Hasan Tamel

banner37

Futbol dünyasında taraflı tarafsız herkes tarafından örnek kişiliği ile tanınan istikrar abidesi bir isim

Hasan Tamel
banner99

Ahmet ÖZYAŞAR

Henüz daha çocuk yaşta iken çok utangaç olduğundan dolayı sahaya gitmekte çekinen Hasan Tamel, bugün ülkemizin en değerli futbolcularından biri olarak adını Kıbrıs Türk futbol tarihine yazdırdı. 1990 yılında başlayan futbol serüveninde Hasan Tamel, Süper Lig şampiyonluğu, 3. Lig şampiyonluğu başta olmak üzere birçok başarı yaşadı. Hasan Tamel futbol dünyasında taraflı tarafsız herkes tarafından örnek kişiliği ile tanınıyor.

“İlk aşkım futbol ve Dumlupınar”

“Ben çocuk iken babam beni sahaya götürmüştü. O zamanlar çok utangaçtım ve korkuyordum. Fakat sahaya çıkıp top oynamaya başlayınca herkes benim çok farklı bir oyuncu olduğumu gördü. Hemen beni Dumlupınar’ın yıldız takımına aldılar. Yaşım tutana kadar beni yıldız takımda oynattılar. Hiç unutmam Girne’de Doğan Türk Birliği ile oynanan genç takım maçında ilk kez sahaya çıktım. İlk aşkım olan futbol ve Dumlupınar serüvenim başlamış oldu.”

“Genç takımda 10 maç oynadım”

“Eralp Şerifoğlu’nun beni yıldız takımdan itibaren çalıştırmasından dolayı futbolum hep ileriye doğru gidiyordu. Herkesin benden büyük olduğu genç takımda beni takım kaptanı yaptılar. Genç takımda 10 maç oynadıktan sonra o kadar çok beğenilmiştim ki hemen A takım kadrosuna alındım ve artık sadece A takımda oynamaya başladım.

  İlk maçım Canbulat Stadı’nda Mormenekşe maçı oldu. Bu maçta sadece kadroya alınmış fakat süre alamamıştım. Fakat bir haftaki sonraki Serdarlı deplasmanında sahaya ilk on birde çıktım ve o formayı bir kere daha bırakmadım. A takıma yükseldiğim zaman kadroda Erten, Mehmet Evlat, Gürsel, İrfan, Yılper gibi çok değerli futbolcular vardı.”

“Fair-play ödülü aldık”

“Ben A takıma yükseldiğim zaman takım 3. Lig’e düşmüştü. Daha sonra çok çalışarak takımı arka arkaya başarılarla süper lige kadar çıkardık. Takım 6 sezon boyunca süper ligde çok iyi ve başarılı mücadele etti. Hatta bu yıllar içerisinde Süper Lig’de şampiyonluk adaylarından Çetinkaya ve Gönyeli’yi arka arkaya yenerek o yıl “Fair Play” ödülünü aldık ve bu olay futbol hayatımın en güzel anılarından biri olarak kaldı.”

“MTG’ye transferim çok ilginç oldu”

“2002 yılında Dumlupınar’da her şey kötüye gitmeye başlayınca takıma olan ilgi çok azalmıştı. Eski hocam Eralp Şerifoğlu, Mağusa Türk Gücü’nü çalıştırıyordu ve beni takıma transfer etmek istiyordu. Her iki kulüp bonservis pazarlığına başladı. İki kulüp arasındaki rakamda dönemin parası 2 milyar Türk Lirası bir fark vardı. Dönemin Dumlupınar Kulüp Başkanı Hasan Oy babama giderek aradaki farkı sen ve ben ödeyelim hiçbir taraf mağdur olmasın dedi ve babam da kabul edince transferim gerçekleşmiş oldu.”

“MTG’de en üst düzey şampiyonluğu yaşadım”

“Eralp Şerifoğlu’nun temellerini attığı, Mustafa Borataş’ın da bizi çok iyi çalıştırdığı bir sezon sonunda Mağusa Türk Gücü olarak Süper Lig şampiyonluğunu yaşadık. O sezon takımda inanılmaz bir arkadaşlık ortamı vardı. Başkandan malzemeciye kadar inanılmaz bütünlük vardı ve herkes çok iyi çalışıyordu. Bundan dolayı sezon sonunda en yakın rakibimize 10 puan fark atarak şampiyon olmuştuk.”

“Milli Takım benim için unutulmazdı”

“2006 yılında milli takıma seçildim. Milli Takım ile Almanya ve Fransa’ya gittik ve orada çok başarılı maçlar çıkardık. Bundan dolayı Milli Takım benim için unutulmazdır.”

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75