Sınır kapılarındaki tedbirler için geç kalınmamalı

Kıbrıslı Rumların, son dönemlerde Kuzey Kıbrıs’a akın ediyor oluşunu daha önce de birkaç kez bu köşede gündemimize almıştık.

Türk Lirası’nın döviz karşısında değer kaybetmesi Kıbrıslı Türkler için derin bir ekonomik krize neden olurken, Euro kullanan Kıbrıslı Rumlar için Kuzey Kıbrıs oldukça cazip hale geldi.

Türk Lirası’nın karşısında Euro’nun değerinin artması, Rumlar için KKTC’yi ucuzluk cennetine dönüştürdü.

Başta akaryakıt olmak üzere Kuzey Kıbrıs’tan yapılan her alışveriş Rumlar için oldukça hesaplı.

Bu nedenle Kıbrıslı Rumlar, Kuzey Kıbrıs’a akın ediyor ve çılgınlar gibi alışveriş yapıyor.

Rumlar ayrıca restoranlarda zaman geçiriyor, casinolarda şansını deniyor.

Bir zamanlar Kıbrıslı Türklerin Güney Kıbrıs’a gitmek için oluşturduğu uzun kuyrukları şimdilerde Kıbrıslı Rumlar oluşturuyor.

Bir zamanlar tatil günlerinde Kıbrıslı Türkler güneye akın ederdi, şimdilerde Kıbrıslı Rumlar kuzeye akın ediyor.

“1 Ekim Kıbrıs Cumhuriyeti Bağımsızlık Günü”nün tatil olmasını fırsat bilen Kıbrıslı Rumlar, dün de KKTC’ye koştu.

Kuzeyde gün boyu alışveriş yapan ve eğlenen Rumlar, akşam saatlerinde Güney’e geçmek için Metehan Kara Giriş Kapısı’na yönelince trafik felç oldu.

Artık sıkça görmeye alıştığımız izdiham görüntüleri dün Metehan sınır kapısında bir kez daha yaşandı.

Trafiğin bir ucu Sivil Savunma Teşkilat Başkanlığı Lefkoşa Bölge Müdürlüğü’ndeki çembere, diğer ucu ise Dereboyu’na kadar uzandı.

İşte burada, daha önce yazdıklarımızı tekrarlayacağız...

Maalesef bu sıkışıklığı giderecek, Rumların daha rahat kuzeye gelmelerini sağlayacak tedbirleri alamıyoruz.

İçinde bulunduğumuz ekonomik kriz ortamında ülkemize bırakılacak dövize çok büyük ihtiyacımız varken, biz Rumların rahatça kuzeye gelip gideceği ortamı hazırlayamıyoruz.

Sınır kapılarında görev yapan sivil hizmet görevlilerinin sayısını artıracak düzenlemeleri yapamıyor, yeterince istihdam yapamıyoruz.

Sınır kapılarındaki sıkışıklığın önüne geçecek pratik düzenlemeler için geç kalıyoruz.

Hatta kapı açmakta da oldukça hantalız...

Derinya Kapısı ile Aplıç Kapısı’nın açılması için bizim ısrarlı, bizim aceleci, bizim iş bitirici pozisyona girmemiz gerekiyor ama sanki “istemiyoruz” gibi bir hava estiriyoruz.

Her iki kapının açılması için yetkililerin zaman zaman olumlu demeçlerinin arkası gelmiyor.

Böyle önemli konularda süratli hareket edebilmeliyiz, yasal düzenleme ya da paraya dayalı başka önlemleri hiç vakit kaybetmeden yapabilmeliyiz.

Ne bekliyoruz acaba? Rumlar bu sıkışıklıktan bıksın ve kuzeye gelmekten vazgeçsin mi?

Mademki sınırdaki geçişlerde hafta sonu kuzeye geçişler günde 2 binlerden 14 binlere çıktı, bunun için süratle tedbir alınmalıdır.

Bazı imkansızlıklar var ama onlara sığınmamamız, çözüm üretmemiz gerekiyor.

Her konudaki devletin hantallığı, bu ülkenin en büyük sorunlarındandır.

 

 

YORUM EKLE