Mustafa Kabasakal

banner37

Gençler Birliği’nde gollük paslar ondan sorulurdu

Mustafa Kabasakal
banner90
banner99

Levent TEZEL

Bu haftaki “Geçmişin Yıldızları” köşemizin konuğu Gençler Birliği’nin forvet ve kanat oyuncusu Mustafa Kabasakal. Mustafa Kabasakal, uzun yıllar Kıbrıs Türk futboluna gerek futbolcu olarak gerekse de teknik adam olarak önemli hizmetler verdi. Kırmızı-siyahlı Gençler Birliği’nde forma giydiği yıllarda sağ kanat ve forvetteki güzel ve etkili futboluyla dikkat çekti. Gol atmaktan ziyade birlikte oynadığı forvet oyuncularına gol yollarında verdiği etkili paslar, gollük ortalar ve rakip savunmaları çok zorlayan sürati ile tanınan Kabasakal, futbolu bıraktıktan sonra da özellikle alt yapıda çalıştı.

Ailesinde hiç futbolcu yoktu


Mustafa Kabasakal 23 Temmuz 1968 tarihinde Larnaka’da doğdu. Küçük yaşlarda ailesi ile birlikte İskele’ye göç etti. Karpaz Bölgesi’nin bu güzide beldesinin sokaklarında top peşinde koşan Kabasakal, ailesinde hiç futbolcu olmamasına, babasının futbolla hiç ilgisi olmamasına rağmen bireysel yetenekleri ile tanınan bir futbolcu oldu. Yeteneklerinin fark edilmesi çok uzun sürmedi ve 16 yaşında ilk lisansını Gençler Birliği’nde çıkardı. Lisansının çıkmasından önce bir süre sahte lisansla Gençler Birliği genç takımında forma giydi. 1984-1985 sezonunda başladığı Gençler Birliği kariyeri ayağının kırıldığı 1997-1998 sezonuna kadar sürdü. Kırmızı-siyahlı İskele’nin Gençler Birliği’nde forma giydiği yıllarda çok başarılı bir kanat oyuncusu ve forvet olarak dikkat çekti. Hızı ile rakip savunmaları çok zorlayan bir futbol sitili olan Kabasakal, gol atmaktan ziyade birlikte oynadığı forvetlere attırdığı gollerle tanındı.

“Al bu forma senindir” ve 7 numaralı forma


Gençler Birliği A takımında forma giydiği ilk sezonun başlarında maçlara yedek başlayan özellikle de ikinci yarılarda Kamuran abim dediği tecrübeli takım arkadaşının yerine oyuna giren Mustafa Kabasakal, süre aldığı maçlarda etkili futbolu ile yeteneklerini ortaya koydu. Bunun sonucu olarak da İskele’deki bir maçın devre arasında takım arkadaşı Kamuran “Al bu 11 numaralı forma senindir” diyerek görevini ona devretti. Ancak onun esas istediği forma numarası “7” idi. Kendi adına güzel bir tesadüf sonucu bir süre sonra 7 numaralı formayı giyen takım arkadaşı Özden de takımdan ayrılınca 7 numaraları forma onun oldu. Kabasakal, futbolu bırakana kadar da hep 7 numaralı formayı giydi.

“En fazla Tahir ile anlaşırdım”


Gençler Birliği’nde genel olarak sağ kanat ve ikinci forvet olarak forma giyen Mustafa Kabasakal, Tahir, Mustafa Piro, Barış gibi dönemin etkili forvet oyuncuları ile birlikte oynadı. Gençler Birliği’nin attığı pek çok golde payları bulunan bu isimler arasından en çok Tahir Musalar ile anlaştığını ifade eden Kabasakal, “Barış ve Piro ile de saha içinde ortak bir dilimiz vardı ancak Tahir ile birbirimizi çok daha iyi anlardık” şeklinde konuştu.

Hızlı bir forvet oyuncusu olarak çekindiği bir savunma oyuncusu olmadığını dile getiren Kabasakal, ancak akıllı ve kademeye girmeyi bilen savunma oyuncularını çok fazla sevmediğini de esprili bir dille anlattı.

“1990-1991 sezonu şampiyonluğumuz benim için çok anlamlıdır”


banner134
Gençler Birliği takımının 3. Lig, 2. Lig ve 1. Lig (şimdiki Süper Lig) gibi liglerde dönem dönem mücadele ettiğinin altını çizen Kabasakal, her camia gibi galibiyetler, başarılar, sevinçler yaşadıklarını bunun yanında zaman zaman çok başarısız dönemler geçirdiklerini de aktardı. Kabasakal, futbolculuk döneminde özellikle 90-91 sezonu şampiyonluğunun kendisi için çok anlamlı olduğunun altını çizdi. Kabasakal, Ali Yalçın’ın başkanlığı, Niyazi Okutan’ın teknik direktörlüğünde elde edilen bu şampiyonlukta son maç olan Mormenekşe maçını 1-0 kazanıp şampiyonluklarını ilan ettikleri gün golü atanın kendisi oluşunun anlamını dile getirdi. Ayağının kırıldığı ve kendini futboldan kopma noktasına getiren Yeniboğaziçi’ndeki Gençler Birliği-Binatlı maçının ise üzüntüyle hatırladığı anıları arasında olduğunu vurgulayan Kabasakal, iyileştikten sonra birer sezon Civisil ve Yıldırım takımlarında forma giyip futbolu bıraktığını anlattı.

Çamur deryasında 3 gol


Mustafa Kabasakal, özellikle Lefkoşa’da Ortaköy ile karşı karşıya geldikleri maçın en güzel anıları arasında olduğunu ifade etti. Kabasakal, Ortaköy sahasında yağmurlu, fırtınalı bir günde, çamur deryası bir sahada oynanan maçta 3-0 galip geldiklerini ve tüm golleri kendisinin attığını belirtti. Genelde gol paslarını veren bir oyuncu olarak gol attırdığı takım arkadaşı Tahir’in çok uğraşsa da o gün gol atamadığını ve 3. golden sonra yanına gelerek “Noldu be ama sana bugün” şeklinde sorduğunu gülerek anlattı.

“Atatürk Kupası gururumuzdur”


Futbolu bıraktıktan sonra antrenörlüğe başlayan Kabasakal’ın ilk antrenörlük deneyimi 2000 yılında Vadili takımı ile başladı. Daha sonra Civisil genç takımı ile devam etti. 2001-2002 sezonunda Gençler Birliği genç takımını çalıştırmaya başladı ve bu görev 2012 yılına kadar devam etti. Kabasakal, 2007 yılında her 3 ligin şampiyonları arasında (Mağusa Türk Gücü, Gençler Birliği ve Binatlı) tarihte ilk kez oynanan Atatürk Kupası’nı Gençler Birliği genç takımı olarak müzelerine götürme başarısı elde ettiklerini ve bunun kendileri için gurur kaynağı olduğunu vurguladı. Gençler Birliği genç takımında görev yaptığı süre içerisinde bugün liglerimizde forma giyen Yusuf Beyazi, Emir Dolu, Salih Kablan, Osman Kaya, Kaya Bey Kaya, Yusuf Osum ve daha birçok değerli ismin öğrencisi olduğunun altını çizen Kabasakal, yetiştirdiği isimleri izlemenin kendisini mutlu ettiğini söyledi.

“Futbol artık daha kollektif oynanıyor”


Kabasakal, kendi futbol oynadığı dönemle günümüz futbolunu kıyasladığı zaman geçmişte bireysel yıldızların sayısının daha çok olduğunu gördüğünü, günümüzde ise futbolun bireysellikten ziyade daha kollektif oynandığını düşündüğünü ifade etti. Günümüzde futbolun geçmişe göre daha iyi şartlarda oynandığını, daha çok pas yapıldığını ve takım oyunu oynandığını vurgulayan Kabasakal, geçmiş dönemin şimdiye göre üstün tarafının ise geçmişte disiplin, futbol sevgisi, hırs, hedef, başarma isteği gibi duyguların daha güçlü yaşandığını, günümüzde ise bunlara nazaran maddiyata daha çok önem verildiğini düşündüğünü vurguladı. Kendi döneminde kale arkasında kaçan topları toplamak amacıyla bile birçok gencin antrenmanlara geldiğini hatırladığını, günümüzde ise genç takımlarda oynatmak için bile futbolcu bulmakta zorluklar çekildiğini gördüğünü sözlerine ekledi.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner111

banner75