Sel baskınlarını önlemek için radikal karar şart

Derelere ve dere yataklarına inşa edilen binalar meselesini ya da sorununu bu köşede defalarca işledik.  2010’da Güzelyurt’u da etkisi altına alan büyük sel baskınının ardından derelere, dere yataklarına yapılan inşaatlar çok konuşulmuştu… Yetkililer çok büyük lâflar etmişti, kimin isterse olsun dereleri engelleyen binaların yıkılacağı söylenmişti.

Tabii ki söylenenlerin hiçbiri yapılmadı, tam tersine yıllar ilerledikçe ihlaller arttı. 2010’dan 2019’a kadar geçen sürede zaman zaman yağan yağmurlar bize mesajlar verdi, yağmur suları aradaki yıllarda 2018/ 2019’daki kadar olmasa da bizleri mağdur etti.

Doğanın aradaki uyarılarını dikkate almadık, bildiğimizi okumaya devam ettik, bitmek bilmez kazanma hırsımız nedeniyle doğayı katlettik.

2018’in sonunda su baskınları nedeniyle, milyonlarca liralık zarar bir tarafa, 4 de can gitti.

2019’u da felaketlerle karşıladık, ders almak, radikal karar üretmek için daha ne bekliyoruz?

Ortadaki gerçeği kabul etmek zorundayız… Ülkemizde gerek dere yataklarına yapılan inşaatlar, gerekse derelerin geçtiği güzergahlara yapılan büzlerin yeterli büyüklükte olmaması nedeniyle her yağmur sonrası birçok bina veya yol sular altında kalıyor.

Yıllardır dere yataklarına yapılan müdahaleler sorgulanıyor ama olumlu bir sonuca ulaşılamıyor.

Şehir Plancıları Odası Başkanı Merter Refikoğlu, KIBRIS Gazetesi muhabirine “Google Earth” uygulamasıyla ülkedeki derelere ve dere yataklarına yapılan müdahaleleri tek tek gösterdi.

Harita üzerinden yapılan araştırmada, Lefkoşa ve Girne bölgelerinde sorun teşkil eden dere yatakları tek tek saptandı ve toplam 8 farklı noktada derelere müdahale yapıldığı ortaya çıktı.

Araştırmada, Lefkoşa ve Girne’de 4’er farklı noktada çok ciddi sıkıntının olduğu belirtildi.

Ayrıca araştırmada su akışının sağlanması için yollarının altında konulan büzlerin yetersiz olduğu da belirlendi.

Şehir Plancıları Odası Başkanı Merter Refikoğlu, dere yataklarının içinde veya taşma yerlerinde herhangi bir yapılaşmanın olmaması ve yağmur sularının bir şekilde derelere ulaştırılması gerektiğine dikkat çekerek, “Bunlar düzeltilmediği sürece su baskınları engellenemez” dedi.

Refikoğlu, dere yataklarının içine veya taşma yerlerinde herhangi bir yapılaşmanın olmaması gerektiğinin altını çizerek, gelmiş geçmiş bazı yöneticilerin dere yataklarının ya yönünü değiştirdiğini, ya da yolunu kapattığını kaydetti.

Şehir Planlama Dairesi Müdürü Türkmen Yiğitcan da kamu yararı için dere yataklarına inşa edilen yapıların gerek tazmin, gerekse takas yoluyla kamulaştırılması gerektiğini söyledi.

Aslında sıkıntının nedenini herkes biliyor; tespitler doğru ama birçok konuda olduğu gibi, sorunumuz çare üretememek, tespitlerimizi çözüme dönüştürememektir.

Tedbir almadıkça, denetim yapmadıkça, gerçekçi yaklaşımlarda bulunmadıkça ve radikal kararlar almadıkça bu sorunları yaşamaya devam edeceğiz. Hade milyonlarca zarar ziyan ve mağduriyet bizi harekete geçiremedi, sel baskını nedeniyle 4 kişinin yaşamını kaybetmesi de mi yetmiyor radikal tedbir almaya? Tedbir almak için bundan daha büyük bir felaket mi bekliyoruz?

YORUM EKLE