Suçluların cenneti olmak istemiyoruz

İnsanların son zamanlarda artış gösteren ve türleri artan polisiye olaylar nedeniyle korktuğunu, büyük endişe taşıdığını söylemeye gerek yok.

Suçlar arttıkça insanlar kendisini güvende hissedemiyor.

Herkes “sıra bana ne zaman gelecek?” diye bekliyor.

Bu nedenle polisiye olaylara yönelik tedbirler alınması kaçınılmazdır.

Vatandaşları korkutan olaylardan birisi de suçluların uzun süre kendisini buralarda saklayabilmesi.

Büyük suçlar işleyen kişiler, KKTC’ye kaçıp buralarda rahat rahat yaşıyor.

Kimlik değiştirmek ve buralarda yaşamak çok kolay…

Bu tür olayların artış göstermesi, “Aramızda kimler yaşıyor?” endişesi yaratıyor.

Kapı komşunuz belki de azılı bir seri katildir ama bundan sizin haberiniz yok.

Belki de bir tecavüzcüyle yan yana yaşıyorsunuz, ya da bir soyguncuyla…

Gerçekten de çok korkutucu...

Suçlular, sahtecilik yapanlar, kendisini gizleyenler her yerden çıkabiliyor.

Mesela bir dönem mahkemelerde Arapça tercümanlık da yapan Kadir Gülyani’nin, 30 yıldır adada kaçak olarak ikamet ettiği ve kullandığı tüm belgelerin de sahte olduğu ortaya çıktı.

Hatta adamın adı bile sahteymiş...

Kadir Gülyani olarak bilinen zanlının gerçek adının Adil Muhammet Abd Elsayd olduğu belirlendi ve zanlıya ait, üzerinde fotoğrafı olan hiçbir belgenin olmadığı, KKTC’ye giriş kaydının dahi bulunmadığı anlaşıldı…

“Yok artık” dedirtecek bir durum...

Bir adam 30 yıl kaçak yaşamış ve yakalanmamışsa, bu topraklarda kim bilir daha ne kadar kaçak insan vardır.

30 koca yıl herkesi uyutup, yaşamını buralarda sürdürmüş bir insan…

TC Lefkoşa Büyükelçiliği’ne sahte öğrenci belgesi veren Twafig Ali Nouralhadi Ali, sahte belgeyi, 250 dolar karşılığında Kadir Gülyani’den aldığını itiraf etti ve 30 yıllık kaçak yakalandı.

“Sahte resmi evrak düzenleme, tedavüle sürme” ve “Sahtekârlıkla para temini” suçlamasıyla tutuklanan zanlı Adil Muhammet Abd Elsayd, Lefkoşa Kaza Mahkemesi’ne çıkarıldı.

Adamın sözlü beyanına göre, Kuzey Kıbrıs’ta 30 yıldır kaçak olduğunu öğreniyoruz, yani adamın doğru söylüyor olduğuna inanmamız gerekiyor.

Türkiye’den ve üçüncü dünya ülkelerinden birçok kişi buralarda gizleniyor.

Bir rastlantı sonucu kendilerini ele veriyorlarsa onlardan haberimiz oluyor ama dikkatli davranırlarsa onları bulmak, suçlu olduklarını öğrenmek mümkün olmuyor.

Bu da ülkemiz adına üzüntü verici, moral bozucudur.

Mevcut sistem, suçluları ayıklamaya yeterli değilse, çalışıp yenisini yapmak gerekiyor.

KKTC artık suçluların cenneti olmasın, komşumuzun, belki de birlikte çalıştığımız insanların, birlikte yolda yürüdüklerimizin suçlu olup olmadığı şüphesi ile yaşamayalım.

KKTC suç cenneti olarak değil, gerçek bir cennet olarak anılsın…

 

YORUM EKLE