Mustafa Oraloğlu

banner37

Bir döneme damgasını vuran, Mağusa Türk Gücü’nün efsaneleri arasına giren ve mesleği gol yememek olan adam

Mustafa Oraloğlu
banner90
banner99

Levent TEZEL

Bu haftaki “Geçmişin Yıldızları” köşemizin konuğu “Kaleci Mustafa” lakabı ile anılan Mustafa Oraloğlu. Bir dönem koruduğu kaleleri golcülere ve gollere kapatan Mustafa Oraloğlu, devrinin “Bir kaleci nasıl olmalı?” sorusuna verilecek en iyi örneklerden biri olarak hafızalarda yer etti. 17 yıl aralıksız forma giyen “Kaleci Mustafa” defalarca milli oldu. Birçok kez yılın futbolcusu ödülüne layık görülen Oraloğlu, futbol hayatında çoğu kez “en az gol yiyen kaleci” olarak adını zihinlere kazıdı.


Kaleciliğe olan yatkınlığı, mükemmel refleksleri ve yetenekleri ile Mustafa Oraloğlu, hayatını adadığı sarı-yeşilli Mağusa Türk Gücü sevdalısı bir isim olarak “Hayatımda Mağusa Türk Gücü’nün olmadığı tek bir gün yok. Olsa; kendimi uyuncağı elinden alınmış bir çocuk gibi hissederim” diyecek kadar da sarı-yeşilli renklere aşık bir isim.

17 yıl o üç direğin arasında kalesini gole kapattı 


Futbola ve kaleciliğe olan ilgisi küçük yaşlarda başlayan Mustafa Oraloğlu, küçüklüğünde babası ile birlikte sık sık Çetinkaya’nın maçlarına gittiğini söyledi. Özer ve Öner Komando kardeşlerin evlerinin bahçesinde kendisine şut çekmelerinin sanki daha dünmüş gibi hafızasında olduğunu belirten Oraloğlu, 1968 yılında sarı-yeşilli Mağusa Türk Gücü’ne lisans çıkardı. 1968 yılından 1984-1985 sezonunun sonuna kadar tam 16 sezon MTG kalesini başarıyla koruyan Mustafa Oraloğlu, sporculuk hayatının son sezonu olan 1985-1986 sezonunda ise Mağusa’nın bir başka güzide takımı Dumlupınar’da forma giydi ve akabinde çok sevdiği futbola, canla başla koruduğu kalelere ve eldivenlerine veda etti.

Birçok önemli başarıya imza attı


Mağusa’yı ve Mağusa Türk Gücü’nü ailesinden sonra hayatının en önemli parçaları olarak nitelendiren Oraloğlu, 16 sezon koruduğu MTG kalesinde adeta devleşti. Kolay kolay gol yemeyen  Mustafa Oraloğlu, 10 kez “Yılın En İyi Kalecisi”, 13 kez “En Az Gol Yiyen Kaleci”, 2 kez “Yılın Futbolcusu”, 3 kez de “Yılın En İyi 2. Futbolcusu” seçilme başarısı gösterdi.


Ülkemiz milli takımının formasını defalarca giyen başarılı eldiven dış temasların yapılabildiği dönemde Türkiye A Milli, Genç Milli ve Ümit Milli takımlarına karşı forma giydi. Bunun yanında Malezya ve Suudi Arabistan Milli takımlarına karşı da kalesini koruyan Oraloğlu, Türkiye liglerinde mücadele eden birçok takıma karşı da kalesini gole kapattı. Beşiktaş, Eskişehirspor, Mersin İdman Yurdu, İskenderun Spor, Zonguldak Spor, Mersin Demir Spor, Mersin Türk Ocağı ve İçel Karması gibi takımlara karşı eldiven giydiğini ifade eden Mustafa Oraloğlu, günümüz ülke futbolunun en önemli eksiklerinden birinin dış temaslar ile ilgili yaşanan olumsuzluk olduğuna da vurgu yaptı.

Kaleci, “Yalnız Adamdır”
 


Kalecileri “Yalnız Adam” olarak nitelendiren Mustafa Oraloğlu, kalecinin hatasının golle neticelendiğini hatırlatarak kalecilerin işinin içerde oynayan futbolculardan çok daha zor olduğuna vurgu yaptı. İçerde oynayan futbolcunun hatasını herhangi bir arkadaşının kapatabileceğini dile getiren Kaleci Mustafa, kaleciler için ise bunun böyle olmadığını belirterek kalecinin her zaman en üst düzey motivasyonda kalması gerektiğini ve karşısında oynayan forvetlerin özelliklerini iyi bilmesi gerektiğini vurguladı.


Kendi döneminde bir çok iyi forvet oyuncusu olduğunu belirten Oraloğlu, futbol oynadığı dönemde çekindiği bir forvet oyuncusu olmadığını da söyledi. Önünde oynayan savunma oyuncularını her zaman uyardığını dile getiren Mustafa Oraloğlu, kendisinin de kalesinde dikkatini başka yere vermeden oyunu takip etmeye çalıştığını, bunun da futbol hayatı boyunca işine çok fazla yaradığını kaydetti.  

Binlerce taraftar onu ayakta alkışladı


banner134
Futbol oynadığı 17 sezon boyunca birçok anı biriktirdiğini ifade eden Oraloğlu, özellikle Eskişehir ile oynanan maçta yaşadıklarını ömrü boyunca ututamayacağını ifade etti. Söz konusu maçta birçok kritik kurtarış yaptığını anlatan Kaleci Mustafa, maç sonunda rakip futbolcuların kendisini tebrik etmesi ve tribündeki binlerce Eskişehir taraftarının ayakta alkışlamasının kendisi için büyük manevi değeri olduğunu söyledi.


Oraloğlu, ayrıca Küçük Kaymaklı ile oynadıkları kupa finali sonrasında Kaymaklı seyircisinin tribüne çağırarak alkışlamasının da Eskişehir’deki maç gibi kendisine aynı duyguları yaşattığını dile getirdi.

Babadan oğula miras Mağusa Türk Gücü


Uzun yıllar Mağusa Türk Gücü kalesini koruyan Mustafa Oraloğlu, oğlu Ali Oraloğlu’nun geçmişte futbolcu olarak, günümüzde ise teknik adam olarak bu takımda elde ettiği başarıların kendisini gururlandırdığını söyledi. Her babanın evladının kendi forma giydiği takımda görev yapmasından mutlu olacağının altını çizen Oraloğlu, böylesi bir durumun çok az baba-oğula nasip olduğuna da vurgu yaptı. Bunun için kendisini çok şanslı hissettiğini belirten kaleci Mustafa, aile olarak MTG’nin kendileri için çok büyük anlamlar taşıdığını da ekledi.


Kaleci Mustafa lakabının kendisine Mağusalılar tarafından takıldığını da dile getiren Mustafa Oraloğlu, bu ismi taşımaktan her zaman büyük mutluluk ve gurur duyduğunu dile getirdi.

Çok başarılı kaleciler vardı


Günümüz ülke futbolunda beğenerek izlediği kaleciler olduğunu da belirten Mustafa Oraloğlu, geçmişte de günümüzden geri kalmayan sayıda ve yetenekte kaleciler olduğunu hatırlattı. Hatırında kaldığı kadarıyla Osman Gurra (DTB ve Bursaspor), Şefki (Şefko), (Çetinkaya ve Küçük Kaymaklı), Ertuğrul (Çetinkaya), Hikmet (BÜY), Güray (TOL), Cemal (Gençler Birliği), Safa (Küçük Kaymaklı), Taner (Yenicami), Ali (Gençlik Gücü) gibi isimlerin yanı sıra ismini unuttuğu daha birçok başarılı kalecilerin yetiştiğini söyledi.


 

İyi kaleci yere en az düşen kalecidir


Günümüz kalecilerine de seslenen Mustafa Oraloğlu, başarının anahtarının çalışmak ve yine çalışmak olduğunu vurguladı. Antrenmanların maçların kopyası olduğunu dile getiren Oraloğlu, “Ben bilirim, ben yaparım yoktur. En doğrusu maç içerisinde yaşananlardan ders çıkarmaktır” şeklinde konuştu. Maçlarda bitiş düdüğüne kadar bir kalecinin konsantrasyon eksikliği yaşamaması gerektiğini belirten Mustafa Oraloğlu, son yıllarda izlediği bazı maçlarda kimi kalecilerin tribündeki seyirci ile sürekli bir temas içerisinde olduğunu aktararak bunun bir kaleci için son derece yanlış olduğunu söyledi.


Kalecinin yere çok dalması, üstü başının toz-toprak veya çamur içinde olmasının onun iyi kaleci olduğu anlamına gelmediğini belirten bir dönemin en iyi kalecilerinden Mustafa Oraloğlu, “En iyi kaleci yere en az düşen kalecidir” şeklinde konuştu.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner75