Seçme hakkı ve ulus devlet

   KKTC Anayasası, seçme ve seçilme hakkı konusunda bir düzenleme yapmıştır. Bu düzenlemeyi yalnızca hukukla ilgilenen kişiler değil aynı zamanda her vatandaşın bilmesi gerekmektedir. Toplum içinde söz sahibi olmak, iradesini serbestçe kullanabilmek ve kendini en iyi yönetecek kişi/kişileri belirlemek için düzenlenen seçme hakkını kullanabilmenin tek yolu sandıktan geçmektedir.
   Anayasa’nın “Seçme, Halkoylamasına Katılma ve Seçilme Hakkı” başlıklı 68.maddesinde;
   “(1) Seçme ve halkoylamasına katılma, onsekiz yaşını bitirmiş olan her yurttaşın hakkı ve ödevidir.
   (2) Yirmibeş yaşını bitirmiş olan her yurttaş seçilme hakkına sahiptir. Seçilebilmek için en az üç yıldan beri daimi ikametgâhı Kuzey Kıbrıs'ta olmak ve yurt ödevini yerine getirmiş bulunmak koşuldur.
   (3) Seçme ve seçilme ile ilgili diğer nitelikler, bu Anayasanın kuralları saklı kalmak koşuluyla, yasa ile düzenlenir.
   (4) Seçimler ve halkoylamaları, serbest, eşit, gizli, tek dereceli, genel oy, açık sayım ve döküm ilkelerine uygun olarak yapılır; sayım ve döküm işlemleri tamamlanıncaya kadar aralıksız sürdürülür.
   (5) Aday olmak, kamu görevinden çekilme koşuluna bağlanamaz.  Seçim ve kamu hizmetlerinin güvenliği bakımından hangi kamu görevlilerinin ne gibi koşullarla aday olabilecekleri yasa ile düzenlenir.
   Yargıçlar, savcılar, silahlı kuvvetler mensupları ile polis mensupları mesleklerinden çekilmedikçe aday olamazlar ve seçilemezler.
   (6) Yurt ödevini yerine getirmekte olan yükümlüler halkoylamasında, Cumhurbaşkanı ve milletvekili seçimlerinde görev yerlerine en yakın sandıkta oy kullanabilirler.
   (7) Seçimler ve halkoylamaları ile ilgili diğer kurallar ile bu maddedeki hakların kullanılması yasa ile düzenlenir’’ şeklinde bir düzenleme yapılmıştır. O hâlde üzerinde duracağımız seçme hakkı, on sekiz yaşını tamamlamış her vatandaşın hakkı ve ödevidir. Seçme hakkının serbest bir iradeyle kullanılacak olması şarttır. Ve yürütme erkini temsil eden cumhurbaşkanının da bu serbest iradeyle seçilecek olması önemli bir husustur. Malumunuz yarın ikinci kez sandıklara gidilecek ve KKTC Cumhurbaşkanı’nın kim olacağı sorusu bir netliğe kavuşacaktır. Öyle ya da böyle her kişinin kendi görüşlerine yakın hissettiği bir parti ya da bir kişi vardır. Bazen de siyasilere kızıp, küsüp sandıklara gidilmediği de görülmektedir. Ancak Anayasa ifadesinde de belirtildiği üzere seçme hakkı yalnızca bir hak değil aynı zamanda bir ödevdir. Her vatandaşın bu ödevi yerine getirmesi, içinde yaşadığı toplumun kaderini belirlemesine yardımcı olacaktır. Biz Türk toplumu olarak asırlardır tarihte ün salmış, tarihin kader çizgisini belirlemiş ve “kadınlara seçme ve seçilme hakkı” gibi bir hakkı birçok Avrupa ülkesinden önce kazanmış bir milletiz.
   Ernest Renan, 1882’de Sorbonne'da verdiği bir konferans esnasında “bir ulus manevi ruhtur” demiştir. Ulusu oluşturan asıl öğenin, bir arada yaşamak ve ortak bir geleceğe yönelmek isteyen insanların birliği olduğunu savunmuştur. “İnsan ne diline ne de ırkına aittir: İnsan sadece kendine aittir; çünkü o özgür bir varlıktır, ahlaki bir varlıktır”. “Ulus bir hissiyat, ruhani bir ilkedir. Bu hissiyatı, bu ruhani ilkeyi aslında bir olan iki şey oluşturur. Biri geçmişte, diğeri şimdidedir. Biri ortak zengin bir hatıralar mirasına sahip olmaktır; diğeri şimdiki zamanda ortak karara varma, birlikte yaşama arzusu, bölünmemiş hâlde aldıkları mirası geliştirmeye devam etme iradesidir”. Biz ortak bir maziye sahibiz ve yine birlikte geleceğe doğru güvenle, huzurla ilerleyeceğimiz günlerimizi düşünün. Türkiye Cumhuriyeti Devleti olmadan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti varlığını tek başına koruyamaz. Sandığa gidin ve geleceğinize sahip çıkın…

 

YORUM EKLE

banner75