Sancılar kolay geçmez!

   Bir yandan Koronavirüs (Covid-19) sancısı, beri yandan henüz aşıya ulaşamama, “Açılalım mı, kapanalım mı?” tartışmaları, ‘Uzaktan eğitim, yüz yüze eğitim’ savunmaları derken, öğrencinin de kafası allak-bullak, vatandaşın da! Henüz kapalı değiliz, ancak kapıyı da Kıbrıs lisanıyla ‘gındırık’ bırakıyoruz. Türkiye’nin bazı yerlerinde ‘gındırık’ ‘ılık’ diye geçer. Örneğin “Kapıyı ya da pencereyi ılık bırak” derler. “Tümden kapatma, hafif açık, aralık kalsın” anlamında.

   Biz de KKTC’yi ilan etmemize rağmen, ideal bir çözüme kapıyı tümden kapatmamıştık. Adil, kalıcı ve barışçı bir çözüm için kapıyı ‘gındırık’ bırakmıştık. Ne olur ne olmaz kabilinden!

   Sağlık sorunlarımızın yanında, başında beri eğitim konusu da alabildiğine tartışılıyor. Eğitim uzaktan mı olsun, yüz yüze mi? Şu kör olası Covid-19 var ya, hep onun yüzünden. Haklı olarak çocuklar da huzursuz, aileler de! Ya öğretmenler, yöneticiler? Hiçbiri de huzurlu değildir. Çünkü zaman akıp gitmekte, çoğu öğrenci de uzaktan eğitime adapte olamamaktadır. Virüsün seyrine göre karar almak zorundasınız.

   Sabah NTV’de işitmiştim. Türkiye’de, Sivas’ta bir öğretmen, ‘Hababam Sınıfı’ndan esinlenerek, öğrencilerini alıp, ormanlık bölgede sınıfını oluşturmuş, yüz yüze eğitimi orada başlatmış… Sonuçta öğretmen de memnun, öğrenciler de! Açık havada eğitim ne güzel! Peki; yarın yağışlar başladığında ne olacak? Herhalde onun da bir çözümü olabilir. Milli Eğitim ve Kültür Bakanı Nazım Çavuşoğlu, konuya ilişkin iddialı konuştu ve Bulaşıcı Hastalıklar Üst Kurulu’nun görüşleri doğrultusunda okulların açılıp kapandığını söyledi, “Kurul, ‘özel eğitim okullarının kapatılması gerekir’ demediği sürece kapatılmayacak” şeklinde konuştu.

   Her neyse; biz kendimize bakalım. Ama şunu unutmayalım ki, bu huzursuzluk yalnız bize özgü değildir. Covid-19’un çalmadığı kapı, girmediği mekân yoktur. Güney Kıbrıs’ta da durum aynıdır, dünyanın hemen her ülkesinde de! Kimsesi de “Ben yaparım, ben bitiririm, çözüm bulurum” demesin. Şimdilik ABD bile çözüm bulamadı bu soruna. O bakımdan büyük konuşmayalım, ahkâm da kesmeyelim. Ama akılcı fikirlerden, yapıcı eleştirilerden, mantıklı önerilerden de vazgeçmeyelim.

   Konu hem sağlıktır, hem de iş aş meselesidir. Hayatta kalabilmek için ikisinin de birlikte yürütülmesi şarttır, esastır. Mesela taksicilerin örgütü, kaçak taşımacılığın tüm sektörü derinden etkilediğini vurgularken, taksicilerin siftah yapamadan evlerine döndüğünü söyledi. Yalnız taksiciler mi? Oteller, restoranlar, esnaf-zanaatkâr ve tüm işyerleri, üretim tesisleri de benzer durumda. Mesela makinistler, kaportacılar, boyacılar “Eskiden şu kadar iş yapıyorduk, şimdi yarısına razıyız” diyorlar.

   Demek ki, sağlık tedbirleriyle birlikte çarkı da döndürmek gerek. Aksi halde insanlar bu kez virüsten değil, açlıktan kırılır. İşte önemli olan o çok ince, hassas dengeyi bulup uygulamaktır. Bu başarıldığı takdirde, toplum olarak mukavemet gücümüz artar ve kırılma yaşamayız. Bu konuda deneyimli iş insanlarından, K. T. Ticaret Odası Başkanı Turgay Deniz, Kuzey Kıbrıs ekonomisinin ‘bir kez daha eve kapanmak’ gibi bir lüksü olmadığını söyledi, “Çarklar bir kez daha duramaz. Ekonomi devlerinin dahi böyle bir lüksü yok. Halkın geneli bankalara borçlu, kur şoku tuz-biber ekti” diyor.

   Özetle şu Koronavirüs’ün gölgesindeki seçim kampanyası döneminde bile yanlışlara sapma lüksümüz yoktur. Süreci en az hasarla atlatabilmenin başka yolu da yoktur. Kendimize gelelim ve gelecekteki sağlıklı günlere nasıl ve ne şekilde kavuşabileceğimizin hesaplarını yapalım. Sancılar kolay geçmese de!

                                                                   ***

Osman Uçaner, Galatasaray ve

Bursaspor’un efsane kalecisiydi

   Yıllarca Galatasaray ve Bursaspor’un file bekçiliğini yapan Kıbrıs’ın ünlü kalecisi Osman Uçaner dün Karaoğlanoğlu’nda sonsuzluğa uğurlandı. Herkes tarafından sevilen ve sayılan Uçaner, özellikle Bursa’da kalecilik yaptığı yıllarda kentin sevgilisi olmuştu. Bursa’da görüldüğü yerde kendisine tezahürat yapılırdı. Kaleciliği bıraktıktan sonra da Kıbrıs’a gelen Bursalılar, hep Osman Uçaner’i sorarlar ve Girne’de kendisiyle buluşarak, eski günleri yad ederlerdi.

   Sevgili eşi Sevil hanım, oğlu Gürcan, gelini Vezira Uçaner, kızı Ceyda Uçaner, torunları Tugay Uçaner, Korman  Bablonkay ve Beran Boros, yokluğuna hiçbir zaman alışamayacaklarını ifade ederek, tüm akraba, dost ve sevenlerine üzüntü ile duyurdular, mekânının cennet olmasını dilediler.

                                                                    ***

Güzelyurt’tan Erdal Kalkan ve Özkan Berkal,

Lefkoşa’dan Kalfaoğlu ve Şifa Degirmencioğlu

   Son günlerde kaybettiğimiz değerler arasında Güzelyurt’un köklü esnaflarından, aslen Baflı Erdal Kalkan da bulunuyor. Çevresinde çok sevilen biri olarak bilinen Kalkan, uzun yıllar Güzelyurt Belediye Asbaşkanlığı ve Meclis Üyeliği yapmıştı. Dün Lefkoşa’da son yolculuğuna uğurlandı. Sevgili eşi Refika Hanım, evlatları Özlem Kalkan, Servet-Serkan Gökyay, torunları Refika-Seray Gökyay, “Acımız büyüktür. Tüm akraba, dost ve sevenlerine üzüntüyle duyurulur. Yattığı yer nur, mekânı cennet olsun” dediler.

   Güzelyurt Belediye Başkanı, Meclis üyeleri ve çalışanları, personelleri Servet Kalkan Gökyay’ın kıymetli babası Erdal Kalkan’a Allah’tan rahmet, yaslı ailesine başsağlığı dilerken, tanınmış turizmcilerden, iş insanı Ünal Çağıner Ailesi ile Acapulco Hotel Personeli adına yayınlanan taziye mesajında, çok değerli dostları, iyi insan Erdal Kalkan’a rahmet, kederli ailesine sabır ve başsağlığı temennisinde bulunuldu. Haydarpaşa Ticaret Lisesi de, okul öğretmenlerinden Özlem Kalkan’ın kıymetli babası Erdal Kalkan’a Tanrı’dan rahmet, yaslı ailesine sabır, başsağlığı ve metanet temenni edildi.

   Öte yandan Ayşe Kalfaoğlu da dün Lefkoşa’da toprağa verildi. Ailesi, “Sevgili eşim, canımız annemiz, nenemiz Ayşe Kalfaoğlu’nun vefatını tüm akraba, dost ve sevenleriyle üzüntü ile duyururuz. Nur içinde yatsın” şeklinde mesaj yayınladı.

   Bu arada Kıbrıs Türk toplumunun tanınmış simalarından, uzun yıllar ETİ’nin Genel Müdürlüğünü yapan, değerli dostlarımızdan Yusuf Değirmencioğlu’nun kıymetli eşi, ailenin değerli varlığı, iyi insan Şifa Değirmencioğlu dün Lefkoşa’da sonsuzluğa uğurlandı.

   Sevgili Eşi Yusuf Değirmencioğlu, evlatları Emre-Safiye Değirmencioğlu, Berke-Sesilia Değirmencioğlu, torunları Damla, Aren Rüzgâr ve Yusuf Azur Değirmencioğlu, kardeşi Cahit Kemal-Linda Atasoy, kardeşi çocukları Kerem ve Sinan Atasoy, acılarının sonsuz olduğunu belirterek, tüm dost, akraba, arkadaşları ve sevenlerine üzüntü ile duyurdular, nur içinde yatmasını ve mekânının cennet olmasını dilediler.

   Diğer yandan Baf-Yayla doğumlu olup, Güzelyurt-Yayla köyünde ikamet eden emekli ilkokul öğretmeni ve Berkal ailesinin değerli büyüğü Özkan Berkal da dün Lefkoşa’da defnedildi. Sevgili eşi Sergüzeşt Hanım, kızı Şebnem-Orkut Mehmet Köroğlu, oğlu Ahmet-Özen Berkal, kızı Seniha-Namık Kemal Kural, torunları Sena, Doğukan, Melis, Sude, Serra, Doğa, Ömrüm ve Özkan, onu hiçbir zaman unutmayacaklarını ifade ederek, nur içinde yatmasını temenni ettiler.

YORUM EKLE

banner75