Standart dışı demir

Ülkemizde zannedilenin de ötesinde sorunlarımız var.

Biz daha çok görünür olan sorunlarla ilgileniyoruz ama birçok da yan sorunumuz var.

Ekonomik sorunlar, polisiye olaylar, şiddet, uyuşturucu, trafik kazası, çevre kirliliği gibi sorunlarla uğraşıyoruz daha çok.

Gazetelerde de bu sorunlar gündemi tutuyor.

Doğal olarak bizi en yakından etkileyen, yakan sorunlarla ilgili haberlerle uğraşıyoruz…

Aslında ülke tam bir sorunlar yumağı.

Nereye dönseniz bir sorunla karşılaşıyorsunuz.

Yılların çözüm bulunamayan sorunları...

Dünkü gazetemizin manşetinde yer alan “Standart dışı demir tehdidi” haberi herkesi korkuttu.

Deprem kuşağında yer almamız ve bazı binaların depreme dayanıklı olmadığı iddiası, zaten endişe etmemize neden oluyor.

Çok eski binaların dayanıklı olmadığı iddia edilirken, bazı yeni binaların da itinasız inşa edildiği, bina yapımına uygun olmayan arazilere apartman dikildiği iddiaları gerçekten korkutucu.

İyi temel tutmayacağı söylenen bazı bataklık alanlara, kumluk bölgelere bina yapıldığı ve bunların dayanaklı olmadığı, özellikle bataklık alanlara yapılan binaların temellerinin su içinde kaldığı söylentileri şehir efsanesi değilse durum çok kötü.

Şimdi bu kadar iddianın yanına bir de piyasada standart dışı inşaat demiri bulunduğu haberi korkularımızı ikiye katlıyor.

Standart dışı demir getirilip de halkımıza satılması, insanların tehlikeye atılması gerçekten vicdansızca bir hareket.

Para için insanların yaşamı tehlikeye atılır mı?

Tehlikeye atılmaması gerekir.

Biraz daha fazla kâr edecekler diye halkımız böyle riske atılır mı?

Olmaması gerekir, gerçekten üzüntü verici.

İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Başkanı Gürkan Yağcıoğlu, laboratuvarda yapılan testlerde, piyasada ciddi miktarda standart dışı demir olduğunu tespit ettiklerini belirtiyor.

Yağcıoğlu, “İşini ciddi yapan müteahhitler, uygunsuz demirleri kullandırmıyor fakat işin güvenlik boyutunu önemsemeyen veya bu durum ‘işlerine gelen’ müteahhitler, standart dışı demirleri kullanıyor” dedi.

Bu malzemelerin ülkeye nasıl girdiğinin, tartışılması gereken asıl konu olduğunu söyleyen Yağcıoğlu, “İMO olarak, bu testleri Mağusa Limanı’nda yapmaya hazırız” dedi.

Yağcıoğlu, standart dışı demirin, halkın can ve mal güvenliğini tehdit ettiğini vurguladı.

Kıbrıs Türk İnşaat Müteahhitleri Birliği Başkanı Cafer Gürcafer de  “Tüccarın kapısını çalan bir müteahhit, satın aldığı malzemenin kalitesini bilmez. Malzeme yurda girerken teste tabi tutulmalıdır. Müteahhide ‘Git İnşaat Mühendisleri Odası’nda demirlerinin testini yaptır. Önce kendilerinden onay al, sonra malını yurda sok ve dilediğin gibi kullan’ denmediği sürece, müteahhitleri eleştirmek abesle iştigaldir” dedi.

Malzemelerin ülkeye nasıl girdiğini Gürcafer de sorarak, denetim eksikliğinin kötü sonuçlarının müteahhitlere fatura edilmemesi gerektiğini söyledi.

Şimdi yetkililerin yapması gereken, bu iddiaları araştırmak ve tedbir almaktır.

İnsanımızın başına bir iş gelmeden tedbir alınmalıdır.

İş işten geçtikten sonra tedbir almanın anlamı yoktur.

YORUM EKLE