Sebze meyvede zehir kalıntısı bizi korkutuyor

Her cuma günü merakla ve korkuyla bakıyoruz, Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı’nın “kalıntı raporuna”...

Sağ olsun bakanlık şeffaf davranıyor, kalıntı raporlarını hiç gizlemeden yayınlıyor.

Bakanlık, ürünü de gizlemiyor, üreticiyi de...

Kimlerin, hangi üreticinin, kalıntılı ürünü bulunduğunu öğrenmiş oluyoruz.

Tüm yetkililerin denetimlerini böyle şeffaf yapmasını, kimseyi gizleyip saklamamasını tavsiye deriz.

Hakkını vermek lazım, Lefkoşa Belediyesi de denetimler konusunda çok şeffaf.

Yaptıkları denetimleri gizleyip saklamıyorlar, mutlaka teşhir ediyorlar.

Zaten başımıza ne geldiyse kabahati olanları saklamamızdan geldi.

Evet Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı’nın yayınladığı raporlar, kimileri için rutine dönüştü.

Tıpkı polisin haftalık yayınladığı “trafik suç raporu” gibi…

Ancak bana göre hem bakanlığın hem de polisin yayınladığı bu raporları çok ciddiye almalıyız.

Biz kendi adımıza bu raporlara korkarak bakıyoruz.

Bu raporlar hem trafikte hem de gıdada ne kadar risk altında olduğumuzu gösteriyor.

Bu raporları ciddiye almalıyız.

Mesela aylar sonra geçen hafta hiç kalıntı bulunmadı, ne kadar sevindik bilemezsiniz.

“Keşke her hafta böyle kalıntısız meyve, sebze müjdesi alsak” dedik.

Biliyoruz, gelecek hafta, bir sonraki hafta yine kalıntılı ürünler açıklayacak bakanlık.

Keşke sonu gelse bu kalıntıların, yani zehrin...

Ülkede bu kadar çok kanser vakası varken ve giderek de artarken, zehir kalıntılı sebze- meyveden tabii ki korkuyoruz.

Korkmamak elde değil.

KIBRIS Ekonomi’de dün okudunuz, Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı tarafından yayımlanan ‘2018 Faaliyet Raporu’ndan derlenen gıda analizi sonuçları insanı endişeye sevk ediyor.

Tarım Dairesi tarafından yapılan gıda analizleri neticesinde, limit üstü kalıntı tespit edilen ürünlerin yüzde 54,24’ünün yerli, yüzde 45,76’sının ithal menşeli olduğu öğrenildi.

Tarım Dairesi’nin yaptığı gıda analizlerinin sonuçlarına göre limit üstü kalıntı tespit edilen ithal ürünler arasında ilk sırada yüzde 44,44’lük oranıyla armut; yerli ürünlerdeyse yüzde 25 ile domates oldu.

Ne üzücü? Sebze meyvenin yüzde 54,24’ü yerli ürünler...

Bakın rapora ne diyor? Kuzey Kıbrıs’ta 14 Eylül 2018-31 Ocak 2019 periyodunda denetimi yapılan toplam 866 ürünün 27’si ithal, 32’si de yerli menşeli olmak üzere 59 adedinde limit üstü veya ‘tavsiye dışı ilaç’ kalıntısı tespit edildi.

Yetiştirilmesi esnasında tavsiye dışı ilaç kullanıldığı tespit edilen ürünler imha edilirken, limit üstü ilaç kalıntısı bulunan ürünlerin hasadına bir sonraki analiz sonuçlarına kadar ara verildi.

Kalıntı şampiyonu armudu, yüzde 11,11’lik oranıyla elma izlerken; yerli ürünlerde ilk sırada yer alan domatesin ardından da yüzde 9,38’le ıspanak, salatalık, dereotu, pazı ve pancar sıralandı.

Hem üreticilerimiz dikkatli olmalı hem de ithalatçılarımız.

Halen üreticimiz ne kadar zehir kullanacağını öğrenemedi mi?

Bu konuda, üretici eğitimleri yetersiz mi?

Tecrübeli üreticilerin artık bu hataları yapmaması gerekiyor.

Eğer başka sıkıntı varsa da giderilmelidir.

Üreticinin ya da ithalatçının kazanması önemlidir elbette ama halkın sağlığı daha önemlidir.

Üretici bu işi öğrenecek, ithalatçı zehirli ürün satan Türkiye’deki veya başka ülkedeki üreticiyi terk edecek, iyi olana gidecek.

Yediklerimizle zehirlenmemiz, kanser olmamız dehşet bir durum.

Umarız yetkililerin denetimlerinden kaçıp da soframıza zehirli sebze, meyve girmiyordur.

Korkuyoruz, zehirlenmek, kanser olmak istemiyoruz, herkes sorumluluğunu bilmeli.

YORUM EKLE