Antrenmanlar için altın metot:PERİYOTLAMA

banner37

Antrenman bilimi konusunda birçok çalışmaya imza atan Prof. Dr. Caner Açıkada, antrenman bilimi ve periyotlama konusunda bilgiler verdi

Antrenmanlar için altın metot:PERİYOTLAMA
banner90

Şükrü BURAĞAN

Antrenman bilimi konusunda önemli bir yeri olan ve çeşitli yayınlarla antrenman ve antrenman periyotlamasını bilimsel yollarla aktaran Prof. Dr. Caner Açıkada, bilgi birikimini ülkemiz futbolu için de kullanıyor. Çok önemli bir kariyere sahip Açıkada, Hacettepe Üniversitesi Spor Bilimleri’nin kuruluş aşamasında bulunduktan sonra burada 25 yıl görev yaptı, Gazi Üniversitesi’nde yine uzun yıllar görevler alan Açıkada, Enka Kulübü’nde önemli işlere imza attı. Açıkada kariyeri boyunca çok önemli yayınları spor kamuoyuna sunmuş bir isim oldu.

 

Antrenman bilimi konusunda dünya çapında üne sahip bir isim


Bir dönem Türkiye Milli Takımlar Teknik Direktörlüğü görevinde bulunan Ersun Yanal ile de çalışan Açıkada, bir dönem ABD’de de antrenman bilimi konusunda çeşitli çalışmalar yürüttü.


Futbol ve atletizm yanında sutopu, yüzme, okçuluk ve hentbol gibi spor branşlarında antrenman teknikleri üzerine önemli hizmetleri bulunan Açıkada, 2 yıldan beridir ülkemizde bulunuyor.


YDÜ’de yaptığı çalışmaların ardından LAÜ’ye geçen Açıkada, burada LAÜ Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu Müdürü olarak görev yapıyor.


Lefke Teknik Direktörü ile 1.5 aylık bir süreçte istişare çalışmaları yürüten Açıkada, antrenman periyotlaması konusunda deneyimli teknik adam ile bilgiler paylaştı. Lefke’nin son 3 maçta aldığı 3 galibiyetin bu bilimsel periyotlama ile de geldiği ifade ediliyor.

 

“Antrenman periyotlaması teknik adamların hedeflerine göre şekillenir”


Açıkada, gazetemize antrenman bilimi ve periyotlama konusunda aydınlatıcı bilgiler verirken, yanlış bilinen bir takım uygulamalara da ışık tuttu.


Antrenman biliminin çok eskilere dayanan bir tarihi olduğunu, birçok değişik aşamadan geçtiğini ifade eden Açıkada, “Ne gerekir diye sorarsanız değişik yöntemleri güncel yönleri ile bilmek lazım, antrenman eğitiminin en önemli parçalarından birisi, değişik yöntemlerin farklı enerji sistemleri ile nasıl işbirliği içerisinde olduğunu görmektir. Bu üzerinde en fazla üzerinde durulması gereken konudur” dedi.


Antrenman periyotlaması konusunda birçok yayının bulunduğunu, ancak periyotlamada her şeyin kitapta yazıldığı gibi duramayacağını ifade eden Açıkada, teknik direktörün düşünceleri ve hedeflerinin burada kilit rol oynadığını aktardı.


Antrenman periyotlamalarının günlük, haftalık ve yıllık olarak yapıldığını, ancak bunun süreç içinde değişim isteyebileceğini aktaran Prof. Dr. Açıkada, günlük ve haftalık idmanların belirlenmesinin teknik adamın o haftayı hangi amaçla kullanmak istediğine göre değişiklik gösterebileceğini belirtti.

 

“Teknik adam gerçekçi olmalı, hangi maçı kazanıp, hangisini kaybedeceğine göre periyotlama yapmalı”


Deplasmanda daha çok kaybedilmesi, ev sahibi maçlarda daha çok kazanılması bilimsel bir gerçekliktir. Ancak kiminle oynuyorsunuz, kuvvetli bir takım ile mi zayıfla mı? Bu noktada her teknik adamın yapması gereken gerçekçi olmak ve güç dengelerini gözeterek 16 takım içerisinde kendi takımını nereye koyacağını belirlemektir. Hangi maçı kazanırım, hangilerini kaybederim diye planlamasını yaparak, periyotlamayı ona göre belirlemek gerekmektedir. Tabii bunu yöneticileriniz ile paylaşamazsınız, çünkü onlar her maçı kazanmak ister. Bunu sporcularınız ile de paylaşamazsınız, bu tamamen teknik adamın kendi belirleyiciliğine kalmıştır. Örneğin ‘kendi ayarımdaki veya kendimden zayıflarla olan maçları kazanmak istiyorum’, benden güçlü olanlarla bunları kaybedebilirim’ diyebilirsin. O zaman hangi tarihte hangi takımla oynuyorsanız ona göre bir periyotlama yapmak gerekmektedir.

banner9

Uyguladığınız kısa vadeli periyotlamalar maçlara göre 1, 2 veya 3 haftalık olabilir. Rakibe göre bunu yaparsınız. Ancak teknik adamın kendi içinde şu pazarlığı yapması gerekir. ‘Bu maçı su üstünde kazanırım, yorgun olsak bile evindeyim’ veya daha farklısı. Tamamen teknik adamın planları ile ilgili bir durum”  

 

“Amatör yapıda teknik adam kendi kontrolünde olanı yapar”


Ülkemiz amatör futbol yapısı içerisinde periyotlamanın bir takım zorlukları olabileceğini hatırlatmamız üzerine Açıkada, futbolcuların özel yaşamından beslenmesine bir takım konulara dikkat etmemesi gibi birtakım bilgilere sahip olduğunu, bu konuda kontrolün antrenörün elinde olamayacağını, ancak antrenörün kendi kontrol edebileceği konularda ısrarcı olması gerektiğine vurgu yaptı:


“Antrenman ve içeriğini kontrol ederseniz, onu yaparsınız, kişi ona uyar veya uymaz. Bunun kontrolü sizdedir ve diğeri kontrolünüzde olan bir şey değildir

 

“Bir futbolcu ilelebet formda kalmaz. Biyolojik olarak 2 veya 3 hafta formda kalabilir”


LAÜ Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Caner Açıkada, antrenörlerin yanlış bildiği bir takım hususlar olduğunu, bunların başında formda oyuncu konusu olduğunu belirtti. Açıkada, bir oyuncunun biyolojik olarak 2 veya 3 hafta formda kalabileceğini, sonrasında formdan düşebileceğinin altını çizerken, “ Her maça oyuncunuz formda giremez. O yüzden antrenörler hangi maçlar öncesi antrenman hacmini genişleteceğini, hangi maçta form tutturacağını önceden belirleyerek adım atmalıdır.” dedi.


Açıkada, antrenman hacminin antrenman yapma kapasitesini belirleyen bir konu olduğunu, bu hacmi belirlerken antrenman şiddetini oluşturan öğelerin neler olduğunun iyi bilinmesi gerektiğini, hangi tip antrenmanda kondisyonun artıp, hangisinde düşeceğinin bilinmesinin çok önemli olduğunu vurguladı.


“Her forma girmek, oyuncuyu kondisyonsuzlaştırır, antrenmansızlaştırır. Maalesef antrenörlerimizin birçoğu yanlış bilgiye sahip, çünkü forma giren oyuncu ilelebet formda kalacakmış gibi davranılıyor. Oysa o form hemen aşağıya çekilmeli, antrenmanla ilgili eksikleri neyse yukarıya çıkarılmalıdır” diyen Açıkada, gol attı diye bir oyuncuya formda denilemeyeceğini, kavramın farklı olduğunu belirtti.

 

“Maç bir şiddetli antrenmandır ve oyuncuyu yorar, bunun için antrenman yapma kapasitesini azaltır”


Ülkemiz antrenörlerine hangi konularda tavsiye verebileceğini sorduğumuz Açıkada, antrenörlerimizin kavramları iyi yorumlayıp, bilmeleri gerektiğine işaret etti. “Antrenman hacmi ve şiddeti derken neyi kastediyoruz, bunlar neyi getirir, antrenman yapma kapasitesi hangi tür antrenmanlarla gelişir, antrenman şiddeti beraberinde ne getirir, bunların iyi bilinmesi gerekmektedir” dedi.


Açıkada, “Maç bir şiddetli antrenmandır ve oyuncuyu yorar, bunun için antrenman yapma kapasitesini azaltır. Maç sonrasındaki antrenman programlanmasında şiddetli olan gün sayısı ile diğer gün sayıları iyi ayarlanmalıdır.” şeklinde görüş belirtti.
 

 

“Devecioğlu ve Karayel ile çalışmamız oldu. Çok fazla teknik adamla istişarem yok”


Antrenman bilgisinin yıllar ilerledikçe çok arttığını, artık 20 yıl önceye göre çok fazla sayıda yeni yöntemler oluşturulduğunu ifade eden Açıkada, antrenörlük görevinde bulunanların okuyarak ve takip ederek yeniliklere açık olmalarını tavsiye etti.


Ülkemizde periyotlama konusunda Yenicami Teknik Direktörü Sedat Devecioğlu ile geçtiğimiz yıl görüş alış verişlerinde bulunduklarını, bu yıl da Lefke Teknik Direktörü İltaç Karayel ile devamlı bir araya geldiklerini belirten Açıkada, çok fazla teknik adamın kendisi ile temas kurmadığını sözlerine ekledi.

 

Güncelleme Tarihi: 13 Aralık 2018, 12:25
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner107

banner96

banner108