Ersoy Çetinkaya

banner37

Spor sayesinde kanseri yenen, atletizm sporunda başarılar kazanmış ve her daim spora en iyi şekilde hizmet etme gayretinde olmuş bir isim:

Ersoy Çetinkaya
banner90
banner99

Şükrü BURAĞAN

Kendisi gibi başarılı bir atlet olan ağabeyi Şenlik Çetinkaya’nın teşviki ile atletizm sporuna gönül veren Ersoy Çetinkaya, gençlik yıllarında birçok başarılar kazandı. 2006 yılında kansere yakalanan Çetinkaya, spor yapması ve kötü alışkanlıklardan uzak duruşu sayesinde hastalığı yenerek, 2 yıl içinde sağlığına kavuştu.


Ersoy Çetinkaya, hastalığı yenmesinin ardından atletizme devam eder, bu süreçte KTFF’de saha komiserliği görevi ve Spor Dairesi’nde çalışma imkanı bulur. 2009’da Lefkoşa maratonunda birinci olan Çetinkaya, 2020’de 42 km’lik tam maratonu tamamlayarak en büyük hayallerinden birini gerçekleştirir.

Kars’tan KKTC’ye bir yaşam öyküsü


12 Şubat 1976 yılında Kars’ta dünyaya gelen Ersoy Çetinkaya,  10 yaşında KKTC’ye, ailesinin yanına gelir.  


İlerleyen röportajlarımızda yer vereceğimiz atletizmin önemli ismi Şenlik Çetinkaya’nın teşvikleri ile 11 yaşında atletizme başlar. Ersoy Çetinkaya, atletizm için “başlayıp kopamadığım en büyük tutkularımdan biri” ifadesini kullanır.

Atletizm ve başarılarla dolu gençlik yılları


Çetinkaya gençlik yıllarındaki atletizm dönemlerini özetleyerek, bu konudaki başarılı dönemini anlatır: “İlk yarışım 1988 yılında Rauf Raif Denktaş Yol Koşusu olmuştur. Bu yarışta 7. geldim. İlk deneyimim olmasına rağmen gayet iyi bir başarıydı. İleriki senelerde yıldız ve genç erkeklerde güzel başarılara imza attım. Her koştuğum yarış bir sonraki yarışta daha iyi koşmam için bir prova gibiydi.


1996’da askerlik görevimi yerine getirdim. Bu dönemde Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı takımında yer aldım. Takım olarak çok güzel başarılara imza attık. 1998’de askerlik bittiğinde iş hayatımı ve atletizmi ayni anda götürdüm ancak bayağı zorlandım.

Kanserin hayatına girişi, 2 zor yıl ve yeniden sağlığına kavuşma


Ersoy Çetinkaya için hayat istediği güzellikte yaşanmaya başlamıştı, evlenip çocuk sahibi olurken tutkusu atletizme de devam etmekteydi. 2006 yılında aldığı bir haber tüm yaşamını zorlaştırmış, kansere yakalanması ile 2 yıllık kötü bir dönem başlamıştı.


banner134
“1999’da eşimle tanıştım, 2000 yılında evlendik, 2004 yılında kızım dünyaya geldi. 2006 yılında hiç bir hastalık belirtisi yokken kanser hastalığına yakalandığımı öğrendim. İki yıl boyunca tedavim sürdü, çok kötü günlerdi, fakat yaptığım spor ve kötü alışkanlığımın olmaması beni hastalığın pençesinden kurtardı.


2007’de Attila Topaloğlu Sahası’nda işe başladım ve halen burada görev yapmaktayım. İşimi çok severek yapıyorum. 2008 yılında atletizme döndüm. Tabi ki hiçbir şey eskisi gibi olmadı.”

Lefkoşa Maratonu’nda birincilik kazanmanın gururu


Hastalığı yendikten sonra yaşamını aynı hayat felsefesiyle sürdüren Ersoy Çetinkaya, çok sevdiği atletizme eski performansı olmasa da devam eder. Son dönemlerde tüm Lefkoşalıların büyük beğenisini kazanan Attila Topaloğlu Sahası’nın örnek bir spor alanı olması için ciddi çaba harcar. Yarışlara katılmaktan da geri durmayan Ersoy Çetinkaya, Lefkoşa Türk Belediyesi tarafından düzenlenen Lefkoşa Maratonu’nun 2009’daki genel klasman birincisi olma onurunu da kazanır.

Saha komiseri olduğu futbolda işini en iyi şekilde yapma gayreti


Atletizm yanında futbol sahalarında da görev almak isteyen Ersoy Çetinkaya, 2012 yılında KTFF’ye bağlı bir saha komiseri olur. Görevini sevgi ve saygı çerçevesinde icra eden, herkese karşı ılımlı yaklaşımlar sergileyen Çetinkaya kısa sürede futbol dünyasının da sevilen bir yüzü olmayı başarır. Bu görevi severek ve sorumluluk içinde yapmakta olduğunu dile getiren Ersoy Çetinkaya, futbol dünyasında da birçok sevdiği insan olduğu gibi kendisine de saygı gösterilmesinden memnun olduğunu dile getirir.

42 km’lik maratonu bitirmesi ve “ben de artık maratoncuyum” sözü


Spordan hiçbir dönem vazgeçmeyen Ersoy Çetinkaya’nın geçtiğimiz yıl bir hayali gerçeğe dönüşür. 6 Aralık 2020’de Kuzey Kıbrıs’ta bir ilk olan, Serkan Benzinci’nin düzenlediği tam maratonda 42 kilometreyi bitirerek hayalini gerçeğe dönüştürür. “Derece olarak da masterlerde 3.oldum Artık ben de maratoncuyum diyebilirim. Ömrüm ve sağlığım yettiği sürece koşmaya devam edeceğim” diyen Çetinkaya, bunun hayatında unutamayacağı bir olay olduğuna vurgu yapar.

Herkesin spor yapması, vücudunu hareketsiz bırakmaması mesajı


Röportajın sonunda sosyal mesaj vermeyi ihmal etmeyen Ersoy Çetinkaya, sporun yaşam için ne denli önemli olduğunu, herkesin mutlaka spor yapması gerektiğini dile getirdi. Çetinkaya, sporun her zaman yararının olduğunu ve vücudun hastalıkla savaşmasını sağladığını ifade ederek, bu konuda verilecek en öncelikli örneğin kendisi olduğunun altını çizer.


“Herkes spor yapsın, hareketsiz kalmasın, spor yapan vücut hastalıklarla savaşır ve onları yener.  Ben bu duruma en güzel şekilde örnek teşkil ediyorum.”

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75