Sesi en çok çıkanlar, hep haklı mı?

   KKTC’de uzun yıllardır, hadsizlerin, haddini bilmeyenlerin, “Rabbena, hep bana” diyenlerin, etkinliği söz konusudur.
   Sesini en çok çıkaranlar, hele bir de cepleri doluysa, istediklerini yaptırma şansları yüksektir.
   Yıllardır bu böyle olduğu için, haklı olanlar mağdur olurken, bir biçimde güç elde edenler, haklı muamelesi de görebiliyor.
   Sesi en çok çıkanlar, hep haklı mı?
   Mümkün değil.
   Çok ilginçtir, böyle davrananlar, haklı oldukları zaman, seslerini yükseltmeden hak arayışına gidebiliyor.
                                                                                               ***
   KKTC’de ciddi bir gelir adaletsizliği vardır.
   Önceki gün Kıbrıs Türk Ticaret Odası’nın yeni yönetiminin KIBRIS Gazetesi’ni ziyaretinde kendilerine de söyledik.
   Bizler alın teriyle, zor elde edilen kazancı, helal kazanç görür ve saygıyla karşılarız. Toplumun derdi, alın teriyle ıslanmayan, kolay ve hızlı elde edilen, meşru kazanç sınıfına girmeyen elde edişlerle ilgilidir.
   KKTC’de kategorize edilip, isimlendirilecek dönemler var.
   Devletin yapısı dışında ekonomik albenisiyle en çok anılan dönem Asil Nadir dönemidir.
   Asil Nadir’in dışında özel sektörden kimse, bir döneme ismini verecek kadar, Kıbrıs Türk Halkının refahına katkı koyamamıştır.
                                                                                              ***
   Kuzey Kıbrıs, küçük bir yüzölçümüne sahip.
   Nüfusumuz da birbirimizi tanımamıza yetecek sınırlar içinde.
   Kimin ne kadar zamanda hangi büyüklükte servet sahibi olduğu da çok iyi biliniyor.
   Mağusa-Yeniboğaziçi- İskele İmar Planı konusu KKTC tarihine geçecek bir içeriği bizlere “armağan” ediyor.
                                                                                              ***
   Bu süreçte hükümetin hangi kanadı haklı veya haksız sorgulamasına hiç gerek yoktur.
   Hükümet, bir bütün olarak yaşanan her şeyden sorumludur.
   Hükümetin koalisyon olması, bütünlüğünü ortadan kaldırmaz.
   Hükümet, bu mevsimin meyvesi olan karpuz değildir ki, bölünsün.
   Kritik hiçbir konuda, görüş birliğiyle hareket edemeyen bir hükümetle yüz yüzeyiz.
   Toplum,  hükümet krizleri, hükümet bozulmaları ve yeni hükümet kurulmaları istemiyor.
   Hele içinden geçmekte olduğumuz bu pandemi döneminde, toplumsal birlik arzusu ortadayken, hükümet ortaklarının ayrı telden çalmaları, Kıbrıs Türk halkını mutsuz ve huzursuz ediyor.
   Tam da bu dönemde özellikle koalisyonun büyük ortağı UBP’ye iş dünyasından, tehdit içerikli saldırılar yapılması ve bu saldırıların etkili olması, düşüncelere pek çok soru işareti bırakmaktadır.
   Herkes şunu çok net olarak bilmek zorundadır. Kimsenin, tartışılan çıkarları, toplumsal çıkarlardan, Kıbrıs Türk Halkının bütünlüklü, ortak çıkarlarından daha önde ve daha değerli değildir.
   Kimsenin, şahsi çıkarları için kaos yaratma hakkı yoktur.

 

YORUM EKLE

banner75