Sürdürülebilir Şehirler ve Yükseköğretim Paneli ardından

Günümüzde müthiş bir olgu, bir o kadar da korkutucu hal almaya başlayan " İklim Değişikliği" ve onun peşi sıra getirdiği değişimleri yaşıyoruz. Bunun farkında mıyız? Bence çok değil, ancak televizyonda yalnız başına Kuzey Kutbu’nda kalan kutup aynısını görünce biraz olsun işin vahametini anlıyoruz. Bazen de binlerce km kare kopan buzullar gerçekten de içimizi ürpertebiliyor.

Belki çevre konularında arzu ettiğimiz başarıları ülke olarak çok yaşayamıyoruz ama, ses gürültü tüzüğü, entegre katı atık yönetimi, naylon poşet yasası, Girne Bölgesi İmar planı, ve daha birçok çevreye dair yasa ve tüzüğün geçmesi için hamleler yaptığımız da gözlerden kaçmamalı. Girne Amerikan Üniversitesi (GAü) İletişim Fakültesi tarafından düzenlenen “Girne Bölgesi’nde şehirlerin sürdürülebilir olması için üniversite ve yerel yönetimlerin ortak hareket etmesi başlıklı panel yapıldı. Sayın Yrd. Doç. Dr Nimet Harmancı, Kamil hocamız başta olmak üzere Dekan Doç Dr. Neriman Saygılı panelin başarılı geçmesi için canla başla çalıştılar. Emeği geçen herkese teşekkürler ederim. Beni de Çevre konuları ve Sürdürülebilir Turizm konularına duyduğum duyarlılık ve yaptığım çalışmalardan dolayı da davet ettiler.

Panele, UBP Girne Milletvekili İzlem Gürçağ, Girne Belediye Başkanı Nidai Güngördü, Lapta Belediye Başkanı Mustafa Aktuğ ve Esentepe Belediye Başkanı Cemal Erdoğan da katıldı. Öğrencilerimizin yanında, basınımız ve diğer fakültelerin öğretim üyesi hocalarımız da hazır bulundu.

Panelin açılış konuşmasını GAÜ İletişim Fakültesi Dekanı Doç. Dr. Neriman Saygılı gerçekleştirdi. Saygılı, yaşanılan şehirlerin güvenli ve kaliteli ortamlar olabilmesi için kurum ve kuruluşların ortak projelerde, üretimler yapması gerektiğine dikkat çekti. Tüm dünyada suçun ve suçlunun gittikçe arttığını söyleyen Saygılı, şehirlerin sürdürülebilir olması içinde yüksek eğitimin öneminin günden güne arttığını belirtti.

UBP milletvekili İzlem Gürçağ, sürdürebilir şehir kavramının en kısa sürede şehirlerde uygulamak zorunda olunduğunu belirtti, yaşanan hızlı kentleşme ve planlama sorununa değindi. Gürçağ, “Uzun soluklu ve sürdürebilir bir kalkınma için politikalar oluşturmak elzemdir” dedi. Gürçağ, “Hızla kalabalıklaşan Girne’de gelecek nesillere sürdürebilir bir şehir bırakmak atmak için gerekli adımları hep birlikte atmalıyız” dedi. Artan nüfusla birlikte Girne’nin sorunlarının daha da gün yüzüne çıktığını kaydeden Gürçağ, “Dünya gibi biz de sürdürülebilirlik konusunda hareket etmeliyiz. Altyapı-üstyapı, yeşil alan vb. önemli konuda sürdürülebilirlik kavramını hayata geçirmek için sayısız sebebimiz vardır” ifadelerini kullandı.

Açılış konuşmalarının ardından GAÜ Okullar Grubu Küresel Strateji ve İşbirlikleri Direktörü olarak şahsım, sırası ile Girne Belediye Başkanı Nidai Güngördü, Lapta Belediye Başkanı Mustafa Aktuğ ve Esentepe Belediye Başkanı Cemal Erdoğan’ın konuşmacı olduğu panele geçildi.

Konuyla ilgili çok güzel bir akademik makale okumuştum. Bu makalenin sahibi Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Gamze Yücel Işıldara aitti. "Kentlerde sürdürülebilirliğin sağlanması ölçeğin büyüklüğü ve etki eden faktörlerin çokluğu nedeniyle gözümüzü korkutmakta ve geçiş süreci geciktirilmektedir. Oysa üniversite yerleşkeleri pilot bazında küçük birer kent örneği olarak adeta laboratuvar görevini üstlenip model olabilirler " diyordu. Çok doğru söylüyordu.

İnsanlık gelişiminin kaçınılmaz sonuçlarından biri de büyüme ve bunun sonuçları olarak da paralel gelişmesi gereken alt ve üst yapı gereksinimleri. Düşünün 1974 öncesi sadece 3500-4000 bin nüfuslu Girne, Nidai Başkan’dan aldığım cevap ile 85 bine çıkmış. Şimdilerde 70’li yıllara göre akarsuların aktığı dereleri kaldırımlar, ağaçların yerini ise apartmanlar almış.

Zaman zaman doğanın bizden aldığı intikam işte bu yüzden

Konuşmamın devamında belediyelerin kısıtlı bütçeleriyle sürdürebilir yaşam kalitesi sunmak için uğraş verdiği belirtirken üniversitelerin kentlerin gelişimine katkı sağladığına dikkat çektim. Gamze hocanın makalesinde belirttiği gibi kampus hayatlarıyla şehir hayatlarının birleştirilmesi gerektiğini vurguladım. Düşünün, yerel yönetimler aslında üniversitelerde olan kompakt kampus hayatlarını kopya çekebilirler.

1989 yılında April Smith Arka bahçemiz adlı master tez çalışmasında bu konu derinine incelendiğinden bahsettim.  1990’lı yılların ortalarında üniversitelerde akademik ve idari kadrolarının sadece çevre bilinci incelenirken, ileriki yıllarda üniversite binalarındaki enerji verimliliği, ve karbon salımını sıfıra indirgemek, su ve atık suların yönetimi, katı atıkların ideal bertaraftı, ve çevreye ait derslerin müfredatlara konması gibi günümüzde trend olan kavramlar almıştır.

İşte esas mesele burada çünkü yeni yetişen jenerasyonlar bizlere göre çevre konusunda daha duyarlı ve bilinçli.

Norveçli bir kız çıkıp iklim değişikliği konusunda peşine milyonları takabiliyor ve TIME dergisine kapak olabiliyor.  Yaptığım konuşmam ile devam edecek olursam daha önceleri birbirinden bağımsız ve habersiz yapılan yeşil yerleşke uygulamaları günümüzde daha bilimsel yöntemlerle yapılmaktadır.

Konuşmamın devamında kendi uzmanlık alanım olan Turizm ve Otelcilik sektöründen örnekler vermeye çalıştım. Otelcilik sektöründe de kullandığımız LEED (Leadership in Energy Environmental Design)… Günümüzde bir hayli popüler olan ISCN (International Sustainability of Campus Network) ile ne kadar uyumlu bir şekilde özellikle Amerika ve Avrupa'da uygulandığından bahsettim. Burada tüm otellerin “GO GREEN “konseptini uygulamaya çalışmaları çok önemli. Yeşili koruyun, yeşile gidin. Tüm kurumsal kimlik çalışmaları da ayrıca bu yönde yapılmaktadır…

Belediye başkanlarımızın konuşmaları

Girne Belediye Başkanı Nidai Güngördü, hayatının tümünü belediyeciliğe harcamış. Birlikte ortak projeler yürütme anlamında çok zaman geçirdik. Konuşmasında, şehir-üniversite ilişkisine değindi. Öğrencilerin şehir yaşamındaki öneminin ticari anlamda da çok önemli olduğunu söyleyen Güngördü, öğrencilerin hizmet aldığı noktalara dikkat etmek gerektiğini belirtti, “Öğrenci kenti olma özelliğini kaybetmek ülkeye çok zarar verir. Bu nedenle denetleyen konumda olmalıyız” dedi.

Girne Belediyesi’nin Çatalköy Belediyesi ile birlikte imar planına sahip bir belediye olduğunu hatırlatan Güngördü, “Tüm amacımız kentten gelen nüfus baskını azaltmak, insanlara daha sürdürülebilir bir kent bırakmaktır” diye konuştu. Girne İmar Planı’nın 20 yıllık bir zaman dilimi için yapıldığını ifade eden Güngördü, 20 yıllık dönem içinde Girne ve Çatalköy’e başka üniversite ve 5 yıldızlı otelin gelmeyeceğini söyledi. Böylece nüfusu kontrol edebileceklerini kaydeden Güngördü, gelişmenin karşısında olmadıklarını da sözlerine ekledi.

Nidai Başkan beş yıldızlı oteller konusunda bence çok haklı değil çünkü Karakum-Çıkarma Plajı bölgesi için düşünüldüğünde doğru olabilir ama diğer bölgelere beş yıldızlı otel olması bu aşamada kesinlikle bir tehdit değil.

Bunu yatak sayıları düşünüldüğünde bazı bölgelerin hâlâ beş yıldızlı otellere ihtiyaç duyduğunu belirtmeliyim. Lapta, Karşıyaka, Esentepe, Bahçeli vs.

Lapta Belediye Başkanı otuz yıllık dostum, Mustafa Aktuğ, üniversitelerin kentler için önemli olduğuna vurgu yaparak, Lapta bölgesinde bir üniversiteye sahip olmamanın eksikliğini yaşadıklarını kaydetti. GAÜ’nün Girne’ye kattığı değerle takdire şayan bir üniversite olduğunu belirten Aktuğ, her sektörün birbiriyle birlikte hareket etmesi gerektiğini dile getirdi.

Lapta Belediyesi’nin seçilen meclis üyeleri ve idari kadrolarıyla halk konseyleri düzenlediklerini hatırlatan Aktuğ, “Bölgemizde yaşayan üniversite öğrencilerimiz ve akademisyenlerimiz bu toplantılara bizlerle birlikte katılmalı.  Bizler büyük bir alana hizmet vermeye çalışıyoruz. Üniversitemizin tüm bölümlerinden destek alabileceğimiz noktalar var.  Kapımız sürekli öğrencilere açık ve üniversitelerle her zaman iş birliğine açığız” dedi.

Esentepe Belediye Başkanı Cemal Erdoğan, şehirlerin sürdürebilir olması için üniversitelerin önemine dikkat çekerek, “Gençlik demek, enerji demektir. Gençlerin enerjilerini boşaltabileceği bir yapı oluşturulması gerekir” dedi. Sürdürebilir şehir için planlamanın da gerekli olduğunu söyleyen Erdoğan, “Yaşam standartlarını yukarı çekmek için çalışmaları ekonomik sıkıntılar nedeniyle öteleyebiliyoruz. Altyapı, yeşil alan, kanalizasyon, içme suyu, içme suyunun tekrar atık su olarak değerlendirilmesi gibi planlamalarımız vardır. Kıbrıs bir üniversite ülkesi olmuştur. Üniversitelerin sayısının artması sıkıntıları da beraberinde getirecektir.  Bu nedenle yönetimlerin üniversitelerle birlikte el birliğiyle çalışması gerektiğine inanıyorum” dedi.

Kentlerin sürdürülebilir yaşama ünitelerini kompakt bazda üniversite kampus alanlarında uygulamak daha kolay çünkü hem çalışanlar, hem de üniversite öğretim üyeleri kültür seviyeleri daha yüksektir.

Çözüm önerilerim

Özetleyecek olursam işin biraz da akademik boyutunda beş ana başlık karşımıza çıkmaktadır.

Kendi bakış açıma göre çözüm önerilerim ise:

1- Kent ve üniversiteler arasındaki ilişkiyi sağlayacak sosyal ağ sistemini oluşturmak

2- Üniversitelerde olacak olan her türlü yeşillendirme hareketine halkın da katılımının sağlamak.

3- Toplumsal davranış değişiklikleri için üniversitelerin teknolojik uygulamaları örnek alınması ( güneş panelleri, enerji ölçümlerini gösteren teknolojik uygulamalar, rüzgar panelleri

4- Üniversite öğrencilerinin üniversite kent işbirliği içerisinde aktif rol almasının sağlanması

5- ISCN gibi ağların yaygınlaşması

YORUM EKLE

banner75