Siyasiler ve sendikalar güven kaybını ciddiye almalıdır

Siyasilere olan güven bir türlü yükselmiyor. Her ankette siyasilere olan güvenin biraz daha aşağılara düşmesi, düşündürücü değil midir? Düşündürücüdür ve dikkate alınmalıdır. Meclise, hükümete ve tüm siyasi partilere yönelik halkın güveni çok düşük çıkıyor.

Göç, Kimlik ve Hak Çalışmaları Merkezi’nin (CMIRS) üç ayda bir düzenli olarak yaptığı ankette yine meclis, hükümet ve siyasi partiler en az güvenilenler arasında yer aldı. Ankete katılanların yüzde 82.6’sı dört partili koalisyonu başarısız bulduğunu belirtti.

Mart 2019 anketinde “güven” listesinde hükümet 6’ncı, meclis 9’uncu ve siyasi partiler 11’inci yani son sırada yer aldı. Hükümet, göreve geldikten sonra yapılan Şubat 2018 anketinde, 5 üzerinden 3.15 puan alarak güven notunu karnesine yazdırmıştı. Yeni hükümet için başlangıç notu olan puan, Mart 2019’da 2.53’e geriledi.

Seçimlerin hemen akabinde yapılan ankette yani Şubat 2018’de toplumun meclise “güven” notu 5 üzerinden 2.98’di. Başlangıç için oldukça iyi bir not alan meclis, maalesef bunu koruyamadı. Meclisin güven notu, Haziran 2018’de 2.68’e, Eylül 2018’de 2.12’ye, Aralık 2018’de ise 2.25’e düştü. Mart 2019 anketinde ise notunu 2.33’e yükselten meclis, yine ilk başlarda kazandığı güven notunu yerine koyamadı.

Siyasi partilere “güven” notu en düşük seviyede. 11 kurum arasında en son sırada. Siyasi partilere olan güven Şubat 2018’de 5 üzerinden 2.65, bu rakam Haziran 2018’de 2.20 ve Eylül 2018’de en düşük not olan 1.83’e düştü. Aralık 2018 anketinde notunu az da olsa yükselten siyasi partiler, 2.01 puana ulaştı ve Mart 2019’da notunu 2.07’e çekti. Ancak listenin son sırasında kaldı.

Halkın hem iktidardaki, hem muhalefetteki hem de parlamento dışındaki tüm partileri aynı kefeye koyup “güvenilmez” bulması gerçekten ilginçtir ve üzerinde düşünülmesi gerekiyor. Başarısız bulunan partiler ve siyasiler nedeniyle halk genelleme yapıyor. Demek ki halk, siyasilerin “siyaset tarzını” değiştirmesini istiyor, bu şekilde devam edemeyeceğini düşünüyor.

Anketlerden çıkan sonuçları siyasiler dikkate almayabilir, genellikle dikkate almıyorlar da… Siyasiler, nasıl olsa seçim dönemlerinde her şeyin değişeceğini, insanların seçim heyecanıyla geçmişi unutacağını düşünüyorlar. Popülizm ve seçilme kaygısı, siyasileri kısır bir döngüye ve başarısızlığa mahkum ediyor. O nedenle bu anketlerden çıkan sonuçların ciddiyetle dikkate alınması gerekmektedir.

Bu arada vatandaşlar, yalnızca bir “siyasiyi” ayırıyor, ya da onu artık “siyasi” olarak görmüyor. O kişi, Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’dır… Akıncı, tüm anketlerde “güvenilirlik” sıralamasının üst sıralarında yer alıyor. Siyasiler, meclis, hükümet, sürekli güven kaybı yaşarken, Cumhurbaşkanı Akıncı, üst sıralardaki yerini koruyor.  Akıncı, Mart 2019 anketinde “en güvenilir” sıralamasında, yargıyı da geride bırakarak ikinci oldu. Demek ki halk cumhurbaşkanının kendilerine yaklaşım tarzını beğeniyor, demek ki cumhurbaşkanı tüm halkı temsil ettiğini hissettiriyor.

İşin ilginç tarafı, ülkenin iş yaşamının daha iyi noktalara gelmesi ve ülkenin demokratikleşmesi için mücadele veren sendikalar da güven sıralamasında son sıralarda yer aldı. Hem de bir kez değil, son zamanlarda yapılan bütün anketlerde sendikalar güven duyulmayan kurumlar arasında yer alıyor.

Sendikalar geçmiş anketlerde olduğu gibi güvensizlik çizgisinde kalmaya devam etti.

Vatandaşlar, “siyasi partileri” olduğu gibi “sendikaları” da genelleme yaparak başarısız buluyor. O nedenle sendikalar da durumlarına bakıp, bazı şeyleri düzeltmeye çalışmalıdır. “Biz bildiğimizi yaparız” mantığı ile devam etmeleri doğru değildir. Toplumun sendikalara ihtiyacı vardır ve daha iyi olmak, vatandaşın güvenini kazanmak zorundadırlar.

YORUM EKLE