Sosyal bilimler ve turizm ilişkisi

Hayatını etkilediğimiz çok önemli bir süreç medya yönetimi. İnandığınız, güvendiğiniz, belki de tümünün birleşimi olan hayat tecrübelerine eklenen eğitiminiz, sizleri belli konularda bilirkişi yapabiliyor veya en azından söz söyleme hakkını size veriyor.

Hele ki bu sosyal bilimlerin ayrılmaz bir parçası olan turizm endüstrisi ve dünyası ise, önünüzde öyle bir açık deniz var ki. Her an, her türlü olaya karşı seyir değiştirebilen büyük bir sosyal ağ ile karşı karşıyasınız demektir.

Sosyal Bilimler, (social sciences) dünya üzerinde yaşam süren ve en akıllı varlık olan insanların bir birleri ile yaptıkları duygu ve iletişimsel etki ve tepkileri ile alakalı olan bütün disiplinleri içermektedir. Sosyal bilimlerin kendi başına bir bilim dalı olmadığını ve farklı disiplinleri bir araya getirdiğini biliyoruz.

Aklıma geldiği kadarı ile sosyoloji, siyaset bilimi, ekonomi, psikoloji, coğrafya, tarih, antropoloji, eğitim, iletişim, medya, sanat tarihi, sinema, turizm gibi disiplinlerin sosyal bilimlerin atar damarını oluşturduğu söylenebilir. Medya okuryazarlığı ise medya diliyle okuyup yazmak anlamına da gelmektedir.

Özellikle sosyal bilimler içerisindeki ekonomi, sosyoloji, psikoloji, işletme gibi çok sayıda disiplinin turizme gösterdikleri ilginin sonucu olarak turizm alanında yapılan araştırmalar gün geçtikçe artmaktadır.

Bizlerin özellikle toplumun dikkatini çekmeye çalıştığımız ve inandığımız doğrular sonunda kaleme aldığımız her kelimenin de bu anlamda büyük bir önemi vardır. Eğer turizm sektörünün ekonomiye koyduğu çarpan etkisinden söz edersek, bunun bir belli dayanağı olduğu içindir. Bunu birazdan daha fazla açacağım.

Bazı kesimler, turizm sektörünün dinamiklerini, hatta ve hatta içerisinde turizm sektörünün getirdiği yaşanmışlık duygusunu çok barındırmadan, tecrübe eksikliğinden sadece sınırlı kitap bilgileri ile doğru olmayan ifadeler kullanabiliyorlar. Bizlerin de görevi yine toplumumuza doğruları aktarmaktan geçmektedir.

Geçtiğimiz günlerde Casino sektörü üzerine yaptığım araştırmalar ve yaptığım tespitlere genelde halkımızdan ve iş dünyasından olumlu geri dönüşler oldu ve bundan da çok memnunum. Turizm sektörü içerisinde en organize ve en dinamik olan Casino sektörünü Kıbrıs Türk Medyasına belli aralıklarla artık eğrisi ve doğrusu ile halkımıza anlatmaya karar verdim açıkçası.

Bu arada; bilerek Casino- eğlence sektörüne yönelik yıpratıcı ve bilimsellikten uzak görüşleri de olumlu görmem mümkün değil çünkü kan kaybeden turizm sektörümüzün daha hızlı çökmesine yardımcı oluyorlar sadece.

Demokrasiler içerisinde herkes kendi fikrini özgürce ifade edebilir, ancak bu kimsenin kimseye saldırmaya hakkı var anlamına da gelmez, gelmemeli…

Öyle inanıyorum ki, bazı arkadaşlar daha akademi ve teorinin merdivenlerinin çok başında iken biz teoriyi çoktan geçtik akademik ‘title’ olarak sonuna yaklaşıyoruz, ayrıca yirmi yıldan fazla bu işin hem teoriğini hem de pratiğini yapıyoruz.

Neyse nokta koyalım. Şimdi biraz bilimsel konuşma zamanı…

Casino turizmine yerli halk tarafından geliştirilen bakış ve tutum

Kıbrıs Türk Turizm sektörü içerisinde Casino – eğlence sektörü üzerine doktora öğrencim Seden Özerden Turanberk ile geçtiğimiz aylarda (Haziran 2019) yaptığımız ve geçen haftalarda yayınlanan “Sosyal Bilimlerde Güncel Akademik çalışmalar” kitapçığında yer alan “Perception and Attitude towards TRNC as a destination for gambling –casino  tourism” çalışmanın ana hatları ile sonuçlarını paylaşmak istiyorum.

Aslında bu çalışma 2010 yılında gerçekleşmişti ve o dönemlerde bir türlü yayınlayamamıştım. Seden’in bazı güncel dokunuşları ile en azından yayınlayabildik.

Öncelikle bu akademik makalemiz içerisinden de anlaşılacağı üzere casino sektörünün çok önemli  saptamalarını iyi okuyup değerlendirmek lazım.

Casino Sektörünün en önemli ekonomik açılımı aslında tüm bir yıla yayılabilme kabiliyetinin olması ve sadece belli bir mevsimsel süreyi kapsamayışı en önemli avantaj aslında. Ekonomik, sosyal, kültürel ve geleneksel etkileşim olarak casino endüstrisinin koyduğu artılar ve eksiler gün yüzüne çıkarılmaya çalışıldı.

Harill 2004 ve Hall 2008 yıllarında yaptığı tespitler doğrultusunda da belirtildiği gibi iki en belirgin düşünce şekli ön plana çıkıyor.

Birincisi; her kesimin farklı ve çok karmaşık düşünce yapısı içerisinde olmaları, ikincisi ise, özellikle yoğun nüfusların olduğu, şehir merkezlerinde olan bu işletmelerin olduğu bölgelerdeki insanların düşünce şekillerinin değişebileceği.

Literatür taramaları ve Kuzey Kıbrıs

Literatür taramalarında benzer ülkeler ve yaptığınız bilgi taramaları çok önem arz etmektedir. Araştırmanıza benzer örnekler vermeniz; farklı akademisyenlerin ilgili alan üzerine görüşleri, sizleri dayandırmak istediğiniz hipotezlerinizin gerçekliğini ve doğruluğunuzu kanıtlamanıza yardımcı olan öğelerdir.

Bu çalışmada benzer özellikleri barındırdıkları için özellikle Macau adası ile ilgili yaptığım karşılaştırmalar bizim Kuzey Kıbrıs ölçeğinde nüfüs sayısı ve yüz ölçümü anlamında çok benzeşiyordu. Buna bir de Çin ve Hong-Kong’dan yasaklandığı için sektörün Macau`ya kaydırılması bizim ülkemiz ile benzerlikler gösteriyordu.

Bu anlamda varılan sonuçlar çok benzerlik gösteriyor. Ayrıca Monaco`yu da bu literature çalışmama dahil ettiğimi de söyleyebilirim.

Methodology

Araştırmayı yaparken hem birincil, hem de ikincil datalar kullanılarak yapıldı ve kullanılan anket sonuçlarının analizi SPSS’e dökülerek sonuçlar analiz edildi. Kullanılan metotlar, birebir yapılan söyleşiler, anketler şeklinde özetlenebilir.

Aslında o dönemlerde aktif olarak yine sektörde çalıştığımdan dolayı çok zamanım yoktu ve sadece yüz kişi ile bu anketleri gerçekleştirmek zorunda kalmıştım. Sektörde üst düzey yöneticiler ve otel sahipleri ile yaptığım röportajlar ise on iki kişi ile sınırlı kalmıştı.

Yine de belli konularda en azından araştırmayı yazabilecek bir olgunluğa eriştiğini çıkan sonuçların da yayınlanabilecek kıvamda olduğunu söyleyebilirim.

Sorularımız arasında, casino sektörünün alternatif bir sektör olarak görülüp görülmediği, mevcut hükümetin sektöre karşı yeterli kanun geliştirip geliştirmediği, vergi reform sayesinde casinoların ülkeye farklı kaynaklar yaratarak ülke gelişimine katkı koyup koymadığı, casino sektörünün gelişiminin Kuzey Kıbrıs kimliğine zarar verip vermediğini, casinoların çoğalmasının ülkedeki asayişi  ne derece olumlu veya olumsuz yönde etkilediğini, casinoların çoğalmasında aslında ülkenin istihdam faktörüne ne derece etki edip etmediği, ülkedeki eğlence sektörünün eksikliğinden casino eğlencelerinin bu açığı ne derece giderip gidermediğinin, halkın casino sektörü hakkında doğru bir algısı olup olmadığının test soruları ile bu bilgileri Girne halkından da istemiş olduk.

Buna benzer en az yedi sekiz tane daha soru var ama hepsini burada yazamayacağım…

Sonuçlar

Aslında o dönemlerde verilen cevaplar, bugün halkımızın verdiği cevaplardan çok farklı değil diye düşünüyorum.

Bir kere casinolar kendilerini halka anlatmakta başarılı değiller. Casinoların bu ülkeye verdiği katkılardan çok haberleri yok. İşin sadece olumsuz yanları yazılıp çizildiğinden dolayı, halk da bunları daha fazla hem yazılı, hem de görsel medyada yaşıyor ve ona göre bir algı geliştiriyor.

Aslında alınan vergiler, yarattığı istihdam ve ekonomiye koydukları katma değer bir şekilde verilen cevapların olumlu oluşundan dolayı (% 68 civarı) Girne halkının sektöre olumlu baktığı yönünde.

Casinoların şehir içlerinde fazla oluşu olumsuz olarak karşılanmakta, ayrıca, özellikle yaşlı kesim (60 yaş üstü) casinoları bir sosyalleşme yeri olarak görmelerine rağmen, Kuzey Kıbrıs vatandaşlarının daha etkin denetimler sonucunda casinolara girmelerinden yana tavır gösteriyorlar.

Özellikle casinoların daha fazla halka yaklaşmasını, daha fazla etkin sosyal sorumluluk projelerinde yer almasını bekliyorlar. Bu sonuçları çok detaylı bir şekilde ileriki yazılarımda da ele alacağım. Benzer anketi en az beş yüz kişiye hem Mağusa, hem de Girne halklarına da yayarak, mevcut çalışmayı da güncellemek en önemli hedeflerim arasında yer almakta.

Turizm dolu günler bizlerin olsun.

YORUM EKLE

banner75