Veli Hakkı

banner37

Futbolculuğu, yöneticiliği ve başkanlığı döneminde herkesin örnek aldığı, futbolumuzun olmazsa olmaz isimlerinden birisi:

Veli Hakkı
banner90
banner8

Başarılı futbolculuğunu şampiyonluklarla süsleyen Veli Hakkı Taşkıran, aktif futbolculuğunu noktaladıktan sonra, kulüplerin ve Futbol Federasyonu’nun yönetim kurullarında da görevler üstlendi.


Sönmez Spor’da başlayan futbol yaşamını Çetinkaya, Yenicami ve Küçük Kaymaklı’da sürdüren Veli Hakkı, başkanlığı süresince Küçük Kaymaklı’ya da 2 yıl üst üste şampiyonluk yaşattı.

İlk lisansı Sönmezspor’da çıktı


“Çocukluğumda Sönmez Spor, Çağlayan’da Gençlik Gücü kulübünün olduğu yerde hisarın üstündeydi. O dönemlerde bizler hisarın altında arkadaşlarla futbol oynuyorduk. Özkan Mustafa da (Aşardağ) o dönemlerde Sönmez Spor’un kulüp başkanıydı. Beni izlemiş futbol oynarken ve beğenip 15 yaşındayken ilk lisansımı çıkardı.


Sönmez Spor’da bir buçuk sene futbol oynadıktan sonra, 1960 yılında dönemin Serdarı ve Çetinkaya Kulüp Başkanı Kemal Şemiler’in talebiyle, Sönmez Spor olduğu gibi Çetinkaya’ya katıldı. Haliyle biz de Çetinkaya’ya katıldık. Çetinkaya’ya gittiğimizde, bir efsaneye gittiğimizi hissetmiştik. O dönemlerde takımın başında efsane isim Mustafa Deftaralı vardı. Bizim Sönmez Spor’dan sadece iki kişi kadroya girebilmişti. Biri Yüksel Sarı’ydı, diğeri de ben. Aramızdan bazı arkadaşlarımız da zaman zaman kadroda yer bulabiliyorlardı. Bunlar arasında Özer ve Erdem Esenyel, Ahmet Klermo ve Erden Binbaşı ilk aklıma gelenler. 


Çetinkaya ile ilk şampiyonluğumuzu 1961-1962 senesinde almıştık. 1962-1963 sezonunda da 5 maç yapmıştık ve 21 Aralık’a denk gelen ve Küçük Kaymaklı ile yapacağımız sezonun 6’ıncı maçına çıkacağımız gün hadiseler başladı ve maçı yapamadık. Bu tarihten itibaren de uzun sürecek olan mukavemet ve mücahitlik günleri başladı.

Mücadele yıllarında futbol ve Çetinkaya


1967’de bölük maçları başladı. İlk olarak Atakspor olarak, 11’inci bölükte bir takım kurmuştuk. Bir müddet sonra da Demirspor adını almıştık. O dönemlerde halkın yapacağı pek bir şey yoktu. Bizler de halka eğlence olsun diye bölüklerden kurduğumuz takımlarla, karşılaşmalar düzenlemeye başlamıştık.1967’den sonra kulüpler yeniden faaliyete geçti ve futbolcular serbest kaldı. Çetinkaya olarak bizler de toplandık ve Futbol Federasyonu’na bağlı 10 kulüp lige başladık.


1970-1971 yılında Küçük Kaymaklı, beni ve Yılmaz Hakverdi’yi transfer etti. Ben Küçük Kaymaklı’ya bir sene cezalı gitmiştim. Orada cezamın bitmesini beklemiştim.


banner134
1974 olmadan önce o dönemin Yenicami yöneticileri, Küçük Kaymaklı’ya benim transferime karşılık, 5 futbolcu önermişti. Futbolcuya ihtiyacı olan Küçük Kaymaklı da bu teklife sıcak baktı ve benim transferim gerçekleşmişti. Yenicami’de 3 sene futbol oynadım ve hep şampiyonluk gördüm. Çok sağlam bir kadromuz vardı. Cemallar, Kasnaklar, Enver Eminler, Tanerler vardı kadromuzda.

Kaymaklı’da futbolculuğun ardından gelen başkanlık


Küçük Kaymaklı’da fazla oynayamamam içimde kalmıştı. 1975 senesinde gidip yöneticilerimle konuştum ve Kaymaklı’ya gitmek istediğimi ilettim. Sağ olsun onlar da bana mani olmadılar ve yeniden Küçük Kaymaklı’ya döndüm. Kaymaklı’da 2 sene forma giydikten sonra, futbolu bıraktım. Fakat Küçük Kaymaklı taraftarlarıyla çok güzel bir ilişki kurdum. Bu camia beni 1984 yılında kulüp başkanlığına layık gördü ve benim başkanlığım döneminde iki sezon ardı ardına şampiyonluklar kazandık. 1985-1986 sezonunda şampiyonluğun yanında kupa şampiyonluğunu da aldık.


Küçük Kaymaklı camiasına çok büyük saygım var. Hâlâ daha hem Çetinkaya’ya, hem de Küçük Kaymaklı’ya büyük sevgim devam etmekte.

Gurur duyduğu milli serüvenler


Ben milli takıma Çetinkaya’da oynadığım yıllarda hep seçildim. Sadece cezalı olduğum süre içerisinde çağrılmadım. Gerçi bu süreçte pek fazla milli maç yapmamıştık, ancak Türkiye Genç Milli Takımı’na karşı 2-3 kez forma giymiştik.


Özer Esenyel’in başkanlığı döneminde Futbol Federasyonu’nda Asbaşkan olarak ben de görev aldım. Yaklaşık 3 yıl süren bu görevim esnasında, Türkiye’den Beşiktaş Kulübü’nün başkanı Süleyman Seba’yı da ülkemize getirmiştik.

Lefkoşa Avcılık ve Atıcılık Kulübü’nde 20 yıl başkanlık


Çekindiğim futbolcu yoktu. Ancak bazı taraftarlar benim ile Yenicami’nin sol beki Kamil Aytuç’u karşı karşıya izlemeye bayılırdı. Kamil de benim gibi kısa boylu ve süratliydi. Çok iyi ikili mücadelelerimiz vardı. Yine Küçük Kaymaklı’da oynayan Eray, Gönyeli’den İlker vardı. Bu arkadaşlarla da iyi mücadele olurdu.

O dönem beğendiğim futbolcular Zihni, Arap Erdoğan, Hüseyin Tanışık, Ergün, Derviş, Doğan, Enver Emin, Kamuran, Sonal, Minci ve dahası vardı.


Ben Lefkoşa Avcılık ve Atıcılık Kulübü’nün de 20 sene başkanlığını yaptım. Bu görev süresi içerisinde şimdiki kulüp binasının yapımını tamamladık. Uzun süren hizmetlerimizin ardından çok sevdiğim silah arkadaşım Şehit Ecvet Yusuf’un oğlu, Harper Orhon’a başkanlığı devretmiştim.

Hayatının dönüm noktası Çetinkaya


Genç futbolcu arkadaşlarıma kulüplerine minnettar olmalarını önerebilirim. Ben kendimden bir örnek verecek olursam, Çetinkaya’da futbol oynadığım dönemde tanındım ve isim yaptım. Efsane bir kulüpte oynamak şereftir. Beni memur yapan ve işe koyan da bu kulüpte göstermiş olduğum performansımdı. “Ben Çetinkaya’da oynamasam acaba bugün gelmiş olduğum noktaya gelebilir miydim?” diye kendime hep sorarım. O yüzden oynadığım tüm kulüplere, başkanlarıma, yöneticilerime, oyuncu arkadaşlarıma ve taraftarlarıma hep minnet, sevgi ve büyük saygı ile baktım. Şimdi artık profesyonel yapıyla, gençler her kulüpte oynayabilir. Bunun karşılığını da maddi olarak alırlar. O yüzden kulüplerine dört elle sarılsınlar ve minnet duysunlar.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75