Nejat Onat

banner37

Futbola geç başlamasına rağmen Türkiye, Kuzey Kıbrıs ve Güney Kıbrıs’ta üst düzey takımlarda forma giyen, antrenörlük ve başkanlıklar yapan özel bir isim

Nejat Onat
banner90
banner8

Ahmet ÖZYAŞAR

Kıbrıs futbol tarihinin en yetenekli ve saygın futbolcularından biri kabul edilen Nejat Onat 2 Aralık 1943 yılında Türkiye’de dünyaya gelir. Kıbrıslı bir ailenin oğlu olan Nejat Onat, ailesinin 1930’lı yıllarda Türkiye’ye göç etmesinden dolayı orada doğup lise eğitiminin ikinci sınıfına kadar Türkiye’de alır.


16 yaşına kadar futbolu sadece bir oyun olarak bilen ve neredeyse hiç futbol oynamayan Nejat Onat o dönemlerde çok iyi bir basketbolcu olduğunu hatta o yaşlarda Fenerbahçe’den teklif bile aldığını söyler. Bir gün okulda basketbol antrenmanı yaparken arkadaşlarının ricası ile bir futbol maçına katılan Nejat Onat için böylece futbol serüveni de başlamış olur. O andan itibaren basketbolu tamamen bırakan Nejat Onat, kaldığı Sivas şehrinin amatör bir takımı olan Sivas 4 Eylül takımında lisanslı futbol oynamaya başlar ve ilk oynadığı maçta iki gol birden atar. Sivas 4 Eylül takımında kısa sürede gösterdiği başarı ile dikkat çeken Nejat Onat, o dönem Sivas genç karmasına seçilir ve Malatya’ya karma maçlarına gider. Dönemim Fenerbahçe antrenörü Sabri Kiraz tarafından izlenen ve çok beğenilen Nejat Onat genç milli takıma alınır. Bu milli maçları oynamak için Antalya’da olduğu bir dönem birkaç takımın yöneticileri tarafından beğenilen Nejat Onat’a birçok teklif gelse de o tercihini Sabri Kiraz’ın yönlendirmesi ile Ankara Hacettepe takımından yana kullanır.

Hacettepe diye Gençler Birliği takımına gider


Ailesini ikna ettikten sonra Ankara’ya tek başına giden Nejat Onat, hiç bilmediği Ankara’da Hacettepe kulübünü bulmak için girdiği bir spor mağazasında yön sorarken mağazanın içinde Gençler Birliği yöneticisi olan bir kişi tarafından Hacettepe’ye götürülmek üzere arabaya bindirilir ve bir anda kendini Gençler Birliği tesislerinde bulur. Her ne kadar da bu olaya itiraz etse de bir şekilde ikna edilen Nejat Onat, burada lisans çıkarınca profesyonel futbolculuk hayatı başlamış olur. Çok iyi bir takım olan Gençler Birliği’nde zaman zaman forma giyme fırsatı da bulur.

Bir anda kendini Kıbrıs’ta bulur


Rahmetli ablası ve eniştesinin Kıbrıs’tan Ankara’ya ziyarete geldiği bir zaman Beşiktaş ile oynanan bir maçta forma giyen Nejat Onat bu maçtan sonra kendisi izleyen Kıbrıslı misafirler tarafından Doğan Türk Birliği’ne transfer edilmek istenir. Ankara’ya gidene kadar her yıl sınıf birincisi gelen Nejat Onat, profesyonel futbol hayatının başlamasından sonra derslerinde kötü gitmeye başlayınca kendisinin Kıbrıs’ta futbol oynamasının tek şartının liseyi bitirmesine ve İngilizce öğrenmesine yardımcı olunması olduğunu söyler. Bu şartları kabul görünce Kıbrıs’a gelir ve Limasol’da Doğan Türk Birliği takımında 6 ay futbol oynar. Türkiye’de okurken kaldığı iki ders olan tarih ve matematik öğretmenleri de kulübün genel sekreteri ve başkanı çıkınca liseden kesin mezun olacağına inanan Nejat Onat’ın bu derslerden yeniden kalınca morali çok bozulur, kandırıldığına kanaat getirir ve Lefkoşa’ya taşınır. Lefkoşa’da Enver Emin tarafından Yenicami’ye getirilen Nejat Onat, tam bu takıma transfer olacakken kulüpte tek başına oturduğu bir gün Mağusa’da yaşayan dayısı kendisini ziyaret eder ve bir şekilde Mağusa Türk Gücü’ne transfer olması için kendisini ikna eder.

Mağusa Türk Gücü hayatının dönüm noktası olur


Mağusa Türk Gücü’nde transfer olduktan sonra kulüp tarafından kendisine iyi de bir iş bulununca artık tamamen Mağusa’ya bağlanmış olur. MTG’de futbol oynamaya başladığı andan itibaren gerek oynadığı güzel, futbol gerekse mütevazı kişiliğinden dolayı Mağusa halkının adeta sevgilisi olur. Bu aşk 21 yıl boyunca devam ederken bu sürede antrenör futbolcu da olduğu toplam 4 lig şampiyonluğu ve Kıbrıs kupaları da kazanır. Birçok başarı ve güzel anıları MTG çatısı altında yaşar ve bundan dolayı Mağusa Türk Gücü hayatının dönüm noktası olur.

Nea Salamina dönemi çok özeldi


banner134
Nejat Onat 1972 yılında bir Türk arkadaşının aracılığıyla Mağusa’nın Rum takımlarından olan Nea Salamina’dan profesyonel teklif alır. Fakat gerek MTG’de oynaması gerekse Kıbrıs olaylarından dolayı bu teklifi ilk olarak reddetse de daha sonra kabul eder ve burada 1.5 yıl boyunca neredeyse MTG’den hiç kimsenin haberi olmadan maçlar oynar. Hatta bu maçları oynamak için çoğu zaman takım fotoğraflarında bile yer almaz. Oynadığı süre boyunca Kıbrıs Kupası yarı final maçı dahil birçok başarılı maçlar oynayan Nejat Onat artık Nea Salamina’nın da tarihine geçmiş olur. Burada futbol oynarken Baf’ta oynadığı yarı final maçının ertesi gün milli takım forması altında Türkiye Ümit Milli takımına karşı maç yapar ve bu maçta dönemin iyi futbolcularından Cüneyt Tanman’ı maç boyunca başarılı şekilde marke eder. Maçtan sonra o kadar bir yorulan Nejat Onat maç sonrasını adeta hiç hatırlamaz.

Mormenekşe dönemi başarılı geçer


MTG’de son yıllarında antrenör futbolculuk yaparken gerek yaşının ilerlemesi gerekse o dönemki bazı takım arkadaşları ile sıkıntı yaşamasından dolayı takımdan ayrılmak ister ve kendisini çok isteyen Mormenekşe’ye antrenör futbolcu olarak transfer olur. Burada oynadığı 3 yıl boyunca kupa yarı final maçı olmak üzere birçok başarılar elde eder. Daha sonra Dumlupınar’a transfer olan Nejat Onat burada 2 yıl görev yaptıktan sonra futbolculuğu tamamen bırakmış olur. Bununla beraber antrenörlük hayatında aynı ligde oynayan Mormenekşe ve Dumlupınar’ı aynı anda çalıştırarak Kıbrıs Türk futbol tarihinde bir ilki gerçekleştirir.

İki farklı takımda başkanlık yapar


Dumlupınar’da antrenörlük yaptığı sırada dönemin kulüp başkanı ile sıkıntı yaşayan Nejat Onat, bir inat üzerinde kulüp başkanlığına aday olur ve başkanlık seçimini kazanarak kulüp başkanı olur. Burada 1 yıl görev yaptıktan sonra görevi bırakan Nejat Onat ilerleyen yıllarda yuvası olan Mağusa Türk Gücü’nde de başkanlık yaparak Mağusa’da iki farklı kulüpte başkanlık yapan biri olarak bilinir.

Futbol eskiden her yönüyle güzeldi


Onat kendisinin futbol oynadığı yıllarda futbolun başta oynanan oyun olmak üzere özellikle sosyal açıdan bugüne göre çok daha güzel olduğunu, futbolun içerisine maddiyat girmediği için herkesin takım aşkı için oynadığını daha sonra futbolumuza giren aşırı maddiyattan sonra futbolun hem görsel hem oyun hem de sosyal yönden çok gerilemeler içine girdiğini belirtti.


Buna en güzel örneğinin 1974 yılında adada bulanan Barış Gücü futbol takımının profesyonel Rum takımlarını yenmesine rağmen, MTG’ye karşı iki maç yaptığını ve her iki maçı da kaybettiğini ve bu maçları Rum futbolseverler dahil çok kalabalık bir seyirci topluluğunun izlediğini fakat şimdi futbolcuların neredeyse boş tribünlere oynadıklarını ifade eder.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75