Süt üretiminde fazlalık oluştu

Geçtiğimiz günlerde, süt üreticilerinin içinde bulunduğu sıkıntılar basınımıza da yansımıştı. Ülkemizin üretim ve ihracatının öncülerinden olan süt ve süt ürünleri sektöründeki sorunlar çözülmezse, sıkıntı, domino etkisi ile bu sektörle iş yapan diğer sektörlere de sıçrayacaktır.
Bugünkü yazımda, süt ve süt ürünleri sektöründeki sorunları ve çözüm önerilerini değerlendireceğim.
Şu anda ülkede, süt fazlalığı bulunuyor. Süt üretiminde plansızlıktan dolayı, büyükbaş hayvan sayısı ve süt üretimi artmış durumdadır. Pandemi ile birlikte, Turizm ve Yüksek Öğretim’ deki daralma ve Güneyden geçişlerin durması neticesinde, ülkede tüketici nüfus azalmıştır. Dış Pazar konusunda yaşanan tıkanıklık da, bunun üzerine tuz biber ekiyor.
En öncelikli konu, Bakanlığın, üreticiler ve imalatçılarla istişare içinde, ülkede ihtiyaç duyulan süt miktarını belirleyerek, bu doğrultuda planlamalarını yapmasıdır.
Bu bağlamda, ülkedeki nüfus ve dolayısıyla tüketimin azalmasına rağmen, ülkede üretilen süt miktarı ayni oranda azalmadığı için, ihtiyaçtan fazla süt üretilmesi ile karşı karşıya kalıyoruz. Üreticilerden alınan bilgiye göre, her gün onlarca ton süt ziyan olmaktadır.
Ülkemizde, her yıl şubat ve mayıs aylarında, süt üretimi en yüksek düzeylerine ulaşmaktadır. Bundan dolayı, Bakanlık, fazla sütün nasıl değerlendirileceği konusunda, imalatçılarla görüşmeli ve bu ürünlerin yurt dışında pazarlanması noktasında, aylar öncesinden hazırlık yapmalıdır. Bu bağlamda, fazla sütün tüketilmesi için, yeni pazarlar bulunması şarttır.
Üretilen fazla sütler, pazarlanmadığı için, buzluklarda muhafaza edilmeye çalışılmakta fakat buzluklarda yeterli yer kalmadığı zaman, sütler bozulmakta ve ziyan olmaktadır.
Yapılması gereken, bu dönemlerde, fazla sütün, özellikle Türkiye’ ye gönderilmesi olmalıdır. Bu konuda, Tarım Bakanlığı çalışmalarını ve girişimlerini hızlandırmalıdır. Hali hazırda, İç piyasada yaşanan talep azlığından dolayı, süt ve süt ürünleri ihracatına ciddi rakamlarla navlun desteği yapılmıştır.
KKTC’ de süt üretimi geçen yıla göre yaklaşık yüzde 14 artmış durumdadır.2021 Nisan ayına kadar(4 aylık) olan verilere göre, üretilen süt ürünlerinin yaklaşık yüzde 70 civarı Türkiye’ye, yaklaşık yüzde 30’ uda, 3.Ülkelere ihraç edilmiştir. Yıllık ihracat rakamlarına göre de, süt ürünlerinin yüzde 53’ü, 3.ülkelere, yüzde 47’  si de Türkiye’ ye gerçekleşmiştir.
Bir diğer önemli husus da, ülkede üretilen süt ürünlerinin çeşitleri artırılarak, ithal ürünlerin muadillerini de, uygun fiyat ve kalitede üretilerek, tüketicilere yeni seçenek imkanları yaratılacak, böylece, iç piyasa tüketimini de çoğalacaktır.
Bu yılın ilk 3 ayında, Bakanlık tarafından, süt ürünleri ihracatına yaklaşık 16 milyon TL destek verilmiştir. İhracatın elbette desteklenmesi önemlidir. Ama çiğ sütün sübvansiyonuna da destek verilmesi şarttır. Zira, bu desteklerle, iç piyasada geliri düşen halk, daha fazla süt ve süt ürünü tüketebilecektir.
Ayrıca, çiğ süt fiyatı sübvansiye edilebilse, fiyatı daha düşük olacak ve dış piyasada rekabet etme şansı da artacaktır.
Fazla olan süt miktarının eritilmesi için, bir diğer yöntem de, hellim, peynir v.b ürünler üretilerek bunların depolarda stoklanmasıdır. Ancak, Şu anda mevcut depoların kapasitelerinde, üretilecek süt ürünlerinin tümünü karşılamada sıkıntı yaşandığı söylenmektedir.
Yapılacak bir başka yöntem de, süt ve süt ürünleri fiyatlarının düşürülerek kampanyalarla halkın bu ürünleri daha fazla tüketmesinin sağlanmasıdır. Ayrıca, kriz dolayısıyla ülkemizde birçok insan işini kaybetmiş ve parasız kalmış durumdadır.
Birçok belediye ve hayırsever vatandaşlarımız da, bu durumda olan insanlara çeşitli gıda yardımları yapmaktadır. 3. ülkelerden gelen işçilere, ülkede kalan öğrencilere, sosyal yardım alanlara ve geliri olmayanlara, kumanya paketi şeklinde süt ve süt ürünleri dağıtılabilir. Sosyal devletin yapması gereken en önemli görevlerden biri de budur.
Son tahlilde, büyük baş hayvan sütü fazlalığına değinmişken, şunu da belirtmek istiyorum. Yeşilhat tüzüğünde yapılan yeni değişiklikler ve hellim tescilinin gerçekleşmesi, sektöre ve ülkemize yeni fırsatlar sunmaktadır.
Bu amaçla, tescile uygun standartlarda hellim üretebilmek için, büyükbaş hayvan sütünden ziyade, özellikle, küçükbaş hayvan sütü miktarı ve kalitesi yükseltilmelidir. Zira, küçük baş hayvan sütü miktarında, hellim tescili oranlarına göre gerilerdeyiz.

 

YORUM EKLE

banner111

banner34

banner75