygı duruşu olması ve hem de toplumsal sağlığımıza ve güvenliğimize duyarlılık bağlamında naçizane bir uyarı etkisi yaratmasıdır.

 

YORUM EKLE

banner111

banner34

banner75