Ali Çetin Amcaoğlu

banner37

Kıbrıs Türk futboluna ve Kıbrıs Türk siyasetine önemli hizmetler vermiş, gerek sahalarda, gerekse siyaset arenasında beyefendi kişiliği ile dikkat çeken bir isim

Ali Çetin Amcaoğlu
banner90
banner99

Levent TEZEL

Bu haftaki “Geçmişin Yıldızları” köşemizin konuğu uzun yıllar Kıbrıs Türk futboluna ve Kıbrıs Türk siyasetine önemli hizmetler vermiş olan gerek sahalarda, gerekse de siyaset arenasında beyefendi kişiliği ile dikkat çeken Ali Çetin Amcaoğlu. Futbola olan ilgi alaka ve sevgisinin döneminin sert şutları ile tanınan ve “Metin Oktay” lakabı ile tanınan Teyfik ustaya olan hayranlığı ile başladığını aktaran Amcaoğlu, azmin, hırsın ve disiplinli çalışmanın bir sonucu olarak futbolunu ilerlettiğini ve uzun yıllar futbolcu ve teknik adam olarak ülke futbolumuza hizmet verebilme imkanı bulduğunu söyledi.


Gönyeli’nin 50’li, 60’lı yıllarda küçük bir köy olmasna rağmen bir futbolcu fabrikası olduğunu ifade eden Amcaoğlu, küçük yaşlardan itibaren futbolun kendisi için bir tutku haline geldiğini, çocukluk yıllarında mahalle aralarında ve harmanlıklarda kendilerini iyi futbolcu olmak için yetiştirmeye çalıştıklarını anlattı.

İlk maçında 7 gol birden attı


1963 yılında Milli Mücadele’nin başlaması ile birlikte ara verilen futbolun başladığı 1968 yılında çok sevdiği köyü Gönyeli’de 16 yaşında lisans çıkardığını ifade eden Amcaoğlu, o sezon Gönyeli’nin İkinci Lig’de mücadele ettiğini belirtti. Gönyeli formasını ilk kez Yeşiladaspor maçında giydiğini ifade eden Ali Çetin Amcaoğlu, 14-0 kazandıkları bu maçta tam 7 gol birden attığını ve bu maçtan sonra takım içindeki yerini sağlamlaştırdığını dile getirdi. O sezon İkinci Lig’de oynayan takımların oyuncu değiştirmesine izin verilmediğini ve takımların sahaya çıktıkları 11 ile maç sonuna kadar oynamak zorunda kalmalarının aklında kalan bir detay olduğuna vurgu yapan Amcaoğlu, o sezon Gönyeli’nin şampiyon olarak 1. Lig’e çıktığını ve bu kuraldan da kurtulduklarını ifade etti.

Gönyeli’de 10 sezon


1968 yılında lisans çıkardığı Gönyeli’de tam 10 sezon forma giydiğini anlatan Amcaoğlu, köyünün takımında geçirdiği 10 güzel sezondan sonra 1978-1979 sezonunda antrenör futbolcu olarak Alsancak Yeşilova takımına transfer olduğunu belirtti. Amcaoğlu, Alsancak Yeşilova kulübünde 3 sezon boyunca çok iyi bir dönem geçirdiğini, daha ilk sezonunda bu takımı 2. Lig’den 1. Lig’e çıkardıklarını ifade etti. Amcaoğlu, 1981-1982 sezonunda Çetinkaya’da görev yaptıktan sonra Gönyeli’ye döndüğünü ve burada futbolu noktaladığını da ekledi.

 

Futbol bir takım oyunudur


Futbolculuk döneminde birçok lig, kupa ve turnuva şampiyonluğu gördüğünü belirten Amcaoğlu, elde edilen başarılarda önemli olanın grubun el ele verip bir takım bütünlüğü içinde hareket etmesinin gerekliliği olduğunun altını çizdi. Golcü bir oyuncu olmasına rağmen gol atmaktan ziyade takımının kazanmasının kendisini daha çok mutlu ettiğini belirten Amcaoğlu, yine de attığı kritik gollerle takımı kazandığında bu durumdan çok büyük mutluluk duyduğunu da ifade etti. Gol krallığı gibi bir hedefinin hiç bir zaman olmadığını ancak gol krallığını kıl payı kaçırdığı sezonlar olduğuna vurgu yapan Ali Çetin Amcaoğlu, futbol oynadıkları dönemde takım arkadaşı Erbay Gönelli’nin (Kaptan Erbay) gol krallıklarının kendisini çok mutlu ettiğini söyledi.


banner134
 

Küçük Kaymaklı’da görev yaptığım yıllarımda çok iyi bir hava yakalamıştık


Teknik direktörlük kursunu tamamladıktan sonra Küçük Kaymaklı’ya teknik direktör olduğunu belirten Amcaoğlu, bu takımdaki ilk sezonu olan 1983-1984 sezonunda lig şampiyonu olduklarını ifade etti. Kaymaklı’da görev yaptığı dönemde 2 lig, 1 kupa ve turnuva şampiyonlukları yaşadıklarını aktaran Amcaoğlu, o yıllarda Kaymaklı’da başkanlık yapan Veli Hakkı’nın çok önemli işler yaptığını dile getirdi. KTFF Başkanı Ahmet Sami Topcan döneminde uzun yıllar Milli Takımlar Teknik Direktörlüğü görevini de yürüttüğünü ve bu süreçte Genç Milli Takım ile Almanya’da bir turnuvada da çok başarılı maçlar çıkardıklarını kaydeden Amcaoğlu, ülke futbolumuzun en büyük sorununun her düzeyde olması gereken ama haksız ambargolara takılan dış temaslar olduğunu vurguladı. Küçük Kaymaklı’dan sonra DTB ve BÜY takımlarında görev yaptığını belirten Amcaoğlu, 1994 yılında Gönyeli Belediye Başkanı olmasının ardından çok sevdiği futboldan kopmak durumunda kaldığını da dile getirdi.

 

Başlama vuruşundan gelen gol ve “Hade geçmiş olsun” anısı


Futbola dair birçok anısı olduğunu söyleyen Amcaoğlu, özellikle 1972 yılında Taksim Stadı’nda Gönyeli olarak Çetinkaya ile oynadıkları maçtaki golünü hiç bir zaman unutamadığını belirtti. Amcaoğlu, maçın başlama vuruşunda Kaptan Erbay’ın topu kendisine verdiğini, kendisinin de orta sahadan direkt olarak topu kaleye gönderdiğini ve topun o mesafeden ağlara gittiğini, bu golün en erken atılan gol olduğunu bildiğini dile getirdi. Amcaoğlu ayrıca 1984 yılında Mormenekşe ile Küçük Kaymaklı arasındaki maçta takımı Kaymaklı’nın 80. dakikada 2-0 mağlup iken yaşananların da hafızasında tatlı bir anı olarak kaldığını aktardı. Ali Çetin Amcaoğlu, o gün işlerin ters gittiğini kalelerinde gördükleri 2 gol sonrası tam kaybettik derken o maçın izleyicileri arasındaki dönemin KTFF Genel Sekreteri Mehmet Fikri’nin yanından geçerken “Hade geçmiş olsun” söyleminin kendisini hırslandırdığını ve oyuna yaptığı müdahalelerle maçı 3-2 kazanarak şampiyonluk yolunda zor bir virajı döndüklerini hiç unutamadığını dile getirdi.

Göztepe ve Galatasaray maceraları


Amcaoğlu, 1975 ve 1980 yılları olmak üzere 2 kez futbol yaşantısına Türkiye’de devam etme şansı yakaladığını ancak çeşitli nedenlerden dolayı bunun gerçekleşemediğini aktardı. 1975 yılında Türk Milli Takımı ile Girne’de yapılan karşılaşma sonrasında Günay Caymaz’ın arkadaşı olan dönemin Göztepe antrenörünün Caymaz vasıtası ile kendisine transfer teklifini ilettiğini belirten Amcaoğlu, kendisinin de İzmir’e gittiğini söyledi. Göztepe ile tüm koşullarda anlaşıp el sıkışmalarına rağmen dönemin Türkiye Futbol Federasyonu’nun “bu oyuncu yabancı uyrukludur. Bu nedenle forma giyemez” açıklaması sonrasında bu transferin çok istemesine rağmen suya düştüğünü ifade eden Ali Çetin Amcaoğlu, sonrasında 1980 yılında yine bir milli maçtan sonra kendisine ve takım arkadaşı İlker Ertemel’e Galatasaray’dan transfer teklifi geldiğini dile getirdi. Ali Uras’ın kulüp başkanlığında başında İngiliz antrenör Brian Birch’ün olduğu Galatasaray’dan gelen teklifi değerlendirip Ertemel ile birlikte İstanbul’a gittiklerini anlatan Amcaoğlu, Galatasaray ile anlaşıp antrenmanlara çıkmasına rağmen geçirdiği sakatlık sonrasında bu maceranın da son bulmak durumunda kaldığını belirtti.

Siyasete atıldım ama çok sevdiğim futboldan kopmam mümkün olmadı


Uzun yıllar ülke futboluna hizmet veren oğlu Hüseyin ile bir baba olarak her zaman gurur duyduğunu belirten Amcaoğlu, onun futbol oynadığı dönemdeki “Oğlun seni geçti” şeklindeki söylemlerinin de kendisini her zaman çok mutlu ettiğini belirtti. Çok sevdiği futboldan siyasete atılması nedeniyle uzaklaşmak durumunda kaldığını ifade eden Amcaoğlu, yine de görevde olduğu dönemlerde başta Gönyeli olmak üzere talep eden tüm külüplere yardım yapmaya çalıştığını, futboldan gelen biri olarak da bunun çok doğal olduğunu söyledi.

Statü değişiklikleri ve takım sayılarının çokluğu kaliteyi düşürdü


Amcaoğlu, günümüz futbolu ile geçmişte oynanan futbolu değerlendirdi ve günümüzde sık sık yapılan statü değişikliklerinin, takım sayısının çok olmasının futboldaki kaliteyi düşürdüğünü gözlemlediğini söyledi. Amcaoğlu, kendi görüşüne göre çok yetenekli genç futbolcular izlediğini, ancak takım sayılarının çokluğu nedeniyle bu isimlerin farklı farklı takımlarda ve farklı farklı liglerde forma giymelerinden dolayı ülkemizde çok kaliteli bir futbol izlenemediğini düşündüğünü kaydetti. Bu noktada genç futbolculara seslenen Amcaoğlu, bir futbolcunun nasıl yaşaması gerekiyorsa futbolcunun öyle yaşaması gerektiğini ifade etti. Amcaoğlu, disiplin, hırs ve çok çalışmanın da başarının anahtarı olduğunu sözlerine ekledi.

Güncelleme Tarihi: 22 Ocak 2021, 13:45
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner75