banner6

'Spor her zaman iktidardadır'

banner37

Öğretim üyesi Prof. Dr.Yücel Vural ve spor araştırmacısı yazar Dr. Okan Dağlı spor ve siyaset ilişkisini yorumladılar

'Spor her zaman iktidardadır'
banner99

Ahmet ÖZYAŞAR

Kimine göre ''İç içe”, kimine göre ''Ayrı''. Kimi ''Siyaset spordan elini çeksin'' diye savunuyor, kimileri ''Siyasetsiz spor olmaz'' diyor. Bu olayın dünyada örnekleri çok. Örneğin İspanya'ya doğru geçmişe uzanalım. Ne demiş İspanya'nın ünlü diktatörü Franco; ''Ben ülkeyi 3 F ile yönetiyorum. Futbol, Fiesta (Eğlence) ve Fado (Din). Türkiye’de 1980 darbesinden sonra Kenan Evren’in emri ile Ankaragücü üst lige 1.Lig’e alınmıştı.  Honduras ile El Salvador arasında oynanan bir Dünya Kupası eleme maçından sonra iki ülkenin birbirleri ile savaşa girmesi siyasetin spor üzerindeki etkisine çok önemli bir örnek olarak gösterilebilir.

  Günümüzde bütün dünya ülkelerinde spor ve futbol gibi popüler olan spor dalları politikacıların ilgi alanına girmiştir.  Birçok Cumhurbaşkanı, Başbakan ve devlette görev yapan yöneticiler takımlarının ya da uluslarının maçlarında başköşede yerlerini almışlar, zaferlerde başarıdan nemalanmaya çalışmışlardır. Bu noktada siyasetin veya siyasetçinin spordan rant sağlaması neredeyse bir gelenek haline gelmiştir.

 

Kitlelerin ortak aşkı

 Spor, kitleleri peşinden sürükleyen, tutku dolu bir olgudur. Farklı sosyal sınıflara, farklı etnik kökenlere, farklı dillere mensup insanları bir araya getirir; yarattığı coşku ve heyecan ile geniş kitleleri birleştirir. Geniş kitleler ile olan ilişkisi nedeniyle siyasi çevrelerin dikkatini cezbeder; iktidar ve muhalefet tarafından kitleleri kazanabilmek için verimli bir araç olarak görülür. Spor, kitlelerin ortak aşkıdır. Milyonlarca kalbi heyecana sürükler, coşturur, ağlatır. Toplum üzerinde o derece etkilidir ki iktidar ve muhalefete birlikte hareket etmekten başka bir seçenek bırakmaz. Ülkemizde buna en iyi örnekleri kulüp gecelerinde görebilirsiniz. Bir gün önce birbirleriyle kavga eden politikacılar bir gün sonra bir kulüp gecesinde aynı masada veya ortamda bulunabiliyorlar. Siyasetin spor üzerinde bu kadar etkin ve iç içe olduğu bu görüntüde ülkemizdeki spor ve siyaset ilişkisi ile ilgili Doğu Akdeniz Üniversitesi Siyasal Bilimler Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Yücel Vural ve spor araştırmacısı yazar Dr. Okan Dağlı’nın düşüncelerini aldık.

 

“Spor ve siyaset anlamında iki tür etkinlik var”

 Doğu Akdeniz Üniversitesi Siyasal Bilimler Bölümü öğretim üyesi Prof.Dr. Yücel Vural dünyada spor ve siyaset anlamında iki tür etkinlik olduğunu, bunların militarizm ve barışçıl etkinlikler olduğunu belirtti. Militarizmin aşırı milliyetçi duygularla yığınları harekete geçirip mevcut sportif etkinlik için ortak hareket etmelerini sağladığını fakat esas yapılmak istenenin politik bir pasifizim yaratmak olduğunu söyledi. Bununla beraber son yıllarda oldukça yükselen bir yaklaşım ortaya çıktığını, bunun da isminin spor için barışçıl etkinlikler olduğunu belirtti. Sporun ruhunda temel felsefenin uzlaşmaya, barışa ve toleransa hizmet etmek olduğunu ve barışçıl etkinliklerin ise buna oldukça hizmet ettiğini söyledi.

Vural, bu iki etkinliğin her ülkede bölgesel olarak değişebileceğine ve buna göre destek veya tepki alabileceğini belirtti. Buna en yakın ve en güzel örnek olarak ise Güney Kıbrıs’tan Apoel takımını gösterebileceği belirtti. Apoel’in belirli taraftar kesiminin kendisinden olmayan her kesime saldırabileceğini, bunun da militarizme en çarpıcı örnek olarak verilebileceğini söyledi.

 

“İktidarlar beslenmiştir ve beslemiştir”

Doğu Akdeniz Üniversitesi Siyasal Bilimler Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr.Yücel Vural geçmişte sporun iktidarları beslediğini ve spordan ciddi şekilde beslendiğini hatta ülkeyi bu şekilde yönettiğini, buna verilebilecek en güzel örneğin İspanya daki Franco rejiminin olacağını söyledi. Franco’nun faşist yapısı nedeniyle Real Madrid’e sürekli destek verdiğini, buna karşı gelenlerin ise Barcelona’yı desteklediklerini belirtti.

Vural, sporun ruhu gereği barışçıl bir yapı ve siyaset izlenmesi gerektiğini belirterek, buna en güzel örneğin Olimpiyat Oyunları olduğunu söyledi. Uluslararası Olimpiyat Komitesinin temel felsefesinin sporda barış ve kardeşlik olduğunu, dünyanın her ülkesinden ve her ırkından insanların bir arada olup farklılıklara tolerans göstermesi olduğunu söyleyen Yücel Vural, bunun da ciddi şekilde başarıldığını belirtti.

 

 “Almanya iyi bir örnektir”

 Uzun yıllardır spor araştırmacılığı yapan Dr. Okan Dağlı ise sporun barışçıl olması gerektiğine dair en iyi örneğin Almanya olabileceğini belirtti. Almanya futbol milli takımının bu konu ile ilgili güzel bir proje olduğundan bahseden Dağlı, ülkenin en büyük sorunu olan yabancı düşmanlığının bu proje ile ortadan kalkmaya başladığını belirtti. Okan Dağlı proje kapsamında ülkede yaşayan Afrika kökenli birçok futbolcudan tutun da yabancı uyruklu futbolculara kadar herkese milli takım kapılarının açıldığını, bunun da inanılmaz bir sportif siyasi başarı olduğunu söyledi. Bununla beraber geçmişte içerisinde yabancı oyuncu bulundurmayan Chelsea ise günümüzde ırkçılık karşıtı kampanyalar düzenleyerek, Afrika ülkeleri için projeler yaptıklarını belirtti.

 

“Siyaset aşılama yapıyor”

Öğretim üyesi Prof.Dr.Yücel Vural siyasette toplumsal siyasallaşma gibi bir olgu olduğunu, bireyin yönetenler tarafından istenilen hareketleri aşılandığını ve bu aşılandığı hareketler doğrultusunda bireyin bir sportif karşılaşmada düşmanca ve barışçıl şekilde hareket etmeye başladığını belirtti.

 

“Hareketler kültürel bir yapı yansımasıdır”

Spor araştırmacısı yazar Dr. Okan Dağlı, sportif hareketlerin bir kültür yansıması olduğuna dikkat çekerek, bu konuda İngiltere örneğini verdi. Dağlı İngiltere’deki futbol maçlarından sonra her iki taraftarın da gerek kendi gerekse rakip takımı alkışladığını bunun da sporun ruhu olan fair-playa uygun olduğunu söyledi. Bazı ülkelerde ise maçın adeta bir savaş halinde geçtiğini, yaşananlara karşı siyasilerin hiçbir şey yapmadığı gibi, bu düzenden rant elde etmeye çalıştıklarını belirtti.

 

“Sistem süreci tetikler”

 Prof.Dr. Yücel Vural sporda toleransın ilk ana düşünce olması gerektiğinin altını çizerek, buradaki esas görevin yönetenlere ve siyasilere düştüğünü belirtti. Bireyin aile ve toplumsal eğitiminden sonra eğitim sisteminin karakterini oluşturmasında etkili olduğunu, bundan dolayı da eğitim sisteminin öneminin devreye burada girdiğini, yani sistemin süreci desteklediğini, kişinin toleransının ancak düzenli bir sistem sayesinde geliştirebileceğini söyledi.

 

“Ters mantık işledi”

banner134

Prof.Dr. Yücel Vural gelişmiş ülkelerde sporun siyasetçi üzerinde ciddi etkili olduğunu, bir nevi siyasetçiye yön verdiğini söylerken, ülkemizde ise yıllarca siyasetçilerin ülke sporuna istedikleri yönü verdiklerini ve böylece de sporun siyasetçinin iki dudağı arasındaki bir olay olduğunun altını çizdi.

 

“Görüşmelerde spor konuşulmadı”

Vural, çok uzun süredir devam eden iki toplumlu Kıbrıs görüşmelerinde nerdeyse her konunun konuşulduğunu fakat sporun konuşulmadığını ve bunun nedenini ise hiç kimsenin bilmediğini belirtti. Özellikle Kıbrıs Futbol Federasyonu (KOP) ve Kıbrıs Türk Futbol Federasyonu (KTFF) arasında yaşanan görüşmelerden dolayı her iki lidere çok önemli bir fırsat ve ışık doğduğunu, fakat her iki liderin bu konu ile ilgili ne görüşmelerde ne de toplumlarına karşı açıklama yapmadıklarını söyledi. Bununla beraber süreci baltalamak adına her iki kesimden siyasilerin açıklamalar hatta bir nevi tehditler yaptıklarını ifade etti.

 

“KTFF ile güzel bir süreç yakalanmıştı”

Yücel Vural, toplumsal görüşmeler konusunda özellikle Kıbrıs Futbol Federasyonu (KOP) ve Kıbrıs Türk Futbol Federasyonu (KTFF) arasında çok ciddi bir sürecin yakalandığını fakat burada uygun strateji sağlanamadığı için başarının gelemediğini belirtti. Özellikle KTFF Başkanı Hasan Sertoğlu’nun girişimlerinde ve neredeyse tüm kulüplerin desteği ile kurumsal nitelikte süren toplantıların stratejik bir zemine dayandırılmaması nedeniyle çöktüğünü hatırlatan Vural, böylece de yakalanan o güzel sürecin kaybolduğunu dile getirdi.

 

“Siyasiler güven aşılamadı”

Vural, iki Futbol Federasyonunun görüşmelerinde iki toplum liderinin desteğinin ve güveninin çok önemli olacağını, fakat Rumların KKTC tanınacak korkusu, Türklerin ise KOP’un çatısı altına gireceğiz korkusu ise liderler ve siyasiler tarafından bu güvenin hiç aşılanmadığını, bu tereddütlerin görüşmelerin başarısız olmasında oldukça etkili olduğunu söyledi.

 

“Rum futbolcular köprü olabilir”

Spor araştırmacısı yazar Dr. Okan Dağlı her şeyin kötü gittiği bir ortamda son yıllarda ülkemiz takımlarında Rum futbolcuların oynamasının çok önemli bir gelişme olduğunu, süreç içerisinde toplumlar tarafından bilinen doğruların değiştiğini, insanların artık fanatik kesimlerin açıklamalarına kulak asmadıklarını söyledi. Bundan dolayı da her iki toplum arasındaki kötü siyasi ortamlardan uzaklaşmak adına Rum futbolcuların iyi bir köprü görevi görebileceklerini belirtti.

 

“Siyasiler hedef olarak kulüpleri seçiyorlar”

 Dr. Okan Dağlı ülkemiz siyasi yapısında siyasete atılmak isteyen kişilerin ana hedefinin genelde spor özellikle futbol kulüplerinden başladığının altını çizdi. Burada yarattıkları ortam ve zeminle kulübü bir basamak olarak kullanıp siyasete atılmak istenildiğini belirten Dağlı, bunun da çok yaygın bir siyasetçi modeli olduğunu söyledi.

 

“Kulüpler yıllarca kullanıldı”

Araştırmacı yazar Dr. Okan Dağlı bu ortamdan dolayı birçok siyasetçinin kulüpleri yıllarca kullandıklarını ve zaman içerisinde bu yaşananların kulüplere derin yaralar verdiğini belirtti. Kulüplerin siyasi pazarlık olarak kullanılmasından rahatsız olan sporseverlerin kulüplerinden uzaklaştıklarını ve bu süreçte ya uzun süre sonra kulüplerine döndüklerini ya da hiç dönemediklerini söyledi.

 

“Kabuk değiştikçe siyasiler uzaklaştırıldı”

Dr. Okan Dağlı geçmişte kulüplerin yaşaması adına siyasilere yakın durmanın çok önem arz ettiğini, çünkü ekonomik beslenmenin siyasiler üzerinden yapıldığını söyledi. Fakat günümüzde özellikle futbolumuzun değişen ve artan ekonomik yapısından dolayı artık cebinde parası olan başkan ve yöneticilere bir eğilim olduğunu bundan dolayı da siyasilerin kulüpler üzerinde eski etkilerinin kalmadığını belirtti.

Güncelleme Tarihi: 04 Eylül 2017, 11:56
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75

banner88