Tamer Bolat

banner37

Basketbolun yakın tarihinin önemli isimlerinden birisi olan, sadece basketbol kariyeri ile değil Kıbrıs’la bütünleşen yaşam hikayesi ile de önemli bir isim

Tamer Bolat
banner90
banner8

Şükrü BURAĞAN

Basketbolun yakın tarihinin önemli isimlerinden birisi olan Tamer Bolat, sadece basketbol kariyeri ile değil Kıbrıs’la bütünleşen yaşam hikayesi ile de önemli bir isim olmuştur. 2 metrenin üzerindeki boyu ile pota altının aranan isimlerinden olduğu kariyerinde yöneticilik ve antrenörlük alanlarında da başarılar yakalayan Bolat, Kıbrıs’a geliş macerasını da detayları ile anlattı.

“İlk 6 ay takımda kimsenin yüzünü görmedim, sadece bireysel çalıştırıldım”


1982 yılıydı, 14 yaşımdaydım, Ankara’da yolda yürürken arkamdan bir el bana dokundu, rahmetlik Antrenör Murat Develiydi, bana basketbolcu fiziğim olduğunu söyledi. Boyum o zaman 1.90 civarıydı, (şu anda çıplak ayakla 2.02m) benim ağabeyim de basketbolcuydu; Erhan, onu tanıdığını söyledi, kendisi Yenişehir Spor Kulübü’nün antrenörüydü. Yenişehir, Ankara’nın köklü kulüplerindendi, beni idmana çağırmıştı, giriş o giriş ve basketbol kariyerim başladı.


İlk zamanlarda hiçbir şey bilmiyordum, koşmayı bile, benimle özel ilgilendiler. 6 ay takımla idmana bile almadılar, bireysel fundamental antrenmanı yaptırdılar. 2 sene içinde 16 yaşında Türkiye Yıldız Milli Takımı’na girdim. 5 yıl kulübümde kaldım, 1 kez gençler Türkiye şampiyonluğu, bir kez gençler üçüncülüğü, bir kez de yıldızlar üçüncülüğü yaşadım. O takımdaki oyunculardan birçoğu milli olmuştu. Efes Pilsen’de oynayan Murat Evliyaoğlu yanında Hüsnü Çakırgil ve Hakan Yörükoğlu bunlardan bazılarıydı.

“Adaya gelişim Hüseyin Özgürgün sayesindedir”


Bir sakatlık geçirdim, dizim dönmüştü, 1 yıl ara verdim, üniversiteye girdim, kulübün de faaliyetleri minimuma inmişti. Ben Gazi Üniversitesi Basketbol Takımı’nda devam ettim, orda da beşincilik gördüm. Bu yıllarda eşimle tanışmıştık. Üniversitenin son senesinde yine sakatlandım, sonra bırakma niyetine girdim. İş kaygısı başlamıştı, 1 yıl Trabzon Çaykara’da öğretmenlik yaptım. Yaz tatilinde Erhan ağabeyime bir telefon geldi, arayan Hüseyin Özgürgün’dü, abimin siyasalda sınıf arkadaşıydı. “Kıbrıs Kredi Bankası olarak takım kuruyoruz, seni almak istiyoruz” dedi. Ağabeyim kabul etti ve gitti, 1 ay sonra beni aradı “birisini daha istiyorlar gelir misin” dedi. Geleyim göreyim dedim beni havaalanında ikisi karşıladı, geliş o geliş. Yıl 1992…

“Korahan’ın maç kazandıran üçlüğünde topun gidişini hiç unutamam”


O sezon Kooperatif ve Kredi tüm iyi oyuncuları toplamışlardı. 2. Lig’de yenilgisiz şampiyon olduk, federasyon kupasını aldık, Kooperatif bizi son 2 saniyede önde olduğumuz bir maçta yenebilmişti. Bir makam kupası maçıydı ve 2 sayı öndeydik. Osman Korahan 3 sayı çizgisinin 1.5 metre gerisinden attığı üçlükle maçı takımına kazandırmıştı. O topun gidişini hiç unutamam…

Sezon bitince ben Kültür Derneği Takımı’na geçtim. Eşimi istemeye bizimle beraber Serdar Denktaş gitmişti, o arada kanıma girdi ve başkanı olduğu Kültür Derneği’ne transfer sürecim başladı.


2 sezon orda oynadıktan sonra o dönemler Kredi Bankası’nın altyapısında görev almaya başladım. Askerliğin ardından Vedat Kaner’e oyuncu değil yardımcı antrenör olarak geçtim. Bunun en önemli nedeni dizim ve belimde yaşadığım problemlerdi. O sezon Yakın Doğu ile 1997-98 sezonunda çok heyecanlı, zevkli ve o oranda da stresli maçlar yaptık, sonunda başardık şampiyon olduk. Devamında kulüp kapandı.

“5 yıllık aradan sonra federasyon asbaşkanlığı ile basketbola döndüm”


banner134
2000-2005 arası müfettiş olarak çok yoğun mesailerden dolayı spordan uzaklaştım. Akdeniz Garanti Bankası, Vakıflar Bankası’na devrolunca personeller devlet dairelerine yerleştirildi, ben de Ticaret Dairesi’ne geçtim. O dönem Orhun Mevlit, federasyon başkanlığına aday olması sonrasında bana yönetim kurulu üyeliği teklifinde bulundu, kendisini Ankara yıllarından tanıyordum ve kabul ettim. Sonrasına Orhun’un adaylığı kabul olmayınca o ekipten Levent Çağdal başkan adayı oldu ve o liste kazandı. 2005-08 arasında federasyonda asbaşkanlık görevinde bulundum.

“İyi ilişkilerle birlikte Ürdün ve Suriye ile milli maçlar yapmıştık”


O zaman çok iyi işler yaptığımızı düşünüyorum. Türkiye ile temaslar çok zayıflamıştı, bunu canlandırdık. Çok iyi ilişkiler kurduk. Kırgızistan milli takımı ile maç organizasyonu yapılmıştı.


TBF’nin ve bizlerin girişimleri 2007’de, ben, Orhun ve Levent, İspanya’daki Avrupa Şampiyonası’na gittik. Burada dönemin FIBA Başkanı Yunanlı Gorge Vassilakopoulos ile görüştük. Derdimizi anlattığımızı düşünüyorum. Sonrasında resmi olmayan dış temaslarda problem kalkmıştı.


2008’de TBF Dış İlişkiler Sorumlusu Emir Turam beni aramıştı, “Ürdün ve Suriye Milli Takımları İstanbul’da kamp yapıyor, bize müracaat ettiler, hazırlık maçı istiyorlar, gelebilirseniz sizi önereceğiz” dedi. 1 hafta içinde milli takımı ayarlayarak İstanbul’da maça çıktık. Suriye ile ilk maçımızı oynadık ve onları yendik. Ürdün ile de oynadık, onlar çok güçlüydü, yenildik.


Federasyon görevimin ardından 2009-10 sezonunda Gönyeli Oşan’da genel menajerlik görevine başladım, Ahmet Gürel Alp ile başlamış ve sezonu Orhun Mevlit ile tamamlamıştık. O sezon şampiyon olmuştuk ve arka arkaya 3’üncü şampiyonluk yaşanmıştı.

“Yenicami’de şampiyon takımının başantrenörüydüm”


2011-12 sezonunda Yenicami’de Ahmet Gürel Alp’in yerine başantrenör olarak görev almaya başladım. O sezonu da şampiyon olarak tamamlamıştık. Yenicami sezonun bitimi ile şubesini kapadı. 2014’e kadar ara verdim, sonrasında Akdeniz Spor Birliği’nin altyapısında görev alarak, yıldız ve genç takımlarını çalıştırdım.

2019-2020 Akdeniz Spor Birliği Kadın ve Genç Erkek takımını çalıştırdım. 2020 Ağustos ayında da Basketbol Federasyonu’nda genel sekreter olarak görev almaya başladım.


Basketbolun çok daha iyi durumlara geleceğini düşünüyorum. Şu anda yönetimin vizyonu çok geniş, basketbol iyi günler görecektir.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner75