Süt ve süt ürünlerinde yapılan hileler?

HÜSEYİN DEĞİRMENCİ

Gıda terörü -4
Tüm dünyada olduğu gibi adamızda da gıda üretimi dediğimiz zaman akla gelen ilk ve en büyük sektör süt ve süt ürünleri sektörüdür. Kaldı ki hellimden kaşara ürettiğimiz süt ürünlerinde mikrobiyolojik ve kimyasal anlamda uluslararası standartlara uygun olup dünyanın birçok yerine de ihracatları yapılmakta ve ekonomi anlamında yerli üretime büyük katkı sağlamaktadır.
Süt ve süt ürünleri, organizmanın gelişebilmesi için organik ve anorganik maddelerden oluşması sebebiyle, beslenme fizyologları tarafından temel gıda maddesi olarak kabul edilen önemli hayvansal ürünlerdir. Süt ve süt ürünleri grubunu incelemek istersek yoğurt, peynir, tereyağı, kaymak, krema, kefir ve süt tozu gibi sütten yapılan besinleri sıralayabiliriz. Bu besinler protein, kalsiyum, fosfor, B2 ve B12 vitaminleri olmak üzere birçok besin ögesinin önemli kaynağıdır. Başta çocuklar ve gençler olmak üzere tüm yaş gruplarının bu grubu her gün tüketmesi gerekmektedir.

 

Süt ve süt ürünlerinin hayatımızdaki yeri nedir?
Süt ve süt ürünleri doğumla birlikte anne sütü ile hayatımıza girerek ömür boyunca tükettiğimiz temel besin maddelerindendir. Belirli kimyasal değişimler geçirdikten sonra formuna kavuşan bu ürünler, sütün özelliklerini göstermeye devam edebildikleri gibi bazıları da kaybedebilirler. Ayrıca bu ürünler yüksek besin içerikleri karşısında düşük ekonomik değer gösterdiğinden ve halk arasında yaygın kullanımından dolayı besinler arasında taklit ve tağşişe en açık ürünler arasında gösterilebilir.

 

Süt ve süt ürünlerinde birçok hile yapılabilmektedir. Bunlar;
 

Koruyucu madde kullanımı:
Hijyenik koşullarda sağım yapılmayan ve (0,+4 C) sıcaklık aralığında depolanmayan, sevk edilmeyen sütler çabuk bozulacağı ( kesileceği ) için bazı üretici ve satıcılar tarafından sütün içerisine, tüketiciye ulaşana kadar dayanması için soda (karbonat ve kabartma tozu da denir), hidrojen Peroksit vb. kimyasal katkı maddeleri ekleyebilmektedirler. Soda vb. koruyucu maddesi katılan sütler muhtemelen kaynatılırken kesilecek ve yoğurt yapılması mümkün olmayacaktır. Ayrıca başta yoğurt gibi ürünlere natamisin gibi antifungal kimyasallar kullanılabilmektedir.

 

Süte su katılması:
Süte su katılması en basit ve en ucuz hırsızlıklardan biridir. Süte su katılarak eldeki ürünün miktarı arttırılmakta ve ürün satışından daha fazla haksız kazanç elde edilmektedir.

 

Sütün yağını almak:
Sütün maliyetini düşürüp daha fazla kazanç elde etmek isteyen bazı firmalar sütün yağının bir kısmını alarak tereyağı yapımında kullanabilir. Normal bir inek sütünde yağ oranı % 3,5 ile 4,2 arasında olmalı iken yağı kısmen alınmış sütlerde yağ oranı % 1,5 -2 oranlarına kadar düşebilmektedir. Bu sütler ile yapılan yoğurtlar ise yağsız veya daha az yağlı olabilmektedir.

 

Bitkisel yağ eklenmesi:
Gıda ürünlerinde yaşanan sahtekârlık, ekonomik kriz dönemlerinde çokça yaşanan bir durum. Milletin alım gücü düştüğü için, ucuz ürün almaya yöneliyor. Dolandırıcılar da krizi fırsata dönüştürüyor. Tağşiş yöntemiyle dolandırıcılar sütün kremasını çekip, krema yerine sütün içerisine bitkisel yağ katıyorlar.
Özellikle tereyağı üretiminde margarin ve farklı sıvı yağların (ayçiçeği yağı, mısır özü yağı, palm yağı, hayvansal kaynaklı diğer yağlar vb.) kullanılması bu üründe yapılan başlıca tağşiş olarak bilinmektedir. Maliyetleri düşürmek için tereyağı imalatı sırasında süt kremasına bazı bitkisel ve hayvansal yağlar ilave edilir. Tağşiş yapılmış tereyağı ile yapılmamış olan tereyağı arasındaki fiziksel olarak en büyük fark ise ürünün sertliğidir. Bitkisel yağ eklenmesi ile yapılan tağşişi tespit etmek için ürünün yağının Sterol kompozisyonuna bakılmaktadır. Ayrıca tereyağında yapılan bir diğer tağşiş ise gıda boyası ilavesidir. Tağşiş yapılarak üretilen tereyağlarının gerçek tereyağı gibi görünmesi için sarı renkli gıda boyası ilave edilmektedir.

 

Nişasta, jelatin ve pektin eklenmesi:
Nişasta, jelatin ve pektin eklenmesi genellikle yoğurt ürünlerinde yapılan bir tağşiş olup ürünün daha sert ve kıvamlı olmasını sağlamaktadır.
Bunların dışında piyasada tarihi geçen kaşar peynirlerinin toplanarak yine kaşar peyniri üretimine karıştırılması, tulum peyniri içerisine patates eklenmesi, bozulmuş ve tarihi geçmiş peynirlerin ise yüksek ısı, nitrat ve nitrit yardımı ile krem peynirlere dönüştürülmesi gibi hilelerde piyasada sıklıkla karşılaşılan tağşiş yöntemleridir.

 

Küflü ve bayatlamış peynirlerin tekrar kullanılması:
Taklit ve tağşiş dediğimiz bu sahtekârlık yöntemi, en çok tulum peyniri, eritme toz peyniri ve tereyağında rastlanmakta. Küflenmiş ve bayatlamış peynirler, önce sıcaklık ve eritme tuzları yardımıyla eritilip hamur haline getiriliyor. Ardından üzerine bir miktar da bitkisel yağ katmak suretiyle tekrar peynire dönüştürülüyor. Bu karışım da piyasada krem, eritme kaşar, eritme tulum peyniri olarak satılıyor" dedi.
Sonuç olarak; hem sağlığımız için, hem de içerdiği besin öğelerinden vücudumuzun gerekli düzeyde faydalanabilmesi için her zaman en hijyenik, taze ve kaliteli ürünleri tüketmeye dikkat etmeliyiz. Sağlık Bakanlığı, Tarım Bakanlığı, Veterinerlik Dairesi gibi ilgili kurumlardan onay almış işletmelerde üretilen, “Kalite” ve “Gıda Güvenliği” denetiminden geçmiş ambalajlı süt ve süt ürünleri, insan sağlığına zararlı mikroorganizmalar içermez, muhafaza koşullarına uyulduğu takdirde son kullanma tarihine kadar tazeliğini korumaktadırlar.

 

YORUM EKLE

banner111

banner34

banner75

banner110

banner104