Su ürünlerinde gıda güvenliği

Ülkeler, insan yaşamı ve sağlığı için yüksek düzeyde bir koruma güvencesi sağlamak zorundadırlar. Bu yaklaşım çerçevesinde güvenli ve sağlıklı gıdaların vatandaşların refahına, sosyal ve ekonomik çıkarlarına katkıda bulunması hedeflenmektedir. Gıda güvenliği üreticinin tüketiciye verdiği sözdür. Tüketicilerin hakları çerçevesinde insanların, tüketilen gıdaların üretimden sofraya kadar, her aşamada güvenilir olduğu beklentisi sağlanmalıdır.

Bu ilkeler çok çabuk bozulma özelliği gösteren balık ve diğer su ürünleri içinde geçerlidir. Bu nedenle, diğer gıda ürünlerinde olduğu gibi “Sudan Sofraya Balık Güvenliği” günümüzde üzerinde durulan ve sloganlaşan bir kavramdır. Tehdit olarak; Evsel, Endüstriyel ve Tarımsal Atıklar, Küresel ısınma ve İklim değişikliği, diğer paydaşlar tarafından kullanım ve bozulma bakımından fiziksel, kimyasal, biyolojik, mikrobiyal, enzimatik bozulma olarak söyleyebiliriz. Bu bozulmalar sonucu kötü tat ve koku, mukus oluşumu, renk bozulması, et kalitesinin düşmesi, büyük pigmentli bakteri ve küf gibi görülebilir duyusal göstergeler oluşur. Balıklar için su kalitesi olarak öncelikli ilke, balık yaşamanın korunması ve desteklenmesidir.

Bu anlamda besin zincirinin varlığı (Fito ve zooplakton), su sıcaklığı, çözülmüş oksijen, pH, nitrat, nitrit, fosfatlar, fenol bileşenleri, mineral maddeler, petrol türevleri, radyoaktif maddeler, pestisidler gibi hususlar balık yaşamı ve sağlığı için önemlidir. Bozulmanın hızını etkileyen nedenler ise, Balığın çeşidi; yassı balıklar, yuvarlak balıklara göre daha çabuk bozulur. Balığın yakalandığı ve hasadı sırasındaki durumu; yakalanmamak için mücadele eden balıklarda glikojen kaybından dolayı, pH düşüşü sonrası bozulmaya karşı duyarlı hale gelinir.

Bakteriyel bulaşmanın düzeyi; su kalitesi, avlanma ve yetiştirme araç ve gereçleri, personelden kaynaklanan kontaminasyon, balık bağırsağının doluluğu bozulmayı hızlandırır. Sıcaklık düzeyi; balık vücut ısı ile ortam sıcaklığının yüksek oluşu bozulmayı mutlak etkiler. Korunma yöntemleri olarak kontaminasyonun önlenmesi, mikro organizmaların uzaklaştırılması, mikrobiyal gelişimin engellenmesi, mikroorganizmaların öldürülmesi, risk değerlendirilmesi-yönetimi, eğitim ve bilinçlendirmeye gidilmesidir. Bu yüzden güvenilir ve sağlıklı gıdaya ulaşmanın en emin yolu üretici ve tüketicinin doğrudan iletişimidir.

YORUM EKLE

banner111

banner34

banner75

banner110

banner104