Bir futbol efsanesi: Erbay Gönelli

banner37

Bir futbol efsanesi: Erbay Gönelli
banner90
banner8

Levent TEZEL

Bu haftaki “Geçmişin Yıldızları” köşemizin konuğu Erbay Gönelli oldu. Bu ülkede futboldan bir parça da olsa haberdar olanların Erbay Gönelli, ya da daha popüler ismiyle Kaptan Erbay ismini bilmemesine imkan ihtimal yoktur. Futbol yetenekleri, gol sezgileri, oyun zekası ve attığı birbirinden güzel gollerle döneminin marka ismi olan ve bu ismi günümüze kadar taşınan Erbay Gönelli’nin şu anda bile yeri tam olarak dolmuş mudur? Bu sorunun cevabını vermek gerçekten de çok zordur.


Uzun yıllardan beri gençlerimize uygulanan haksız sportif ambargolar ve ileriki satırlarda okuyacağınız kendi özel şartları nedeniyle Türkiye veya bir başka ülkede futbol oynama imkanı bulamaması da belki de hem onun hem de bu ülke gençliğinin bir şanssızlığıydı. Oynadığı döneme damgasını vuran, ismini zihinlere kazıyan Kaptan Erbay, şimdilerde kendi açtığı ve her geçen gün gelişen “Kaptan Erbay Futbol Okulu” ile bilgi ve tecrübelerini genç yıldız adaylarına aktarmaktadır.

Küçük yaşta babası tarafından aşılanan futbol ve spor sevgisi


Futbola olan ilgi ve alakasının küçük yaşlarda Gönyeli takımının 50’li yıllarda kaptanlığını yapan babası tarafından kendisine aşılandığını ifade eden Erbay Gönelli, babası ile birlikte evlerinin yanındaki harmanlık denilen boş arazide futbol oynadıklarını hatırladığını ifade etti. O döneme ait hatıraları arasında Gönyeli takımın toplarının kendi evlerinde yağlanıp maç oynanmaya hazır hale geldiğini hiç unutmadığını belirten Gönelli, o dönemin futbol toplarının özelliklerinden birini de aktarmış oldu. Çocukluğunda gün boyu her fırsat bulduğunda futbol oynadığını aktaran Kaptan Erbay, bunun yanı sıra geceleyin de lambaların ışığında dur durak bilmeden bunu tekrar ettiğini dile getirdi.

Artık onun devri başlıyordu


Dördüncü sınıfta Gönyeli İlkokulu futbol takımına seçilen Gönelli, 1957 yılında Gönyeli’de bir çocuk olarak ilk futbol ayakkabısını kendisinin giydiğini söyledi. Ortaokul sonrasında 1963 olaylarının patlak verdiğini kaydeden Gönelli, lise yıllarında hem okuyup, hem mücahitlik yaptığını ama futboldan asla kopmadığını ifade etti. Efsane isim, mücahit takımları arasındaki maçlarda henüz daha 17 yaşındayken dönemin sancaktarının ve bölük komutanlarının kendisine “Seni ne zaman Türkiye takımlarında izleyeceğiz?” diye sorduklarını da söyledi. 1968 yılı ile birlikte olayların azalıp mücahitlerin terhis edilmeye başladığını anlatan Erbay Gönelli, kendisinin de o devirde bir çok arkadaşının yaptığı gibi sağlanan imkanla Türkiye’de tahsile gittiğini aktardı. İstanbul Yıldız Üniversitesi Mimarlık Bölümü’nde okumaya başlayan Kaptan Erbay’ın üniversitenin futbol takımında oynamaya başlaması bazı İstanbul takımları tarafından fark edilmesini sağladı. Hatta çok ciddi transfer teklifleri aldığını da aktaran Gönelli için artık bir karar verme zamanı gelmişti.

Babasının Gönyeli’ye olan sevgisi ağır baştı


Bir karar aşamasına gelen Kaptan Erbay için babasından gelen bir haber onu Gönyeli forması ile buluşturuyor ve bu buluşma bir futbol efsanesinin doğuşuna da tanıklık ediyordu. Ülkemizde 1968-1969 sezonu ligler 5 yıl aradan sonra yeniden faaliyete geçmişti. Kaptan Erbay’a bir gün babasından gelen mektupta şöyle diyordu; “Babam bana fotoğrafını gönder.” Ligler başlıyordu ve babası onun Gönyeli’de lisans çıkarıp forma giymesini istiyordu. Babanın bu isteği reddedilemezdi. Artık onun için Gönyeli-İstanbul arasında mekik dokuma günleri başlamıştı. Bu arada babası ona “Sakın Gönyeli’den para falan isteme. Para istersen ben sana her hafta veririm” diye nasihatlerde bulunmaktan da geri durmuyordu. O sezon 2. Lig’de olan Gönyeli, şampiyon olarak Birinci Lig’e çıkarken takımın en golcü ismi de hiç kuşkusuz neredeyse golsüz haftası olmayan Gönelli’ydi.

Gönyeli’de 15 yıl aralıksız forma giyip üst üste 9 sezon gol kralı oldu


Kaptan Erbay, lisans çıkardığı 1968-1969 sezonundan itibaren aralıksız olarak 15 sezon Gönyeli’de forma giydi. 1972-1981 yılları arasında tam 9 sezon gol kralı olma başarısı gösteren efsane isim, 1981 yılının sonunda Gençlik Gücü’nde teknik adam olarak göreve başladı. Kaptan Erbay, bu transferde Gençlik Gücü’nün kurucularından rahmetlik dayısı Mehmet Kaptan’ın büyük etkisi olduğunu da ifade etti. O yıllarda Gençlik Gücü’nde de ülke futbolumuzun bir başka efsane ismi rahmetlik Hüda Reis başkanlık yapıyordu. İki efsanenin bir araya gelişi, hem Gençlik Gücü için hem de Gönelli için yeniden doğmak gibiydi. GG Başkanı Hüda Reis, “Hocam lisansını da alalım lüzum eder” diyerek kaptan Erbay’ı hem futbolcu hem de antrenör olarak yeşil-beyazlı ekibe kazandırdı. O sezon Gençlik Gücü şampiyon olup Birinci Lig’e çıkarken sezonun gol krallı nasıl bir golcü olduğunu bir kere daha hatırlatan Kaptan Erbay’dı.


banner134
Kendi futbolculuk döneminde yaz aylarında oynanan BTM liglerinde de forma giydiğini anlatan Gönelli, söz konusu sezonlarda da Pınarbaşı, Ağırdağ, Değirmenlik, Yılmazköy, Akıncılar gibi köy takımlarını BTM’den şampiyon olarak Üçüncü Lig’e çıkardığını, hatta Ağırdağ takımını BTM’den alıp önce Üçüncü Lig, sonra da İkinci Lig’e çıkardığını dile getirdi.

Futbol Okulu açmama sebep olanları bir gün yazacağım kitapta anlatacağım


Günümüzde bilgi ve tecrübelerini genç yıldız adaylarına kendi kurduğu Kaptan Erbay Futbol Okulu’nda aktaran Erbay Gönelli, böyle bir okul açma noktasına gelmesinin çok enteresan nedenleri olduğunu aktardı. İlk antrenörlük deneyiminin Gençlik Gücü takımında olduğunu aktaran Gönelli, bu takımda son derece verimli bir dönem geçirdiğini, çünkü orada Hüda Reis gibi çok güçlü, sözü geçen bir başkan figürü olduğunu ancak sonrasında çalıştırdığı takımlarda bu ortamı bulamadığını söyledi.


Antrenörlük hayatında Gençlik Gücü’nden başka Yalova, Girne Halk Evi, Vadili ve daha birçok takımda çalıştığının altını çizen efsane isim ancak özellikle bazı takımlarda bazı yöneticiler tarafından başarısız olması için çalışıldığını belirtti. Gönelli, örnek olarak ismini veremeyeceği bir takımda çalışırken yöneticilerin olumsuz tutumları nedeniyle bir gün antrenmana sadece 1 futbolcu geldiğini, diğer 15 futbolcunun habersiz olarak gelmediğini de aktardı. Yaşadığı bu ve buna benzer olaylar nedeniyle antrenörlük hayatının çok başarılı geçmediğini dile getiren Erbay Gönelli; “Eğer engellenmesem başarılı olurdum. O zaman da ne futbol okulu açardım ne de tesis yapardım. Bunun için engel olanlara sonsuz teşekkürler. Engel olup tesis sahibi yaptılar. Günün birinde yazmayı düşündüğüm kitapta tüm bu yaşadıklarımı isim isim anlatacağım” şeklinde konuştu.

 Centilmenliğe aykırı gol sevincinden iptal edilen gol


Gol atmayı çok sevdiğini ifade eden Gönelli, 41 golle gol kralı olup rekor kırdığını ve günümüze kadar da bu rekorun kırılamadığını bildiğini ifade etti. Gönyeli’nin İkinci Lig’de oynadığı bir sezonda İstanbul-Beyrut aktarmalı seferlerin olduğunu, bir gece Beyrut’ta kaldıktan sonra ülkemize gelebildiğini anlatan Gönelli, Gönyeli’ye geldiği zaman cami hoparlörlerinden “Erbay İstanbul’dan geldi” anansonun yapıldığını hiç unutamadığını dile getirdi. O gün Piskobu’da Yalova ile oynadıklarını, 3 gol attığını, dördüncü golü ise tüm savunmayı ve kaleciyi geçip attığını belirten Gönelli, golden sonra sevinç şekli olarak kale direğinin üzerine çıkıp oturduğunu ancak hakemin centilmenliğe aykırı hareket nedeniyle golü iptal ettiğini vurguladı.

Eskiden yürekle oynardık, şimdikilerde naz niyaz var


Geçmişle bugünü kıyasladığında eski devirlerde çok klas futbolcular olduğunu ifade eden Erbay Gönelli, “Yetenek çok tekrar yaparak gelişir, eskiden oyun alanları çoktu. Çocuklar günün her saati futbol oynayarak gelişirdi. Günümüzde ise futbol okuluna haftada 3 saat gelmek yeterli değildir.” Dedi. 80’lerin ortasına kadar geçmiş futbol kalitesine baktığında şimdi ile kıyaslanamayacağını kaydeden Gönelli, “Saat 14.30’da antrenman varsa bir saat 13.00’da sahadaydık. Eskiden yürekle oynardık, şimdikiler para ile oynuyor. Yaptıkları naz niyaz da çabası.” şeklinde konuştu.

“Futbolu oynayan beyindir. Beyin emreder ayaklar yapar” 


Sayısız kupalar kaldırdığını, sayısını hatırlayamadığı kadar çok gol attığını, şampiyonluklar gördüğünü kaydeden efsane isim, sporu, futbolu çok sevdiğini, kendine de futbol oynadığı zamanda da şimdi de çok iyi baktığını, uykusuna son derece dikkat ettiğini ifade etti. Futbolun beyinle oynandığını, beynin emredip kurguladığını, ayakların da yaptığını belirten Gönelli, kendine iyi bakmanın başarılı olmanın en önemli şartlarından olduğunu kaydetti. Herkes 3 antrenman yaparsa kendisinin 5 antrenman yaptığını ifade eden Gönelli, maç geceleri oynayacakları takımın zayıf ve güçlü yanlarını düşünerek uyuduğunu da sözlerine ekledi.


 

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner75