Siyasetin yeni yüzleri: Bir fotoğraf karesinin siyasi kritiği!

Özgürlük ve Reform Partisi’ni hatırlayan var mı? Muhtemelen “Sahi, öyle bir şey de yaşamıştık” dediniz şu an. Oysa çok da uzak olmayan bir geçmişte hayatımıza giriverip gündemi epey meşgul etmiş bir siyasi oluşumdu. Şimdi arayanı soranı olmayan sahipsiz bir mezar gibi siyasi parti kabristanında yatıyor.

Rahmetle yad edeni yok ama aslında bizim Ankara-Lefkoşa ilişkilerimizde azımsanmayacak sembolik bir yeri var. O partinin özellikle incelenmeyi hak eden macerası aynı zamanda iç siyasetimizde “Bu işe acaba anavatan ne der?” sorusunun hak ettiğinden bile fazla sorulmaya başlanmasının hikâyesi bir yerde.

 

Ankara-Lefkoşa ilişkilerindeki “anomalinin” fotografik yansıması…

Türkiye – Kuzey Kıbrıs ilişkilerinin herkesin kabul ettiği bir “yamukluk” ya da bir “yukarıdan bakma” hali içerdiği malum. Doğruluğu, yanlışlığı ayrı mevzu, ama sokaktaki her insanın da buna dair bir algısı ve görüşü olduğu da ayniyle vaki. Bazen Türkiye yetkilileri tarafından kurulan basit bir cümle, küçük bir tavır ya da geçenlerde basına yansıyan görüntü gibi sıradan bir fotoğraf karesi bu algıyı dipten ve derinden besliyor hep.

Kısa bir süre önce Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu birkaç günlüğüne Kuzey Kıbrıs’a gelmişti. KKTC Başbakanı Erhürman, Dışişleri Bakanı Özersay ile Çavuşoğlu bir yemekte buluştular ve bir fotoğraf paylaşıldı bu toplantıdan. Kardeşlik ilişkimizin çok derinlerde ve tartışılmaz bir sağlamlıkta olduğuna dair hiçbir şüphem yoktur. Lakin gündelik hayatta da siyasetçilerin karşılıklı olarak bazı şeylere hassasiyet göstermesinin de gerekli olduğuna inananlardanım.

O fotoğraf aslında Ankara-Lefkoşa ilişkilerinin anormalliğini özetleyen bir kareydi. Çavuşoğlu’nun karşısında Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçisi… Erhürman’ın karşısında Özersay… Kısacası Çavuşoğlu Büyükelçinin konuğu, Erhürman da Özersay’ın misafiri gibi… Bizim buralarla hiç ilgisi olmayan birine göstersek; kimin kimi ağırladığı pek de belli olmayan bir fotoğraf karesi.

 

Yeni siyasetin iki kahramanı beklentilerin çok altında performans gösterdi…

Bu yemek fotoğrafı sosyal medyada epey paylaşıldı ve üzerine çok sayıda yorum yapıldı. Ben işin o tarafa çok girmek istemiyorum esasında, çünkü bu konuda “aşırı” olabilecek bir yorumdan kaçınmak tercihindeyim. Gerek Erhürman gerekse Özersay siyasetin genç figürleri. Çok talihsiz bir dönemde ve çok zor şartlarda ülkenin sorunlarını çözme yolunda çalışmak istediler ve iş birliği yapıp dörtlü koalisyon hükümetinde önemli bir misyonda bulundular. Geçen hafta zor oluşan bu koalisyonu görünen ve görünmeyen sebepleriyle bir çırpıda yıktılar. Şimdi koalisyon ortakları arasında UBP öncülüğünde yeni bir koalisyon kurma çabaları, ortaklık arayışları başladı.

Ama o fotoğraf karesinde yer alan Erhürman ve Özersay’ın; Ankara-Lefkoşa ilişkileri konusunda toplumun hassasiyetlerine dönük olarak görevlerini layıkıyla yapamadıklarını ve yeni siyaset anlayışını tam anlamıyla ortaya koyamadıklarını söylemek sanırım haksızlık değildir. Bunun siyasi sebepleri yanında psikolojik, ekonomik ve kültürel boyutları olduğunu kabul ediyorum. Ama yine de koalisyonun iki güçlü ismi Erhürman ile Özersay’ın Çavuşoğlu ile poz verdikleri o karedeki oturuş şekilleri bile siyasetin gelecek misyonu ve vizyonu bakımından umutsuzluk duymak için yeterli bir emsaldir.

 

2020 Cumhurbaşkanlığı seçimleri: Akademisyen kökenli siyasetçiler neyi önemsemeli?

Akademik kökenli iki siyaset insanı… İkisinin de Kıbrıs Türklerinin umutlarını büyütmesinde potansiyel taşıdıklarını çok iyi biliyorum. Lakin bugün için her iki siyasetçinin de cemaatin hasletlerini, özlemlerini ve beklentilerini karşılamada daha çok fırın ekmek yemeleri gerekiyor. Neyse, çok da uzatmayalım.  Doğrusu siyasetin teorisi ayrı pratiği apayrıdır. Güzel ve edebi cümleler kurmanın siyasette bir yere kadar anlamı var. Çok daha anlamlı olanı pratikteki ilişkiler ve çözüm üretme konusundaki kabiliyetlerdir.

Aslında her iki siyasetçi de potansiyel olarak Kıbrıslı Türklere istikbal vaat ediyorlardı. Ama koalisyon dönemindeki verimsizlikleri ve ortaya hiçbir iş çıkaramamış olmalarıyla siyaset değirmeninin kendilerini hızla öğütmesine izin verdiler. Kısacası siyaset yeni figürlerini de eskitti.

Bakalım bu arkadaşlarımız önümüzdeki günlerde siyasetin pratiğinde nasıl bir yol izleyecekler? Bunu merakla bekleyenlerdenim. Hemen belirtmeliyim önümüzdeki Nisan 2020 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Ankara-Lefkoşa ilişkilerinde ortaya ölçü koyanın başarılı olacağı da herkesin bildiği bir hakikat. Ve yine herkesin bildiği gibi bu dörtlü koalisyonun ortakları Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin gerilimini çok fazla üzerlerinde hissettiler ve bunu da vatandaştan saklamayı beceremediler. İnşallah bu durum hanelerine olumsuz yansımaz…

YORUM EKLE